(5271 S. K. m. 231) (647 S. K. m. 4, 6)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat edinilmediğine ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin gösterilen gerekçenin yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Daire; vaka kanaat raporundaki soyut kanaatin ve aynı dosyada yargılandığı ikinci firar eyleminin, sanığın yeniden suç işlemeyeceği konusunda kanaat edinilemediğine ilişkin yeterli gerekçe olamayacağını kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın, inceleme konusu suçtan sonra işlediği ve aynı davada yargılandığı ikinci firar suçu ve vaka kanaat raporunda belirtilen kişilik özellikleri dikkate alınarak yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaate ulaşılamaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığını ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
5271 sayılı CMK.'nın 5728 sayılı Kanun ile değişik 231'inci maddesinin 6'ncı fıkrasına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Buna göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için öngörülen objektif şart, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetinin bulunmamış olmasıdır.
Sübjektif şart ise, mahkemede sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda bir kanaat oluşmasıdır. Mahkeme, bu kanaate varabilmek için sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulunduracaktır.
Görüldüğü gibi, 5271 sayılı CMK.'nın 231'inci maddesinde öngörülen ölçütler, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin düzenlemeler içeren 647 sayılı Kanun'un 4 ve 6'ncı maddelerine göre daha geniş olup, hakime geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2008 tarihli, 2008/6-346 Esas ve 2008/25 Karar sayılı kararı da bu yöndedir).
Somut olayda, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında, objektif şart bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine bir engel bulunmamaktadır.
Askeri Mahkemece; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin kararın gerekçesi, Vaka kanaat raporunda belirtilen sanığın olumsuz kişilik özellikleri, 17.10.2004-15.11.2004 tarihleri arasındaki firar eyleminden sonra 09.01.2005-18.04.2006 tarihleri arasında başka bir firar suçunu işlemesi göz önünde bulundurulduğunda, ... sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılmadığından şeklindeki ifadelerle sübjektif ölçüte dayandırılmıştır.
Birlik komutanı tarafından düzenlenen vaka kanaat raporunda, Tnk. Er C.E., katıldığı günden beri birlik içerisinde disiplinsiz davranışlarıyla ön plana çıkmıştır. Kendisi hakkındaki kanaatim olumsuzdur. ve kıta anket formunda, Bu şartlarda görev yapamaz. Birliğin moral ve motivasyonunu bozmaktadır. şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Sanığın, inceleme konusu firar suçuna ilişkin yargılaması tutuklu olarak yapılırken, 21.12.2004 tarihinde tahliye edilmesini müteakip, 09.01.2005 tarihinde izinsiz olarak birliğini terk ettiği ve 18.04.2006 tarihinde kendiliğinden dönmek suretiyle 09.01.2005-18.04.2006 tarihleri arasında ikinci bir firar suçunu işlediği, her iki suça ilişkin kamu davaları birleştirilerek yargılamaya devam edildiği ve yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaate ulaşılmadığı kabul edilmek suretiyle her iki suça ilişkin mahkumiyet hükümleriyle ilgili olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar verildiği, ikinci suça ilişkin hükmün, Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 14.04.2010 tarihli, 2010/1053-1041 Esas ve Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre, Askeri Mahkemece; sanığın, birlik komutanının kanaatine dayandırılan olumsuz kişilik özellikleri ile inceleme konusu suçtan yargılaması devam ederken 09.01.2005-18.04.2006 tarihleri arasında aynı türden başka bir suç daha işlemesi ve bu suçtan da mahkûmiyetine karar verilmesiyle ortaya çıkan suç işlemeye meyilli yapısı dikkate alınarak, sübjektif bir değerlendirme yapılmak suretiyle yeniden suç işlemeyeceği yönünde bir kanaat oluşmadığı gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, kanaatin ve gerekçesinin hukuka uygun, yeterli ve dosya içeriği ile uyumlu olduğu sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına, usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy