(1632 S. K. m. 90) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu m. 76) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 382, 387)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eylemlerinin sübuta erip ermediğine ilişkindir.
Daire; elde edilen tabip raporlarının yasak delil niteliği taşımaları nedeniyle hükme esas alınamayacak olmaları ve sadece mağdur beyanının tek başına sübuta yeterli delil niteliği taşımaması karşısında, inkara yönelik savunmada bulunan sanık hakkında dava konusu emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturan eylemin sübuta ermediğini; sanığın alkollü olup olmadığının tespiti için hastaneye sevk işleminin de, adli işlem olup askeri hizmete ilişkin bulunmadığını ve bu nedenle sanığın eyleminin mukavemet suçunu ya da herhangi bir başka suçu oluşturmayacağını kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın alkollü olduğuna dair tabip raporu ile, alkol seviyesini gösterir Hastane raporunun hukuka aykırı olmadığını, yasak delil niteliği taşımadığını, bu delillerin yanı sıra sözlü deliller de dikkate alındığında, sanığın müsnet emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğini, sanığın alkollü olup olmadığının tespiti için Tugay Revirine gönderilmesinin, askeri hizmetin ifası kapsamında olduğunu, bu emrin ifasını engellemeye çalışan sanığın eyleminin, mukavemet suçunu oluşturduğunu ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; 28.12.2008 Pazar günü akşamı, mağdur P.Ütğm. O.Ö.nün ...Tb. Nöbetçi Amiri, sanık P.Kd.Çvş. U.T.nin Kh. ve Kh. Bölüğü ile Muh.Ds. Bölüğü Nöbetçi Astsubayı olarak görevli bulunduğu, mağdur P.Ütğm. O.Ö.nün, sanığın alkollü olduğunun kendisine birkaç personel tarafından ihbar edilmesi üzerine, saat 23.30 sıralarında, 3üncü Bölük Nöbetçi Uzman Çavuşu olan P.Uzm.Çvş. H.Ö.'ye sanığı yanına getirmesini emrettiği, bir süre sonra P.Uzm.Çvş H.Ö. ile sanığın birlikte mağdurun bulunduğu Haber Merkezi odasına geldikleri, mağdurun, sanığı görünce algıladığı şekli ile hal, hareket ve ağız kokusundan alkol aldığından şüphelenerek, sanığa P.Uzm.Çvş. H.Ö. ile birlikte revire alkol muayenesine gitmesi emrini verdiği, ancak; sanığın, mağdura hitaben Benim bir şeyim yok. Görevimin başındayım. Sabahtan beri neyi eksik yaptım? Beni neden gönderiyorsunuz?; P.Uzm.Çvş. H.Ö.ye hitaben de Sen dışarı çık. dediği, hafifçe itekleyerek P.Uzm.Çvş. H.Ö.yü dışarı çıkarıp, kapıyı kapattığı, odada yalnız kaldıklarında, içeriden karşılıklı bağırma sesleri geldiği, 40, 45 saniye sonra her ikisinin birlikte koridora çıktıkları, mağdurun sanığa yeniden alkol muayenesine gitmesi yönünde emir verdiği, sanığın P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün kendisinin astı olduğunu ve aynı bölükte görev yaptıklarını beyan ederek alkol muayenesine gitmeyeceğini, ayrıca, alkol almadığından muayeneye de gerek olmadığını tekrarladığı, bunun üzerine mağdurun P.Uzm.Çvş. H.Ö.ye kendisine bir kelepçe getirmesini emrettiği, Uzman Çavuş emri yerine getirmek üzere yanlarından ayrıldığında, olayı koridorda bulunan askerlerin görmemesini sağlamak amacıyla sanığı tutarak karşı tarafta bulunan 3 üncü Bölük Astsubayı odasına götürdüğü, kısa bir süre sonra kelepçeyi getiren P. Uzm.Çvş. H.Ö.nün, bir süre sonra da gürültüleri duyan 1, 2 ve 3üncü Bölük Nöbetçi Astsubayı P.Kd.Çvş. M.U.nun odaya girdikleri, odaya girdiklerinde mağdurun sanığa düzgün durması yönünde emir vermekte olduğunu gördükleri, bu esnada P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün de sanığı sakinleştirmeye çalıştığı, sanıkla mağdur arasında alkol muayenesine gitme konusundaki sözlü tartışmanın burada da devam ettiği, tartışma esnasında mağdurun sanığı yakasından tutarak onu duvara sabitlediği, P.Kd.Çvş. M.U.nun kendisini tutmaya ve sakinleştirmeye çalıştığı anda fırsat bulan sanığın mağdurun elinden kurtularak, odada bulunan çalışma masasının arka tarafına geçtiği ve bir sigara yaktığı, mağdurun, kapalı alanda sigara içmenin yasak olduğunu söyleyerek, sanığa sigarasını söndürmesi yönünde emir verdiği, ancak sanığın, sigarasını söndürmediği, odanın penceresini açtığı ve Şu an açık alandayım. İçerim. Açık ortamdayım. Sigara içmeme engel yok. şeklinde cevap vererek sigara içmeye devam ettiği, mağdurun, sanığa sigarasını söndürmesi emrini birkaç kez daha tekrarladığı, ancak sanığın, sigarasını söndürmediği, bunun üzerine sigaranın mağdur ya da P.Kd.Çvş. M.U. tarafından sanığın elinden alınıp, söndürüldüğü, akabinde mağdurun sanığa kendisini tutukladığını söyleyip, kelepçe takmak istediği, sanığın ise buna direndiği, mağdurun, sanığın ayağına çelme takarak onu sırt üstü yere yatırdığı, odada bulunan P.Kd.Çvş. M.U. ve P.Uzm.Çvş. H.Ö.nün de yardımıyla göğsüne doğru bastırarak ellerine kelepçe taktığı, müteakiben P.Kd.Çvş. M.U. ve P.Uzm.Çvş. H.Ö. nezaretinde alkol muayenesi için Tugay revirine sevk ettiği, sanık hakkında, saat 00.40ta yapılan muayene neticesinde sarhoşluk emaresine rastlandığına dair rapor düzenlendiği ve sanığın Devlet Hastanesine sevk edildiği, Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde saat 01.02 itibarıyla yapılan tetkik neticesinde sanığın 48 promil alkollü olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Kurulumuzca, sanığın eylemleri ayrı ayrı ele alınmak suretiyle inceleme yapılmıştır.
1) Emre itaatsizlikte ısrar suçu ile ilgili inceleme:
Askeri Mahkemece; sanığın, söz konusu emir hilafına hareket ederek olay günü olan 28.12.2008 tarihinde Nöbetçi Astsubayı iken birlik içerisinde alkollü içki içtiği ve böylece emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyet hükmü tesis edilmiştir.
Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairece; gerek elde edilen tabip raporlarının yasak delil niteliği taşımaları nedeniyle hükme esas alınamayacak olmaları ve gerekse sadece mağdur beyanının tek başına sübuta yeterli delil niteliği taşımaması karşısında, inkara yönelik savunmada bulunan sanık hakkında dava konusu eylemin sübuta ermediğinin kabul edilerek, mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına karar verilmiş ise de;
Birlik içerisinde alkollü içki içmenin yasak olduğuna dair hizmet emri, suç tarihinden önce sanığa tebliğ edilerek malum ve muayyen nitelik kazanmıştır.
Tabur Revirinde Tbp.Tğm. B.A. tarafından iç veya dış beden muayenesi yapılmadan ve sadece gözleme dayanarak, Ağız kokusu, düz çizgi üzerinde yürüme testi ve parmak burun testi sonucunda sarhoşluk emaresine rastlanmıştır şeklinde rapor tanzim edilmiştir.
Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde yapılan tetkik neticesinde de, sanığın 48 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Sanığın kanındaki alkol seviyesinin, kan örneği alınmak suretiyle tespit edildiğine dair dosyada kesin bir delil bulunmamaktadır. Bilirkişi olarak dinlenilen Adli Tıp Uzmanının mütalaasından ve bunu doğrulayan sanık beyanlarından bu işlemin, alkolmetre cihazına üfleme yöntemiyle yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu nedenle, belirtilen tabip raporlarının, Dairece; hukuka aykırı delil niteliğinde kabulü isabetli değildir.
Sanığın, olay esnasındaki tavır ve davranışlarından, tanzim edilen doktor raporlarından ve Tbp.Tğm. B.A.nın yeminli beyanlarından alkollü olduğu; Birlik içerisinde alkollü içki içmenin yasak olduğuna dair hizmet emri hilafına hareket ederek olay günü olan 28.12.2008 tarihinde Nöbetçi Astsubayı iken birlik içerisinde alkollü içki içtiği açıkça anlaşılmaktadır.
Sanık aşamalardaki sorgu ve savunmalarında; nöbeti sırasında birlik içerisinde alkollü içki içmediğini, bir gün önceki Tabur gecesinde bir miktar alkol aldığını beyan etmiştir. Sanığın olay günü birlik içerisinde alkollü içki içtiğini gören görgü tanığı da yoktur.
Ancak, sanığın, hafta sonu tatiline rastlayan olay günü nöbeti süresince herhangi bir nedenle birlik dışına çıktığına dair bir beyanının bulunmadığı, tanıkların da aksi yönde bir beyanlarının olmadığı; Adli Tıp Uzmanı Bilirkişi tarafından, alkolün vücuttan ortalama 5.01-5.05 saatte atıldığına dair mütalaa verilmesi dikkate alındığında, sanığın, bir gün önceki Tabur gecesinde alkol aldığına, bu nedenle alkollü olduğuna dair savunmalarına itibar edilmemiştir.
Tanıklar P.Uzm.Çvş. H.Ö., P.Kd.Çvş. M.U. ve İsth.Bnb. N.U., sanığın alkollü olduğuna dair gözlemlerinin bulunmadığını beyan etmişler ise de; dış aleme yansıyan bazı olguların herkes tarafından farklı şekilde algılanabileceği kuşkusuzdur.
Belirtilen nedenlerle; atılı suçun sübuta erdiği sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına ve temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının Daireye iadesine karar verilmiştir.
2) Mukavemet suçu ile ilgili inceleme:
Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairece; sanığa verilen emrin askeri hizmete ilişkin bulunmadığı ve sanığın eyleminin mukavemet suçunu oluşturmayacağı kabul edilerek, sübut yönünden bozulmasına karar verilmiş ise de;
Somut olayda, P.Ütğm. O.Ö. Tabur Nöbetçi Subayı, sanık ise aynı Taburda Kh.ve Kh.Bölüğü ile Muh.Ds.Bölüğünün Nöbetçi Astsubayı olarak görevlidir. Nöbetlere ilişkin emirde; nöbetlerin saat 09.00da değiştirileceği ve İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğine uygun şekilde tutulacağı belirtilmektedir.
TSK İç Hizmet Kanununun 76ncı maddesinde nöbet; ... askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ile bu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile Silahlı Kuvvetler Teşkilatı içinde vazifeli olan bilumum sivil şahıslar tarafından yapılmasıdır. şeklinde tanımlanmıştır.
TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin;
382nci maddesi, ... Nöbetler Karargah ve kurumlarda sabah saat 09.00 dan ertesi günü saat 09.00 a kadardır ...,
387nci maddesinin birinci fıkrası, 24 saatlik nöbet hizmeti ile görevlendirilen nöbetçi heyeti, nöbet yerinden ayrılmaz, her zaman vazifeye hazır bulunur. ,
Tabur nöbetçi subayının vazifelerini düzenleyen 407nci maddesi ise, ... Bölük nöbetçi subayının vazifelerini tamam ve vaktinde yapıp yapmadığını ve bütün hizmetleri gece ve gündüz kontrol eder ...
Şeklindedir.
Bu açıklamalar ışığında; Birliğindeki nöbet hizmetlerinin İç Hizmet Kanununa ve Yönetmeliğine uygun biçimde yürütülmesinden sorumlu olan Tabur Nöbetçi Subayının; nöbetçi heyetinde yer alan personelin hizmet ifa etmeye her an hazır halde olup olmadığını denetlemek, nöbetçilerden birisinin bu halinden şüpheye düşülmesi halinde gerekli incelemeyi yapmak veya yaptırmak, personelin nöbet hizmetini yürütmeye (hastalık ve sarhoşluk gibi sebeplerle) ruhen veya bedenen elverişli olmaması durumunda, gerekli görürse nöbetçiyi değiştirmek yetkilerinin bulunduğu;
Somut olayda, ertesi sabah saat 09.00a kadar nöbet hizmetine devam edecek olan sanığın, saat 23.30 sularında alkollü olduğundan şüphelenildiği, böyle bir durumda Tabur Nöbetçi Subayının, Nöbetçi Astsubayı olan sanığı alkol muayenesine göndermesinin; sadece adli nitelikli bir işlemden ibaret olmayıp, aynı zamanda askeri hizmetin gereği olduğu; Tabur Nöbetçi Subayı olan amirini bu konudaki hizmet emrini yerine getirmekten menetmek, hizmete ilişkin olan revire ve hastaneye sevk işlemlerinin gereğini yaptırmamak için zorluk çıkaran ve direnerek karşı koyan sanığın eyleminin, ASCKnın 90ıncı maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren mukavemet suçunu oluşturacağı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının kabulü ile Daire kararının kaldırılmasına ve temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy