(5271 S. K. m. 219) (5070 S. K. m. 5, 22, 23) (818 S. K. m. 14)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; duruşma tutanağında, hakim ve katibin imzasının e-imza şeklinde atılmasının hukuka aykırılık oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Daire; mağdurun beyanlarının tespit edildiği istinabe tutanağında, hakim ve katip imzalarının mevcut olmadığını, tutanağın altında sadece (e-imza) ibarelerinin yer aldığını, bu durumun CMKnın 219/1inci maddesine aykırılık oluşturduğunu, bu nedenle hükmün usul yönünden bozulması gerektiğini kabul ederken;
Başsavcılık; duruşma tutanaklarının elektronik imza ile düzenlenmesinde bir sakınca bulunmadığını, ancak istinabe tutanağının, görevli memurca; elektronik imza ile imzalandığı şerhi düşülmeden, mühür ve imza ile onaylanmadan gönderilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu eksikliğin giderilmesinden sonra değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; mağdur J.Er E.K.nin beyanlarının tespit edildiği, dosya dizi 64deki istinabe tutanağında, hakim ve katip imzalarının mevcut olmadığı, tutanağın altında sadece (e-imza) ibarelerinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
15.01.2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun Güvenli elektronik imzanın hukuki sonucu ve uygulama alanı başlıklı 5inci maddesinin birinci fıkrası; Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukuki sonucu doğurur. hükmünü içermektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında; Kanunların resmi şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukuki işlemler ile teminat sözleşmeleri güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez. denilerek, birinci fıkra hükmünün uygulanmasına istisnalar getirildiği görülmektedir.
Kanunların resmi şekle tabi tuttuğu veya özel bir merasime bağladığı hukuki işlemlerden kastedilenin ne olduğu Kanunun gerekçesinde açıkça belirtilmemesine rağmen, genel hukuk kurallarından; noterlerin yapacağı işlemler, gayrimenkul satışı, motorlu araç alım satımı, evlilik akdi gibi resmi memur önünde gerçekleştirilmesi zorunlu olan hukuki işlemler olduğu, bu işlemlerin güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemeyeceği ve fakat bunun haricinde kalan tüm elle atılan imza ile düzenlenen her türlü resmi belgenin güvenli elektronik imza ile de düzenlenebileceği, esasen adı geçen Kanunda duruşma tutanaklarında elektronik imzanın kullanılamayacağına dair yasaklayıcı bir maddenin de bulunmadığı, dolayısıyla duruşma tutanaklarının elektronik imza ile düzenlenmesinde bir sakınca olmadığı sonucuna varılmıştır.
Ticaret ve sosyal hayattaki gelişmeler e-imzayı gerekli kılmaktadır. Nitekim 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 22nci maddesi ile 818 sayılı Borçlar Kanununun 14üncü maddesinin birinci fıkrasına getirilen ek cümle ile, güvenli elektronik imza ile yapılan borçlanmaların da aynen elle atılan imzanın sonuçlarını doğuracağı hükme bağlanmıştır.
Aynı şekilde, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanununun 23üncü maddesi ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa eklenen 295/A maddesinin birinci fıkrasında; Usulüne göre güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik veriler senet hükmündedir. Bu veriler aksi ispat edilinceye kadar kesin delil sayılırlar. denilmektedir.
04.02.2011 tarihli, 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 445inci maddesinde; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP)nin, adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemi olduğu, dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak verilerin kaydedileceği ve saklanacağı, elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avans ödenebileceği, dava dosyalarının incelenebileceği, bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabileceği ve gönderilebileceği, güvenli elektronik imza ile oluşturulan tutanak ve belgelerin ayrıca fiziki olarak gönderilmeyeceği, belge örneği aranmayacağı, elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde ise tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hakim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanacağı ve mühürleneceği kabul edilmiştir.
Aynı tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İmza başlığını taşıyan 15inci maddesinin birinci fıkrası da; İmzanın, borç altına girenin el yazısıyla atılması zorunludur. Güvenli elektronik imza da, el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurur. hükmünü içermektedir.
Ceza Muhakemeleri Kanununda Güvenli elektronik imza konusunda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, halen Meclis Adalet Komisyonunda bulunan ve yasalaşması beklenen hükümet tasarısı ile CMKya eklenenecek Elektronik işlemler başlıklı 38/A maddesi ile; güvenli elektronik imzanın UYAP sistemi içerisinde ceza yargısında da kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Halen elektronik imza, Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı tarafından işletilmekte olan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) içerisinde, yargı organlarının tamamında kullanılmaktadır.
Gerekli yasal düzenleme tamamlayıncaya kadar uygulamanın nasıl olacağına yönelik UYAP sisteminde yayımlanan Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığının 26.11.2009 tarihli yazısında; güvenli elektronik imza ile imzalanmış olarak gönderilen ve sadece UYAP uygulamaları içerisinde elektronik imza ile imzalandıkları tespit edilebilen evrakın yazıcıdan çıktısı alındığı zaman elektronik imza ile imzalandığının anlaşılamaması söz konusu olacağından; fiziki dosyasına konulurken ya da tebliğe çıkarılması gerekiyorsa, UYAP sistemi içerisinde güvenli elektronik imza ile imzalanan evrakın sistem harici birim ya da dış kurumlara fiziksel olarak gönderilmesi gereken durumlarda, evrakın çıktısı alındıktan sonra, görevli memurca, elektronik imza ile imzalandığı şerhi düşülmek sureti ile mühürlenip imzalanması sureti ile gönderilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Keza; Yargıtay Başkanlığının 31.01.2011 tarihinde UYAP sisteminde yayımladığı Yargılama Faaliyetlerinin Hızlandırılması ve UYAP konulu yazısında; adli ve idari faaliyetlerin tamamının UYAP üzerinden yürütüldüğü, yirmi sekiz Daire Başkanlığında elektronik imza yaygınlaştırma çalışmalarının tamamlandığı, bir kısım Daire Başkanlıklarının ilk derece mahkemelerine gönderdikleri dava dosyalarında kağıt ilamları terk ederek UYAP üzerinden elektronik imzalı ilamlar göndermeye başladıkları, ilk derece mahkemelerinden gelen dava dosyalarının birçoğunun elektronik imzalı dokümanlar içerdiğinden, bu durumun temyiz incelemesinde, rapor edilmesinde, gerekçeli kararların yazılmasında, sistemden sağlıklı rapor alınmasında kolaylık sağladığı belirtilmek suretiyle elektronik imza uygulamalarının yaygınlaşması ve tamamlanması istenmiştir.
Öte yandan; 02.12.2004 tarihli Resmi Yazışmalarda Uygulanacak Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikin; Aslına Uygunluk Onayı başlığı altında 26ncı maddesinin birinci fıkrasında Bir yazıdan örnek çıkartılması gerekiyorsa örneğinin uygun bir yerine aslının aynıdır ifadesi yazılarak imzalanır ve mühürlenir şeklinde düzenleme mevcuttur.
Bu açıklamalar ışığında; Ceza Muhakemeleri Kanununda bu konuda açık bir düzenleme bulunmamakla birlikte, uygulamada adli ve idari yargıda UYAP sistemi üzerinden yapılan tüm işlemlerde e-imza kullanılmakta ve UYAP sistemi içerisinde güvenli elektronik imza ile imzalanan evrakın sistem harici birim ya da dış kurumlara, fiziksel olarak gönderilmesi gereken durumlarda, evrakın çıktısı alındıktan sonra, yetkili kişilerce Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır. ibaresi ile imzalayanın adı, soyadı, unvanı, çalıştığı birimin adı ve tarih eklenerek, elle atılan imzayla imzalanıp mühürlenmesi sureti ile gönderilmesi gerekmekte olup, somut olayda mağdurun beyanlarının tespit edildiği, hakim ve katibin e-imza ibarelerinin mevcut olduğu istinabe tutanağının, görevli memurca, Güvenli elektronik imzalı aslı ile aynıdır. şerhi düşülmeden, keza mühür ve imza ile onaylanmadan gönderildiği görülmekle, bahse konu eksikliğin giderilmesinden sonra değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının gerekçe yönünden kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına ve mahkumiyet hükmünün usul yönünden (İstinabe duruşma tutanağının e- imzalı nüshasının aslına uygunluğunun tespit edilmemiş olması noktasından) bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy