(5271 S. K. m. 223, 225) (1632 S. K. m. 87)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın Disiplin Mahkemesinde yargılandığı eylemi ile Askeri Savcılığın iddianamesine konu edilen eylemlerinin aynı eylem olup olmadığına ilişkindir.
Daire, sanığın, mesaiyi terk etmemek dışında verilen, birliğinden ayrılmadan önce gece dersini hazırlamak yolundaki emrin gereğini hiç yerine getirmediği dikkate alındığında, gece dersini hazırlamamasının emre itaatsizlikte ısrar suçuna vücut verebileceğini, bu eyleminin, 26.11.2008-29.11.2008 tarihleri arasındaki kısa süreli kaçma eyleminden farklı olduğunu kabul ederken;
Askeri Mahkeme; sanığın Disiplin Mahkemesinde yargılandığı eylemi ile Askeri Savcılığın iddianamesine konu edilen eylemlerinin aynı eylem olduğu gerekçesiyle, emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılmış olan kamu davasının reddine ilişkin hükmünde direnmiştir.
Dosyada mevcut delillere göre; Gösteri ve Tatbikat Tabur Komutanlığı tarafından verilen, denetleme hazırlıkları nedeniyle, saat 19.00a kadar mesai yapılması emri çerçevesinde, Bölük Komutanı Tnk.Yzb. M.A.nın 26.11.2008 günü saat 16.00 sıralarında sanığı odasına çağırıp, emir almadan mesaiyi terk etmemesi, gece dersine girerek gerekli hazırlıkları yapması konusunda emir verdiği, Bölük Komutanınca sanığın Takımının başında olmadığının, saat 17.00 sıralarında tespit edilmesi üzerine yapılan araştırmada, kışlayı izinsiz terk ettiğinin anlaşıldığı, 27.11.2008 tarihinde de mesaiye gelmeyen sanığın,
29.11.2008 tarihinde saat 08.45te birliğine katıldığı;
Sanığın, 26.11.2008-29.11.2008 tarihleri arasındaki kısa süreli kaçma suçundan dolayı, Disiplin Mahkemesince yargılandığı ve Mahkemenin 15.01.2009 tarihli, 2009/15-15 Esas ve Karar sayılı hükmü ile; on iki gün oda hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu hükmün 21.01.2009 tarihinde kesinleşerek, infazının 23.02.2009 tarihinde tamamlandığı;
Sanık hakkında ayrıca, Askeri Savcılığın 25.02.2009 tarihli, 2009/339-202 Esas ve Karar sayılı iddianamesi ile; emir almadan mesaiyi terk etmemesi ve gece dersine girerek gerekli hazırlıkları yapması yönündeki emre uymayarak kışlayı terk etmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiası ile bir başka kamu davası açıldığı;
Anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanık hakkında verilen davanın reddine dair hükmün esas yönünden bozulmasına ilişkin Daire kararına direnilmiş ise de;
Ceza Muhakemesi Kanununun 223/7nci maddesi, Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. hükmünü içermektedir.
Bu nedenle; aynı konuda aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; CMKnın 225/1inci maddesinde de; hükmün konusunun, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve fail olacağı belirtilmiştir.
Şu halde, aynı konuda açılmış birden fazla davadan söz edilebilmesi için, aynı eylemle ilgili olarak birden fazla iddianame düzenlenmiş olması gerekmektedir.
İddianamede gösterilen eylemin aynı olmasından maksat, yargılamanın konusunu teşkil eden olay veya ihlal edilen hukuki menfaat veya kanuni tipe uygun hareketin aynı olmasıdır. Bir başka ifadeyle, yargılamanın konusunu teşkil eden aynı olay veya ihlal edilen aynı hukuki menfaat ya da kanuni tipe uygun aynı hareket, birden fazla iddianamede yer almış ise aynı konuda açılmış birden fazla dava var demektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; sanık hakkında Disiplin Mahkemesince gösterilen eylemle, Askeri Savcılık tarafından düzenlenen iddianamede gösterilen eylemlerin aynı olup olmadığının, yani her iki iddianamedeki olayların, bu olaylarla ihlal edilen hukuki menfaatlerin ve tipe uygun hareketlerin aynı olup olmadığının irdelenmesi gerekmektedir.
Disiplin Mahkemesinin 15.01.2009 tarihli, 2009/15-15 Esas ve Karar sayılı gerekçeli hükmü incelendiğinde; İddianamede başlıklı kısmında, Sanığın 26.11.2008 tarihinde saat 17.00deyapılan bütün aramalara rağmen bulunamadığı, 29.11.2008 tarihinde saat 08.45te kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı... belirtilmiş iken; Deliller ve delillerin değerlendirilmesi başlıklı kısmında, sanığın, ... 26.11.2008 tarihinde mesainin olduğu kendisine tebliğ edilmesine rağmen mesaiye kalmadığı, 26.11.2008 tarihinde saat 17.00de mesaiyi terk ettiği, yapılan kontrolde Bölük bölgesinde olmadığı, yapılan aramalara rağmen bulunamadığı, ... 29.11.2008 tarihinde saat 08.45te kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı, böylece, 26.11.2008-29.11.2008 tarihleri arasında kısa süreli kaçma suçunu işlediği şeklinde bir kabule yer verildiği görülmektedir.
Askeri Savcılığın 25.02.2009 tarihli, 2009/339-202 Esas ve Karar sayılı iddianamesinde ise, ... Bölük Komutanı Tnk.Yzb. M.A. tarafından Emir almadan mesaiyi terk etmemesi ve gece dersine girerek gerekli hazırlıkları yapması konusunda sözlü olarak hizmete ilişkin bir emir verildiği, ... bu emrin varlığına rağmen şüphelinin habersiz ve izinsiz olarak emre itaatsizlikte ısrar kastıyla ve emri hiç yapmamak suretiyle mesaiyi terk ettiğinin tespit edildiği; böylece ASCKnın 87/1inci maddesinin Emri hiç yapmayanlar cümlesindeki emre itaatsizlikte ısrar etmek suçunu maddi ve manevi unsurlarıyla işlediği ...
belirtilmektedir.
Bu itibarla; Askeri Savcılığın iddianamesinde, sanığın, Emir almadan mesaiyi terk etmesi ve gece dersine girerek gerekli hazırlıkları yapmaması şeklindeki eylemi dava konusu yapılmış iken; Disiplin Mahkemesindeki yargılamanın konusunun 26.11.2008-29.11.2008 tarihleri arasındaki kısa süreli kaçma eylemi olduğu, gerekçeli kararda suç başlangıç tarih ve saatini ortaya koymak için özellikle sanığın mesaiye kalmadığının belirtildiği; bu nedenle sanığın Disiplin Mahkemesinde yargılandığı eylemi ile Askeri Savcılığın iddianamesine konu edilen eylemlerinin aynı değil, farklı eylemler olduğu; aynı eylem nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir davanın bulunmadığı sonucuna varıldığından; emre itaatsizlikte ısrar suçundan açılmış olan kamu davasının reddine ilişkin ve hukuka aykırı bulunan direnme hükmünün esas yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy