(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 21)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Daire; yüklenen suçun manevi unsur yönünden oluşmadığını kabul ederken; Askeri Mahkeme; yüklenen suçun tüm unsurları ile oluştuğu yönündeki gerekçelerle, önceki hükümde direnmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Dosyanın incelenmesinde; ... Mot.P.Tug. 1inci Mot.P.Tb. Kh. ve Kh.Des.Bl. K.lığı emrinde İkmal Takım Komutanı olarak görev yapan sanığın, Tabur İkmal Astsubaylığı görevini yürütmekte olan Sağ.Kd.Çvş. A.M.nin 2008 yılı genel atamalarında atama görmesi üzerine, Tabur Komutanı P.Bnb. M.A.nın 07.07.2008 tarihli yazılı emri ile Tabur İkmal Astsubayı olarak görevlendirildiği ve 14.07.2008 tarihinde saat 17.00ye kadar devir teslim işleminin tamamlandığının yazılı veya sözlü olarak Tabur Komutanına bildirilmesinin emredildiği, emekli olacağını beyan ederek görevi devralmaktan ve emri tebellüğ etmekten imtina etmesi üzerine, söz konusu emrin Bölük Komutanı P.Yzb. G.Ç. tarafından 07.07.2008 tarihinde saat 21.45te kendisine okunmak suretiyle sözlü olarak tebliğ edildiği, sanığın 08.07.2008 tarihinde emekli olmak için dilekçe verdiği ve dilekçesinin aynı gün kayda alınarak Tabur Komutanlığına gönderildiği, ayrıca 10.07.2008 tarihinde ikinci bir dilekçe yazarak, emeklilik dilekçesi vermesi nedeniyle bundan sonra Tabur İkmal Astsubaylığı görevini yapamayacağını, bu görevi kabul ettiği takdirde, devir-teslim işlemlerinin uzun sürmesinden dolayı emekli olamayacağını, maddi ve manevi yönden mağdur olacağını, daha önce de kendisine Tabur İkmal Astsubaylığı görevinin verildiğini, ancak sıkıntılı ve problemli olduğu için devir-teslim işlemlerinin yapılamadığını, emeklilikle ilgili işlemlerini daha sağlıklı yürütebilmesi için gerekli kolaylığın sağlanmasını talep ettiği, bunun üzerine emeklilik işlemlerini yapabilmesi için 15.07.2008 tarihinden itibaren beş gün süreyle ...Tug.K.lığına gönderildiği, bu arada Tabur Komutanının emri ile, 26.07.2008 tarihinden itibaren Sağ.Kd.Çvş. A.M.nin yerine Tabur İkmal Astsubayı olarak P.Kd.Üçvş. M.D.nin görevlendirildiği, sanığın birlik dışındaki işlemlerini yürütebilmesi için 04.08.2008 tarihinden itibaren 30 gün süreli kanuni izne gönderildiği, emeklilik talebinin 24.09.2008 tarihinde uygun görülmesi üzerine de 28.11.2008 tarihinde ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır.
Sanık yazılı olarak verdiği savunmasında özetle; görevi süresince ikmal subaylığı kursu görmediğini, 2007 yılı genel atamaları ile İkmal Takım Komutanı olarak atanmasını müteakip, henüz daha birliğine katılmadan Tabur Komutanının 11.07.2007 tarihli emri ile Tabur İkmal Astsubayı olarak görevlendirildiğini, ancak P.Kd.Üçvş. M.K.nin 27.12.2007 tarihine kadar devir-teslim işlemlerini tamamlayamadığını, emekliye ayrılacağını bildirmesi üzerine kendisinin bu görevden alındığını, ikinci görevlendirme emrinin 05.07.2008 tarihli olduğunu, daha önce zimmet açıkları nedeniyle devir-teslim işlemlerinin yapılamamış olması nedeniyle Bölük Komutanına bu görevi yapamayacağını, görevi kabul ettiği takdirde, arazi şartları ve zimmetin dağınık olması nedeniyle işlemlerin uzun süreceğini, ısrar edilmesi halinde kurs görmek istediğini, KKY: 310-6 Yönergesine göre zimmeti 45 günlük yasal süre içerisinde ve heyet huzurunda alabileceğini söylediğini, emrin arkasını da bu şekilde imzaladığını belirtmektedir.
Dosya dizi 87deki Tabur Komutanlığının yazısından da, 2007 yılı genel atamaları ile Tabur İkmal Subayı olarak atanan P.Bnb. D.A.nın Haziran ayı içerisinde görülen lüzum üzerine Hrk. ve Eğt.Sb. olarak görevlendirilmesi üzerine, 2007 yılı genel atamalarında İkmal ve İaşe Takım Komutanı olarak atanan sanığın, 11.07.2007 tarihli emir ile Tabur İkmal Astsubayı olarak görevlendirildiği, birliğine katılışını müteakip devir-teslimin yapılmasının öngörüldüğü, fakat P.Kd.Üçvş. M.K.nin 30.07.2007-13.08.2007 tarihleri arasında Askeri Paraşüt Tazeleme Kursuna gittiği ve sonrasında 13-29.08.2007 tarihleri arasında izne ayrıldığı, izinde iken rahatsızlığı nedeniyle 23.08.2007-13.09.2007 tarihleri arasında Mevki Asker Hastanesinde tedavi gördüğü, 15.09.2007 tarihinde birliğine katıldığı, Ocak ve Temmuz 2007 envanterleri ile ilgili çalışmalarını 15.09.2007 tarihinden sonra bitirdiği, 17.11.2007 tarihinde rahatsızlığının tekrarlaması ve hastaneye yatırılarak 13.12.2007 tarihinde 45 gün istirahat alması üzerine, devir-teslim işlemleri için heyet teşkil edildiği, ancak heyetin, Aralık ayında bazı üs bölgelerinin kapatılmasıyla buralardaki malzemenin birliklere iade edilmesi ve kaybolan, yıpranan ve hasar gören malzemenin kayıt silme işleminin yapılamamasının da etkisiyle devir-teslim işleminin sağlıklı bir şekilde tamamlanamadığı anlaşılmakta ve sanığın bu hususlara ilişkin savunması doğrulanmaktadır.
ASCKnın 87/1inci maddesinin ilk cümlesi, Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler ... cezalandırılırlar. hükmünü içermekte olup, bu cümlede düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşması için;
a) Hizmete ilişkin bir emrin varlığı,
b) Emrin hiç yapılmamış olması,
c) Suç işleme kastı ile hareket edilmesi, gerekmektedir.
Kast, 5237 sayılı TCK'nın 21inci maddesinin birinci fıkrasında, Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. şeklinde tanımlanmıştır.
Kastın belirlenmesinde, failin dışa yansıyan davranışlarından hareketle sonuca varılabilir. Bu nedenle, bir eylemin kasıtla işlendiğinin kabulü için, sanığın eylemini iradi olarak arzuladığı neticeyi elde etmek amacıyla bilerek ve isteyerek yaptığının hiçbir kuşku ve tereddüde yer vermeyecek biçimde ortaya konulması gerekir. Eylemin kasten gerçekleştirildiği konusunda kuşku varsa, bu durum sanık lehine yorumlanmalıdır.
Somut olayda, sanığın suç kastı ile hareket edip etmediğinin ve yüklenen suçun maddi ve manevi unsurları yönünden oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, söz konusu emrin hizmet gerekleriyle bağdaşıp bağdaşmadığının, sanık bakımından makul ve uygulanabilir nitelikte olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin Amirin vazifelerini düzenleyen 13, 14 ve 17nci maddelerinde; amirin, maiyetine eşit muamele yapmaya, özlük haklarını gözetmeğe ve haklarında adil hareket etmeye mecbur olduğu, vazife verirken onların hususi hallerini, kabiliyetlerini ve işe dayanıklılıklarını düşünmesi gerektiği belirtilmiştir.
Amir tarafından verilecek emrin niteliğine ve emir verirken nelere dikkat edileceğine ilişkin olarak da, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 30uncu maddesinde, Emirler açık, kısa ve kesin olmalı ve astın verilen emri tamamen anlayacağına ve anladığına dair emir veren amire kanaat gelmelidir. Bir vazife veya hizmetin yapılması için yalnız emir vermek yetmez; verilen emri zamanında takip etmek ve istenilen işin başarılmasını emniyete almak her amirin vazifesidir.
İcabında verilen emrin ne vakte kadar yapılması lazım geldiği ve emrin yapılma tarzı da açıkça bildirilmelidir. Bu vakti tayin ve tahditte amir çok hesaplı ve toleranslı davranmalı, olmayacak veya vazifeyi eksik bırakacak vakit darlığına meydan verilmemelidir.;
31inci maddesinde; Verilen emirler, kati bir mecburiyet olmadıkça veren tarafından değiştirilmemelidir. Buna mecbur olmamak için de emri verirken onun tatbik ve icra kabiliyetini iyi düşünüp hesap etmek lazımdır. Emri verenin kendisini daima emri yapacak olanın yerine koyması gerekir. Emirlerin değiştirilmesi kararsızlığı gösterir; bu da itimadı bozar ve astı gevşekliğe ve itimatsızlığa sürükler. Fakat emir değiştirecek mühim sebepler çıkınca değiştirmemekte de ısrar etmemelidir. ;
32nci maddesinde, Emirler, hizmetin mahiyetine göre verildiği esnadaki şartlara ve hizmetin taalluk ettiği talimatnamelerin icaplarına tabi olarak sözlü veya yazılı olarak verilir. ...;
33üncü maddesinde, Emirlerin, hizmete müteallik olması (Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu madde 8 ve 16) ve kanun ve nizamları ihlal etmemesi şarttır. ... ;
Hükümleri yer almaktadır.
KKY: 310-6 Birlik İkmal Yönergesinin Birlik (Kurum) Mal Muhasebesi başlığını taşıyan İkinci Bölümünde de;
Mal muhasebesi işleminin birlik ve kurumdaki ikmal subayı (S-4), astsubayı veya görevlendirilen personel tarafından tutulacağı, aynı zamanda bu personele birlik muhasebe sorumlusu denildiği; biri mali yılbaşında olmak üzere, el senedi birliklerinde (İk.Sb.Astsb.na bağlı birliklerde) mevcut malların en az 6 ayda bir (Ocak ve Temmuz aylarında) envanterinin yapılacağı, asgari her 6 ayda bir de birlik muhasebe sorumlusunun kendi kayıtlarını kontrol edeceği; birlik muhasebe sorumlularının değişmesi üzerine devir-teslimin, yeni birlik muhasebe sorumlusuna kayıtlar üzerinden yapılacağı, yeni birlik muhasebe sorumlusu ile direkt mal sorumlularının el senetlerini karşılıklı olarak imza edecekleri, ayrıca dosya ve belgelerin bir tutanakla, henüz direkt sorumlulara dağıtılmamış veya iade edilmemiş malların ise, sayımları yapılarak devir teslim yapılacağı; birlik muhasebe sorumlularının acil ayrılmaları (Ölüm, hastalık, kurs vs.) halinde birlik komutanlarınca teşkil edilecek bir kurul vasıtasıyla yeni birlik muhasebe sorumlusuna devir teslim yapılacağı, sonucun, sayım dahil 45 (kırk beş) gün içerisinde ayrılan şahsa, eğer ölmüş ise kanuni mirasçılarına bildirilmesi gerektiği;
Eski ve yeni birlik/kurum muhasebe sorumlularınca müşterek tanzim edilen devir-teslim çizelgelerinin onay için bağlı olunan mal saymanlığına gönderileceği, yapılan devir-teslimin saymanlık kayıtlarına uygunluğunun kontrolü ve onayını müteakip eski mal muhasebe sorumlusunun sorumluluğunun sona ereceği, şayet teslim edilmeyen noksan malzeme var ise, durumun saymanlıkça ikmal Sb. (Astsb.)nın bağlı olduğu komutanlığa bildirileceği, ilgili komutanlıkça da sorumlu ya da sorumlular hakkında yasal işlem yapılacağı öngörülmüştür.
Bu düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; İkmal Takım Komutanı olarak görev yapan sanığa 07.07.2008 tarihinde tebliğ edilen, Tabur İkmal Astsubayı (Birlik Muhasebe Sorumlusu) olarak görevlendirildiği ve devir teslim işleminin 14.07.2008 tarihine kadar tamamlanması gerektiğine dair emir, şekil itibarıyla hizmete ilişkin olmakla birlikte; birliğin konuşlu bulunduğu bölgenin özelliği, devralınması istenilen görevin niteliği ve kapsamı ile; bir yıl önce 11.07.2007 tarihinde de sanığa aynı görevi devralmasının emredilmesine rağmen 2007 yılı Aralık ayı sonuna kadar devir teslim işleminin gerçekleştirilememiş olması dikkate alındığında, söz konusu emrin makul ve tanınan süre yönünden de uygulanabilir nitelikte olmadığı, bunun yanı sıra, sanığın, emri tebellüğ ettikten bir gün sonra, 08.07.2008 tarihinde verdiği emeklilik dilekçesinin işleme konulmasını müteakip emrin değiştirilmesi gerektiği halde bunun yapılmamasının da hizmet gerekleriyle bağdaşmadığı ve TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 30 ila 33üncü maddeleri ile Birlik İkmal Yönergesi (KKY 310-6) hükümlerine aykırı olduğu, dolayısıyla emrin yerine getirilmemesinde sanığın suç kastının bulunmadığı sonucuna varıldığından; direnilmek suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmünün, sübut yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy