(353 S. K. m. 108, 110, 220, 224, 243)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Askeri Savcı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara karşı yapılan itirazı incelemeye yetkili olan en yakın askeri mahkemenin, soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisinin disiplin mahkemesinin görev alanına girdiğini kabul ederek, soruşturmayı yürüten askeri savcılık tarafından görevsizlik kararı verilmek üzere, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verme yetkisinin bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Daire; 353 sayılı Kanun'un, kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına yapılan itirazı düzenleyen 108 ila 110'uncu maddelerinde; itirazı inceleyecek askeri mahkemenin soruşturmanın genişletilmesine, itirazın reddine veya kamu davası açılmasının gerekli olduğuna ilişkin kararlardan birini verebileceğini, belirtilen adli işlemler dışında bir karar verme imkanı bulunmadığını kabul ederken;
Başsavcılık; itirazı inceleyen en yakın askeri mahkemece, maddi vakıanın kabulüne göre, fiilin ve failin belirlendiği durumlarda, soruşturma ve kovuşturma yetkisinin, özel yargılama hukukuna tabi yargı mercilerinin veya adli yargı mercilerinin veyahut disiplin mahkemelerinin görev alanına girdiğinin belirlenmesi durumunda, 353 sayılı Kanunun 112nci maddesine kıyasen, tespit olunan fail ve fiille ilgili olarak soruşturmayı yürüten askeri savcılık tarafından görevsizlik kararı verilmek üzere, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceğini ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
353 sayılı Kanunun olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma kurumunu düzenleyen, 29.06.2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanun ile değişik 243üncü maddesinin dördüncü fıkrasında Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez. denilerek, Askeri Yargıtayda incelenmeksizin kesinleşen ve aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulan karar veya hükmü veren askeri mahkemelere direnme hakkı verilmemiştir.
Yine 353 sayılı Kanunun Askeri Yargıtayca hükmün bozulması ve esasa hükmedilecek haller başlığını taşıyan 220nci maddesinin birinci fıkrasının Görev ve yetki hususundaki kararlarına karşı, askeri mahkemelerin direnme hakları yoktur. hükmünü içeren son cümlesi ile, olağan kanun yolu olan temyiz kanun yolu incelemesi sonucu, kendisini usulsüz olarak görevli veya yetkili görmesinden dolayı hükmü bozulan askeri mahkemelere de direnme hakkı tanınmamıştır.
Askeri Yargıtayın, ister kanun yararına bozma istemi sonucu vermiş olduğu bozma kararları olsun, ister temyiz kanun yolu incelemesi sonucu görev veya yetki yönünden vermiş olduğu bozma kararları olsun, her iki durumda da askeri mahkemelerin direnme haklarının bulunmamasından, bu tür daire kararlarına Askeri Yargıtay Başsavcısının da itiraz edemeyeceği gibi bir sonucun çıkarılmaması gereklidir.
Nitekim, 353 sayılı Kanunun İtiraz başlığını taşıyan 224üncü maddesinin Askeri Yargıtay Başsavcısı, daire kararlarına karşı kararın kendisine tebliğinden itibaren on beş gün içinde Askeri Yargıtay Daireler Kuruluna itiraz edebilir. şeklindeki düzenlemesinden de, Askeri Yargıtay Başsavcısının, herhangi bir sınırlama getirilmeksizin, hangi kanun yolu incelemesi sonucu verilmiş olduğuna bakılmaksızın daire kararlarına karşı kendisine tebliği tarihinden itibaren on beş gün içinde Askeri Yargıtay Daireler Kuruluna itiraz edebileceği açıkça anlaşılmaktadır.
Usule ilişkin bu husus, bu şekilde çözümlendikten sonra, Başsavcılığın itirazı konusunda incelemeye devam edilmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; ... Askeri Savcılığının, şüpheli Uzm.J.I.Kad.Çvş. Ö.A.'nın İsteksiz ve ağır olarak hareket etmeme PKK'ya değil de TSK'ya katılmış olmamdan dolayı duymuş olduğum pişmanlıktan kaynaklanmıştır. Bu da vatan ve millet aşkı ile dolu bir Türk gencini bu hale getiren amirlerimin ayıbıdır. ifadelerini içeren yazılı savunmada bulunması olayı ile ilgili olarak yapılan soruşturma sonunda, yüklenen amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir ve tezyif edici fiil ve harekette bulunmak suçunun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığı gerekçesiyle, kovuşturmaya yer olmadığına karar verdiği;
Bu karara, Komutan adına Adli Müşavir tarafından; söz konusu fiilin aynı zamanda ASCKnın 85inci maddesinde düzenlenen amire veya üste hakaret, TCKnın 215inci maddesinde düzenlenen suçu ve suçluyu övme ve 301/2nci maddesinde düzenlenen Devletin askeri teşkilatını aşağılama veya 477 sayılı Kanunun 47nci maddesinde düzenlenen amir ve üste saygısızlık suçlarına da vücut verebileceği, bu nedenle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka uyarlı olmadığı ileri sürülerek yapılan itiraz üzerine, en yakın askeri mahkeme olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesince; şüphelinin eyleminin 477 sayılı Kanunun 47nci maddesinde düzenlenen amir ve üste saygısızlık suçu yönünden deliller içermesi ve bu yönden şüphelinin bağlı bulunduğu ve teşkilatında disiplin mahkemesi bulunan komutanlıkça değerlendirme yapılmasının gerekmesi nedeniyle, soruşturma dosyasının, Askeri Savcılıkça, teşkilatında disiplin mahkemesi bulunan ilgili komutanlığa gönderilmesi gerekirken kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun Kanun yararına bozma başlığını taşıyan 5530 sayılı Kanun ile değişik 243üncü maddesinde yer alan; Askeri mahkemelerden verilen ve Askeri Yargıtay da incelenmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Milli Savunma Bakanı, o karar veya hüküm hakkında kanun yararına bozma yoluna gidebilir. Bu takdirde o karar veya hükmün Askeri Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Askeri Yargıtay Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
Askeri Yargıtay Başsavcısı tebliğnamesine yalnız bu sebepleri yazar ve dosyayı Askeri Yargıtay Başkanlığına verir.
Askeri Yargıtay, ileri sürülen bu sebepleri yerinde görürse kararı veya hükmü bozar. ..., şeklindeki hükümler uyarınca, askeri savcı tarafından verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz üzerine en yakın askeri mahkeme tarafından verilen duruşmasız işlere ait karara karşı Milli Savunma Bakanı tarafından kanun yararına bozma yoluna gidebileceğinde kuşku bulunmayıp, ileri sürülen konular ve sebeplerle bağlı olarak inceleme yapılması gerekmektedir.
353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik Ek 1inci maddesinin atıfta bulunduğu 5271 sayılı CMKnın 172/1inci maddesi; savcının, soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar vereceğini, 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik 107nci maddesi ise, bu karara karşı teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri ya da suçtan zarar görenin, kararın kendilerine tebliğinden itibaren on beş gün içinde en yakın askeri mahkemede itiraz edebileceklerini öngörmektedir.
İtirazın incelenmesine ilişkin düzenlemelerin yer aldığı 353 sayılı Kanunun 5530 sayılı Kanunla değişik 108/2nci maddesi; Askeri mahkeme kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine lüzum görürse gereken soruşturmayı yetkili askeri savcıya yaptırabilir. ;
109uncu maddesi; İtiraz süresi içinde yapılmamış veya sebep gösterilmemişse veyahut kamu davasının açılması için yeter sebepler bulunmazsa askeri mahkeme itirazı reddeder. ;
110uncu maddesi de; Askeri mahkeme, itirazın yerinde ve haklı olduğuna kanaat getirirse, şüpheli hakkında kamu davası açılmasının gerekli olduğuna karar verir ve evrakı yetkili askeri savcıya gönderir.
Bu karar üzerine askeri savcı soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davasını açar. ; hükümlerini amir bulunmaktadır.
Bu düzenlemelere göre; itirazı inceleyen askeri mahkemenin, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine lüzum görürse, gereken soruşturmayı yetkili askeri savcıya yaptırabileceği, itiraz süresi içinde yapılmamış veya sebep gösterilmemiş ise yahut kamu davasının açılması için yeter sebepler bulunmaz ise itirazın reddine, itirazın yerinde ve haklı olduğuna kanaat getirmesi durumunda ise, itirazın kabulü ile kamu davası açılmasının gerekli olduğuna karar vererek dosyayı yetkili askeri savcıya göndereceği ve askeri savcının soruşturma yapmaksızın iddianame ile kamu davası açacağı anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz üzerine . Askeri Mahkemesi tarafından, itiraz nedenleri yerinde görülüp; şüphelinin eyleminin 477 sayılı Kanunun 47nci maddesinde düzenlenen amir ve üste saygısızlık suçu yönünden deliller içermesi ve bu yönden şüphelinin bağlı bulunduğu ve teşkilatında disiplin mahkemesi bulunan komutanlıkça değerlendirme yapılmasının gerekmesi nedeniyle, soruşturma dosyasının, teşkilatında disiplin mahkemesi bulunan ilgili komutanlığa gönderilmesi gerekirken kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne ve kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verilirken, gerekçe bölümünde yer alan soruşturma dosyasının, teşkilatında disiplin mahkemesi bulunan ilgili komutanlığa gönderilmesi gerekirken şeklindeki ibare hatalı bulunmakla birlikte;
Askeri Mahkemelerin görev alanına girmeyen, Disiplin Mahkemelerinin görev alanına girdiği belirlenen bir olayla ilgili olarak, yetkili makam ve mercilerin soruşturma yapmasının sağlanması, suç teşkil eden bir eylem nedeniyle failin cezasız kalmaması ve Askeri Savcılık tarafından yeniden değerlendirme yapılması gerektiği için, itiraz incelemesini yapan Askeri Mahkemece, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka uygun olduğu sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile, Daire kararının kaldırılmasına; Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy