(1632 S. K. m. 50, 66, 68) (5271 S. K. m. 34, 230)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; ceza artırım gerekçesinin yeterli olup olmadığına ilişkindir.
Daire; sanığa yakalanmakla sona eren kısa süreli firar suçundan verilen temel cezanın, hizmet yaparken kaçması nedeniyle artırılması sırasında gösterilen gerekçenin yetersiz olduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; ceza artırımında gösterilen gerekçenin yeterli olduğunu ileri sürerek Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosyadaki delillerden; sanığın, 23.11.2007 tarihinde 07.00-09.00 saatleri arasında ...Komutanlığının 11 numaralı Kulesinde nöbetçi olduğu, saat 08.30 civarında silahını diğer nöbetçiye vererek spor yapacağından bahisle nöbet mahallinden ayrılarak, birliği izinsiz olarak terk ettiği, 25.11.2007 tarihinde yakalandığı anlaşılmaktadır.
Sanığa, bu nedenle mehil içi firar suçundan ASCKnın 68/1inci maddesi gereğince alt sınır üzerinden ceza tertip edildiği ve hizmet halinde firar etmesi nedeniyle de cezasının ASCKnın 68/2-B ve 50nci maddeleri gereğince 1/2 oranında artırıldığı görülmektedir.
Cezanın nasıl artırılacağını gösteren ASCKnın 50nci maddesi Bu kanunda bir suç için şahsi hürriyeti tahdit eden bir cezanın arttırılacağı yazılı olan yerlerde mezkur ceza mevzuubahis cürüm için muayyen olan cezanın iki misline kadar çoğaltılabilir. Şu kadar ki ceza o cürüm için kanunda yazılı azami haddi geçemez. şeklinde düzenlenmiştir.
ASCKda cezanın artırılmasını düzenleyen 50nci maddenin Askeri Yargıtay Dairelerinde farklı uygulanması nedeniyle ortaya çıkan içtihat aykırılıklarını gideren 24.05.1968 tarihli, 1968/2-1 Esas ve Karar sayılı Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararında özetle;
a) ASCKnın 50nci maddesinde aynı Kanunun, cezanın artırılacağını gösterdiği yerlerde, TCKnın 29uncu maddesinde de gösterilen genel kaideleri kapsadığı cihetle, bu maddede yer alan muayyen ceza deyiminin hakim tarafından tayin ve takdir edilen temel cezayı kapsadığına,
b) Anılan 50nci maddeye göre yapılacak artırmanın, kanunun o cürüm için tayin ettiği ceza miktarının azami haddinden fazla olamayacağına,
c) Hakim tarafından tayin ve takdir edilen temel cezanın, bu maddeye göre ancak iki misline kadar çoğaltılabileceğine, karar verilmiştir.
Bu karara göre; ASCKnın 50nci maddesi uyarınca yapılan artırımda, artırım sonucu verilecek cezanın, temel cezanın iki katını geçmemesi ve ayrıca kanunun o suç için belirlediği ceza miktarının üst sınırdan da fazla olmaması gerekmektedir.
ASCKnın 66/1-a maddesinde kıtasından veya görevi icabı bulunmak zorunda olduğu yerden izinsiz olarak altı günden fazla uzaklaşanların bir yıldan, üç yıla kadar hapsolunacakları belirtilmiştir.
Mehil içinde yakalananların cezasıyla ilgili ASCKnın 68inci maddesi, 66 ve 67nci maddelerde yazılı olan süreler içinde yakalananlara iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir.
Aşağıda yazılı hallerde, gün unsuru aranmaz ve ceza artırılır.
a) Fail beraberinde silah, mühimmat, savaş araç ve gerecini götürmüş ise,
b) Fail hizmet yaparken kaçmış ise, şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; hakim yasal gerekçesini göstermek suretiyle, takdir hakkını kullanarak ve yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kurulu kararını da göz önünde bulundurarak, ASCK'nın 50nci maddesine göre cezada artırım yaparken, temel cezayı iki misline kadar, ancak kanunun o suç için tayin ettiği ceza miktarının üst sınırını geçmeyecek şekilde serbestçe belirleyebilecektir. Ancak mahkemenin, bu takdirini kullanırken gösterdiği gerekçenin objektif, dosya içeriği ile uyumlu, fiile ve faile uygun adil ve tatmin edici olması gerekmektedir.
Yine mahkemece, kanunda öngörülen ceza artırımı belirlenirken, Anayasanın 141/3, 5271 sayılı CMKnın 34/1 ve 230uncu maddelerine uygun şekilde gerekçe gösterilmeli, bu gerekçenin yasal ve yeterli olması gerekmektedir.
Somut olayda, Birliğinden firar eden sanığın, yedi tam gün dolmadan yakalanması nedeniyle, Askeri Mahkemece, eyleminin ASCK'nın 68/1inci maddesi kapsamına giren mehil içi firar suçunu oluşturduğunun kabul edilmesinde ve kısa süre içinde yakalanmış olması gerekçe gösterilerek, alt sınır üzerinden temel ceza tayini ile cezalandırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Temel ceza bu şekilde belirlendikten sonra, Askeri Mahkemece, sanığın hizmet halinde iken firar suçunu işlemesi nedeniyle, cezası ASCKnın 68/2-B ve 50nci maddeleri gereğince artırılmıştır.
Bu artırımda, sanığın nöbet hizmetinde iken firar etmesi gerekçe gösterilerek, temel cezanın 1/2 oranında çoğaltıldığı görülmektedir.
Askerlikteki müşterek hizmetlerin yapılmasını ve devamını sağlamak maksadı ile bu hizmetlerin belli bir sıra ve süre ile subay, astsubay, askeri öğrenci, erbaş ve erler ile Silahlı Kuvvetler Teşkilatı içinde vazifeli olan bilumum sivil kişiler tarafından yerine getirilmesinden ibaret olan ve Anayasanın 72nci maddesinde ifadesini bulan vatan hizmetinin esasını teşkil eden nöbet hizmetinin; aksatılması halinde birliğin güvenliğinin zaafa düşeceği ve askeri disiplinin önemli derecede sarsılacağı açıktır. Dolayısıyla suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önüne alındığında, Kule Nöbetçisi iken firar eden sanığın, cezasının ASCKnın 68/2-B ve 50nci maddeleri uyarınca artırılması sırasında alt sınırdan ayrılmanın gerektiği, bu nedenle, hakimin, iyi ifade edilmemekle birlikte, firar suçunun nöbet hizmeti sırasında işlenmiş olmasının teşdit sebebi olduğunun kabulüyle, temel cezayı alt sınırdan uzaklaşarak 1/2 oranında artırmasının, takdir yetkisini bu şekilde kullanmasının hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak, Başsavcılık itirazının kabulüyle, Daire kararının kaldırılmasına, dava dosyasının temyiz incelemesine devam edilmek üzere Daireye iadesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy