(5237 S. K. m. 63) (353 S. K. m. 220, 254)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; kısa kararda tutuklulukta geçirilen sürenin yanlış gösterilmesi şeklindeki hatanın, düzeltilerek onama konusu yapılıp yapılamayacağına ilişkindir.
Daire; Askeri Mahkemece kısa kararda tutuklulukta geçirilen sürenin yanlış gösterilmesi şeklinde yapılan hatanın, düzeltilerek onama konusu edilebileceğini kabul ederken;
Başsavcılık; şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin cezadan indirilmesinde hata yapılması durumunda, hükmün infazı aşamasında alınabilecek bir karar ile düzeltilmesinin mümkün olması sebebiyle, bu hususun bozma sebebi yapılmayıp, hataya işaret edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; Kırklarelide konuşlu olan Birliğinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, aynı günün akşamı dönmek üzere 02.08.2008 tarihinde çıkmış olduğu çarşı izninden dönmemek, 21.11.2008 tarihinde güvenlik güçleri tarafından yakalanmak suretiyle, 02.08.2008-21.11.2008 tarihleri arasında firar halinde kaldığı anlaşılmakta, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Somut olayda, sanığın, 23.01.2009 - 27.04.2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürenin, TCKnın 63üncü maddesi uyarınca cezasından indirilmesine karar verilirken, duruşma tutanağındaki kısa kararda 23.01.2009 tarihi yerine, yanlışlıkla 23.10.2009 tarihi yazılmak suretiyle yazım hatası yapıldığı, bu hatanın gerekçeli hükümde açıklanmak ve hüküm fıkrasında düzeltilmek suretiyle giderilmeye çalışıldığı görülmektedir.
Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin, hükmolunan hapis cezasından indirileceği, TCKnın 63üncü maddesinde düzenlenmiş bir kural olup; bu genel kuralın yanında, 353 sayılı Kanunun Cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlar başlıklı 254üncü maddesinde, cezaların yerine getirilmesi sırasında, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş süreler ile hastanede geçen sürenin cezadan indirilmesine hükmü veren askeri mahkemece karar verilebileceği şeklinde bir düzenleme yer almaktadır.
Bu bağlamda, askeri mahkemece hüküm verilirken şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran haller nedeniyle geçirilmiş sürelerin hükmolunan cezadan indirilmesinde hata yapılması veya bu konuda hiç karar verilmemesi durumunda, cezanın infazı aşamasında her zaman askeri mahkemeden bir karar istemek imkanı bulunmaktadır.
353 sayılı Kanunun 220nci maddesinde, kanunun hükme esas olarak tespit edilen vakalara uygulanmasında yanlışlık yapılmasından dolayı hüküm bozulduğunda işin esasına da hükmedileceği haller düzenlenmiş olup; Askeri Yargıtay tarafından, bu kuralın uygulanmasının hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozma kararı verilmesine bağlı olduğu, hükmün esasına dokunacak derecede olmayan hukuka aykırılık hallerinde ise uygulanamayacağı kabul edilmektedir.
Nitekim, Askeri Yargıtayın yerleşik kararlarında, şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hallerin cezadan indirilmesinde hata yapılması veya bu konuda hiç karar verilmemesi durumunda, hükmün infazı aşamasında alınabilecek bir karar ile bu hatanın veya noksanlığın giderilmesinin mümkün olması nedeniyle, bu hususun bozma sebebi yapılmayıp, işaret ve tenkit edilmesiyle yetinilmektedir.
Bu açıklamalar ışığında inceleme konusu olaya bakıldığında; Askeri Mahkemece, sanığın, 23.01.2009-27.04.2009 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürenin, TCKnın 63üncü maddesi uyarınca cezasından indirilmesine karar verilirken, duruşma tutanağındaki kısa kararda 23.01.2009 yerine, yanlışlıkla 23.10.2009 tarihi yazılmak suretiyle yazım hatası yapıldığı görülmekte ise de; infaz aşamasında alınabilecek bir karar ile giderilmesi mümkün olan bu maddi hatanın, bozma sebebi yapılmayıp işaret ve tenkitle yetinilmesi gerektiğinden, Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy