(1632 S. K. m. 106)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemlerinin askeri isyan suçunu mu yoksa mukavemet suçunu mu oluşturduğuna ilişkindir.
Daire; sanığın eylemlerinin askeri isyan suçunu oluşturduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın eylemlerinin bir bütün halinde mukavemet suçunu oluşturduğunu ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; 20.04.2008 tarihinde 3 nu.lı nöbet yerinde içki içmeye başlayan sanık ve arkadaşı temyize gelmeyen diğer sanık P.Er M.B.nin bir süre sonra, Biz bölüğü basacağız, bize silah ve mühimmat lazım diyerek nöbetçilerden silahlarını istedikleri, nöbetçilerin silahlarını vermek istemedikleri, Vermezseniz döveriz, zorla alırız diyerek ve ellerinden çekip almak suretiyle, zorla silahlarını aldıkları, P.Er M.G.den 2 tane de dolu şarjör aldıktan sonra nöbet yerinden ayrılarak bölük binasına doğru gittikleri,
Nöbetçilerden P.Er Ü.T.nin, nöbet yerindeki telefonla Nöbetçi Subayı olan P.Atğm. F.Ö.yü ve P.Kd.Çvş. A.T.yi arayarak, sanığın ve arkadaşının silah ve mühimmatlarla beraber bölüğe doğru geldiklerini haber verdiği, P.Kd.Çvş. A.T.nin Bölük Komutanı P.Yzb. F.S. ile nizamiyede nöbetçi olan P.Uzm.Çvş. H.Ö.ye durumu bildirdiği, P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün Ani Müdahale Mangasından üç asker alarak sanığın ve arkadaşının yaklaşma istikametine doğru gittiği ve garajlar bölgesinde kendileriyle karşılaştığında silahlarını bırakmaları için emir verdiği, ancak sanıkların namluya mermi sürüp silah doğrultarak Yaklaşmayın, yoksa vururuz şeklinde karşılık vermeleri üzerine geri çekildikleri,
Sanığın ve arkadaşının bölük binasına girerek Burayı boşaltın diye bağırdıkları, P.Kd.Çvş. A.T. ile P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün bölüğün diğer girişinden bölüğü boşalttıkları, müteakiben Bölük Komutanının odasının hemen bitişiğinde yanına gittikleri sanık ile arkadaşına, P.Kd.Çvş. A.T.nin silahlarını bırakmaları yönünde verdiği emre, silahlarını çenelerine dayayarak Gelmeyin yoksa kendimizi vururuz diye bağırarak cevap verdikleri, söz konusu emre uymadıkları,
Kısa bir süre sonra Bölük Komutanı P.Yzb. F.S. ile Takım Komutanı P.Ütğm. F.C.nin olay yerine gelerek diğer personeli uzaklaştırdıkları, P.Yzb. F.S.nin de silahlarını bırakmaları konusunda emir verdiği, ancak sanığın ve arkadaşının Bölük Komutanının verdiği emre de uymadıkları, silahlarını başlarına ve çenelerine dayayıp Silahlarımızı bırakmayacağız, biz intihar edeceğiz diye cevap verdikleri,
P.Yzb. F.S.i olay yerinden uzaklaştıran P.Ütğm. F.C.nin sanık ve arkadaşı ile konuşup onları ikna etmeye çalıştığı, ancak yine silahlarını bırakmadıkları ve zaman zaman Yaklaşmayın yoksa kendimizi vururuz diyerek silahlarını kafalarına ve çenelerine dayadıkları, bir ara sandalyeye oturan P.Er M.B.nin namlu yukarıyı gösterecek şekilde silahını yanına aldığı, uyarılara rağmen elini tetikten çekmediği, o vaziyette konuşurken birden dengesini kaybederek refleks olarak tetiğe bastığı ve silahın ateş aldığı, patlayan merminin tavana isabet ettiği, kısa süreli şoka giren P.Er M.B.nin ayağa kalkıp silahı kafasına dayadığı, o sırada sanığın da aynı şekilde silahını kafasına dayadığı, silah sesi üzerine içeri giren P.Yzb. F.S.nin sanıklara silahlarını bırakmalarını emrettiği, ancak müteakiben P.Er M.B.nin kendisini ikna eden P.Ütğm.
F.C.ye silahını teslim ettiği, bu sırada sanığın ikna olmadığı ve silahıyla birlikte dışarı çıkıp eğitim alanına doğru gittiği, bir süre sonra ikna olup silahını P.Ütğm. F.C.ye teslim ettiği anlaşılmakta, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Askeri isyan suçunun oluşması için;
a) En az iki veya daha fazla askeri şahsın varlığı,
b) Bu askeri şahısların bir amire veya üste karşı itaatsizliğe veya mukavemete veya fiili taarruza erişmek için müşterek bir kast ve arzu içinde hareket etmeleri (Birlikte kalkışma unsuru),
c) Bu amaçla gürültü, patırtı ile veya alenen bir araya gelmeleri, toplantı yapmaları (Gürültü patırtı ile alenen toplanma unsuru),
d) Maddede gösterilen amir veya üste, itaatsizlik veya mukavemet veya fiili taarruz eylemlerinden birini yapmaya kalkışmaları, bunu yapmaya yönelmeleri, bu amaca yönelik arzu ve kastlarını haricen göstermeleri,
Şeklindeki unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın gece saat 20.30 dan, 00.15e kadar sürdüğü, sanık P.Er S.S. ile diğer sanık P.Er M.B.nin birlikte önce içki içtikleri, sonra nöbetçilerin silahlarını alarak bölüğü basmak konusunda aralarında anlaştıkları, nöbetçilerin bulunduğu nöbet kulübesine girerek ve Biz bölüğü basacağız, bize silah ve mühimmat lazım diyerek nöbetçilerden silahlarını istedikleri, nöbetçilerin silahlarını vermek istememeleri üzerine, Vermezseniz döveriz, zorla alırız diyerek ellerinden silahlarını zorla çekip aldıkları, nöbetçilerin iki adet şarjörünü de aldıktan sonra bölük binasına doğru yola çıktıklarında, yolda P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün silahlarını bırakmaları için verdiği emre uymayarak ve namluya mermi sürüp, silah doğrultarak Yaklaşmayın yoksa vururuz şeklinde karşılık verdikleri, bölük binasına girerek Burayı boşaltın diye bağırdıkları, P.Kd.Çvş. A. T. ile P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün bölüğün diğer girişinden bölüğü boşalttıkları, müteakiben Bölük Komutanının odasının hemen bitişiğinde yanına gittikleri sanık ile arkadaşına, P.Kd.Çvş. A.T.nin silahlarını bırakmaları yönünde verdiği emre, silahlarını çenelerine dayayarak Gelmeyin yoksa kendimizi vururuz diye bağırdıkları, sonradan olay yerine gelen Bölük Komutanı P.Yzb. F.S.nin de silahlarını bırakmaları konusunda emir verdiği, ancak sanığın ve arkadaşının Bölük Komutanının verdiği emre de uymadıkları, silahlarını başlarına ve çenelerine dayayıp Silahlarımızı bırakmayacağız, biz intihar edeceğiz diye cevap verdikleri, Takım Komutanı P.Ütğm. F.C.nin sanık ve arkadaşı ile konuşup onları ikna etmeye çalıştığı, ancak yine silahlarını bırakmadıkları ve zaman zaman Yaklaşmayın yoksa kendimizi vururuz diyerek silahlarını kafalarına ve çenelerine dayadıkları dikkate alındığında; eylemin dikkat çekme boyutunu aştığı, otoritenin sarsıldığı, olayın üç saat yirmi beş dakika sürdüğü, gece yarısı yataklarında uyuyan Bölük personelinin yataklarından kaldırılarak eğitim alanında uzun bir süre bekletildiği, lojmanda istirahat eden Bölük Komutanı ve Takım Komutanının bölüğe gelmek zorunda kaldıkları, birlik emniyetinin zafiyete uğratıldığı; böylece tüm bu eylemleri ile sanıkların olayın en başında aralarında anlaşarak, müşterek bir arzu ve irade birliği içerisinde birlikte hareket ederek, alenen ve gürültü patırtı çıkartarak üst ve amirlerine karşı mukavemette ve itaatsizlikte bulunmak suretiyle askeri isyan suçunu işledikleri sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir.
Ayrıca sanık hakkında ASCKnın 106ncı maddesi kapsamında amir sıfatını haiz nöbetçilerin, silahlarını ve iki adet dolu şarjörünü zorla alarak, nöbet hizmetlerini yapmalarına engel olmak eylemi nedeniyle, amire mukavemet suçundan açılan kamu davasında söz konusu eylemi de askeri isyan suçunun unsurları arasında değerlendirilerek, sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak askeri isyan suçunu oluşturduğu gerekçesi ile bu eylem hakkında amire mukavemet suçu yönünden beraat, askeri isyan suçu yönünden mahkûmiyet kararı verilmiş, ancak beraat kararı aleyhine temyize gelinmemiş ise de; sanıkların eylemlerinin bir bütün olarak askeri isyan suçunu oluşturduğunun kabul edilerek, bu suçtan mahkûmiyetine karar verildikten sonra, aynı eylemle ilgili olarak amire mukavemet suçu yönünden bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, vasıftan (suç niteliği yönünden) beraat kararı verilmiş olmasının, yokluk derecesinde hukuka aykırı olduğuna işaret edilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy