(5237 S. K. m. 66, 73) (1632 S. K. m. 62) (5395 S. K. m. 26) (477 S. K. m. 50) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliği m. 291)
Askeri Mahkemece; sanığın, 26.11.2009-03.12.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-a, 73 ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince neticeten beş ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hüküm, yasal süresi içinde sanık tarafından; hastalığının yarattığı korku içerisinde birliğine katılamadığı, suç kastının bulunmadığı ileri sürülerek temyiz edilmiştir. Tebliğnamede, hükmün onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
Yapılan incelemede; sanığın, askerlik hizmetini yerine getirdiği Birliğinden 12.11.2009 tarihinde kilo kaybı nedeniyle Beytepe Asker Hastanesine, oradan da Ankara GATA Eğitim Hastanesine sevk edildiği, yatırılarak yapılan tedavisi sonrası 25.11.2009 tarihi saat 11.20de kıtasına taburcu edildiği ve hastaneden saat 13.30 sularında ayrıldığı, Birliğinin bulunduğu Zonguldak-Ankara arası tanınması gerekli 1 (bir) günlük yol süresi dikkate alındığında, 26.11.2009 tarihi saat 13.30dakatılması gerekirken 03.12.2009 tarihi saat 22.50de kendiliğinden Birliğine katıldığı, bu suretle 26.11.2009-03.12.2009 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, Askeri Mahkemece yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 291inci maddesinde yer alan sevk yükümlülüğüne dair düzenleme ve Askeri Yargıtay İBKnın 12.4.1996 tarihli ve 1-1 E. K. sayılı kararı dikkate alındığında, hastalanan er ve erbaşların askeri hastaneden taburcu edilme işlemlerinin bir sevk işlemi olduğu konusunda tereddüt bulunmamaktadır.
Milli Savunma Bakanlığının 03.10.1995 tarihli, MİY: 40-20-95/As. Adl.İşl.İhb.Yet. As.Czev.Ş. sayılı yükümlülerin silah altına alınması ve muvazzaflık hizmetleri sırasında bir yerden bir yere sevk edilmeleri veya görevlendirilmeleri durumunda kendilerine tanınacak yol süreleri konulu genelgesinin eki özel talimatta Yükümlülere tanınan yol süreleri, sevk ve katılış tarihi hariç olarak hesaplanacaktır. düzenlemesine yer verilmiş olup, AskeriYargıtayın yerleşmiş içtihatlarında da bu husus kabul görmüştür.
ASCKnın 66/1-a maddesinde tanımlanan firar suçunun maddi unsurunu, izinsiz olarak birlik dışında geçirilmesi gerekli 7 günlük (6 tam gün+24 saatlik) sürenin dolması oluşturmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, 25.11.2009 tarihinde kıtasına taburcu edilerek Birliğine sevk edilen sanığın, sevk edildiği günün, tanınması gerekli 1 (Bir) günlük yol süresi hesabına dahil olmadığı da dikkate alındığında, 26.11.2009 tarihi saat 24.00a kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, böylece suç başlangıcının27.11.2009tarihi 00.00 saati olduğu, Birliğinden izinsiz olarak uzak kaldığı sürenin 27.11.2009- 03.12.2009 (saat 22.50) tarihleri arasında gerçekleştiği ve 6 (Altı) tam gün 22.50 saate karşılık geldiği görülmektedir.
Bu nedenle, Askeri Mahkemece, sanığın eyleminin 477 sayılı Kanunun 50/1inci maddesinde düzenlenen kısa süreli kaçma suçu olarak vasıflandırılması gerekirken, firar suçu olarak kabul olunarak hakkında hüküm kurulması hukuka aykırı olduğundan mahkumiyet hükmünün suç vasfına bağlı görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy