(1632 S. K. m. 12, 87) (Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu m. 8)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığa verilen emrin hizmete ilişkin, açık, kesin ve anlaşılır bir emir olup olmadığı ve yüklenen suçun oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Daire; emrin, sanığın kendisini yetiştirmesi ve bu şekilde görevinde daha verimli olmasını sağlamak amacıyla verildiğini, ayrıca askeri hizmete ilişkin açık bir emir olarak telakki edilmesinin mümkün olmadığını ve yüklenen suçun oluşmadığını kabul ederken;
Askeri Mahkeme; rütbesi ve görev süresi dikkate alındığında, suça konu emrin sanık bakımından açık ve anlaşılır olduğunu, yüklenen suçun bütün unsurları itibarıyla oluştuğunu belirterek, önceki hükümde direnmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.
Dosyanın incelemesinde; sanığın, suç tarihinde ... Jandarma Karakol Komutanlığı emrinde İdari İşler ve İstihbarat Elemanı olarak görev yaptığı, Karakol Komutanı olan J.Bçvş. N.C.nin, 10.10.2008 tarihli ve görevlendirme konulu, ... J.Krk.K.lığında İdr.İşl. ve İsth.Elm. olarak göreve başladığınız 14.08.2008 tarihinden bugüne kadar yaptığınız görevle ilgili sizin mesleki bilgi, ilgi ve eğitim yönünden yetersiz olduğunuzu, verilen görevleri bilmediğinizi beyan ederek yapmadığınızı, ayrıca kendinizi geliştirmek yönünde bir gayret sarf etmediğinizi tespit ettim. Görevlerinizle ilgili bilgi seviyenizi arttırmanız ve kendinizi geliştirmeniz için MY:75-1 (B) TSK Karargah Hizmetleri Yönergesi ni incelemenizi, okumanızı, örnek yazı ve kayıtlar hazırlamanızı ve hazırlıklarınızı 14.10.2008 gününe kadar bitirmenizi rica ederim. şeklindeki yazılı emrini aynı gün imzası karşılığında sanığa tebliğ ettiği, sanığın 14.10.2008 tarihinde Adana Asker Hastanesine sevk edilmesi nedeniyle, verdiği hazırlık süresini 16.10.2008 gününe kadar uzattığı, bu sürenin sonunda sanığın, söz konusu Yönergeyi okumadığı ve istenilen hazırlıkları yapmadığının tespit edilerek tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
J.Bçvş. N.C. tanık sıfatıyla tespit edilen ifadelerinde; sanığın, göreve başladığı tarihten itibaren gayretli çalışmadığını, emirleri savsakladığını, verilen görevleri üstünkörü ve gerekli özeni göstermeden yaptığını, kendisine, meslekten ayrılmak istediği için bu şekilde davrandığını söylediğini, 06.10.2008 tarihinde bir evraka üst yazı hazırlamasını istediğinde, üst yazıyı nasıl yazacağını bilmediğini, daha önce hiç yazmadığını beyan ettiğini, içeriğini müsvedde olarak yazıp vermesine rağmen üst yazıyı yazamadığını, bunun üzerine, kendisini geliştirmesi için 10.10.2008 tarihinde TSK Karargah Hizmetleri Yönergesini okuması, incelemesi, örnek yazı ve kayıtlar çıkarması görevini verdiğini belirtmiştir.
ASCKnın 87/1inci maddesinin ilk cümlesi, Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler ... cezalandırılırlar. hükmünü içermekte olup, bu cümlede düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşması için;
a) Hizmete ilişkin bir emrin varlığı,
b) Emrin hiç yapılmamış olması,
c) Suç işleme kastı ile hareket edilmiş olması, gerekmektedir.
Buna göre, emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, ilk olarak hizmete ilişkin bir emrin varlığı gerekmektedir.
O halde somut olayda, yüklenen suçun maddi ve manevi unsurları yönünden oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için, öncelikle suça konu emrin hizmete ilişkin bir emir olup olmadığının ve sanık bakımından açık, kesin, makul ve uygulanabilir nitelikte olup olmadığının ortaya konulması gerekmektedir.
Hizmet; TSK İç Hizmet Kanununun 6ncı maddesinde, Kanunlarla nizamlarda yapılması veyahut yapılmaması yazılmış olan hususlarla, amir tarafından yazı veya sözle emredilen veya yasak edilen işlerdir. ;
ASCKnın 12'nci maddesinde de, Bu kanunun tatbikatında (hizmet) tabirinden maksat gerek malum ve muayyen olan gerek bir amir tarafından emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yapılmasıdır. şeklinde tanımlanmıştır.
TSK İç Hizmet Kanununun 7nci maddesine göre vazife ise, Hizmetin icabettirdiği şeyi yapmak veya men ettiği şeyi yapmamaktır.
ASCKnın 12'nci maddesindeki malum ve muayyen olan askeri vazifeyi, kanunlarda yapılması veya yapılmaması açıkça gösterilmiş olan hususlar olarak; bir amir tarafından emredilen vazifeyi ise, kanunlarda ve nizamlarda açıkça gösterilmeyip yetkililerin takdirlerine bırakılan hususlar şeklinde anlamak gerekmektedir.
Amir tarafından verilecek emrin niteliğine ve emir verirken nelere dikkat edileceğine ilişkin olarak da, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 30'uncu maddesinde, Emirler açık, kısa ve kesin olmalı ve astın verilen emri tamamen anlayacağına ve anladığına dair emir veren amire kanaat gelmelidir. ...;
33üncü maddesinde, Emirlerin, hizmete müteallik olması (Silahlı Kuvvetler İç Hizmet Kanunu madde 8 ve 16) ve kanun ve nizamları ihlal etmemesi şarttır. ...;
hükümleri yer almaktadır.
Bu düzenlemelere göre, suça konu emrin askeri hizmete ilişkin olmasının yanı sıra, TSK İç Hizmet Kanununun 8 ve TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 30uncu maddeleri çerçevesinde açık, kısa, kesin ve anlaşılır nitelikte olması da gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda sanığa tebliğ edilen emir incelendiğinde; sanığın, mesleki bilgi, ilgi ve eğitim yönünden yetersiz olduğunun, verilen görevleri bilmediğini beyan ederek yapmadığının, ayrıca kendini geliştirme yönünde bir gayret sarf etmediğinin tespit edildiği belirtilerek, görevleriyle ilgili bilgi seviyesini arttırması ve kendini geliştirmesi için TSK Karargah Hizmetleri Yönergesini incelemesinin, okumasının, örnek yazı ve kayıtlar hazırlamasının istenildiği görülmektedir.
Buna göre, tebliğ edilen emrin amacının, sanığın bilgi seviyesini artırması ve kendini geliştirmesine yönelik olduğu, somut bir vazife ve emrin söz konusu olmadığı, dolayısıyla hizmete ilişkin bir emrin varlığından bahsedilemeyeceği; diğer taraftan, emrin konusunu oluşturan TSK Karargah Hizmetleri Yönergesinin kapsamı dikkate alındığında, okunması, incelenmesi ve örnek çıkartılması istenilen bölümlerin açıkça belirtilmemesi nedeniyle emrin muğlak olduğu, açık, kesin ve anlaşılabilir bir emrin bulunmadığı, bu nedenlerle yüklenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun unsurları yönünden oluşmadığı sonucuna varıldığından; direnilmek suretiyle kurulan mahkûmiyet hükmünün, sübut yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy