(353 S. K. m. 205, 207) (5271 S.K. m. 223)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın temyiz sebeplerinin kabule değer görülüp görülmediğine ilişkindir.
Daire; sanığın temyiz istemini, hükmü temyiz etmesinde hukuki menfaati olmadığından dolayı kabule değer görmeyerek reddederken;
Başsavcılık; 6000 sayılı Kanun'un Geçici 1inci maddesinde, Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, Kanunun 21inci maddesiyle 477 sayılı Kanuna eklenen 61/A maddesinde belirtilen eylemler sebebiyle emre itaatsizlikte ısrar suçundan askeri mahkemelerce verilmiş ve henüz kesinleşmemiş olan hükümler ... hakkında; hükmü veren askeri mahkeme tarafından, ... dosya üzerinden inceleme yapılarak, ... karar verilir.
Bu dosyalardan Askeri Yargıtay Başsavcılığında ve Askeri Yargıtayda inceleme aşamasında olanlar, hükmü veren askeri mahkemeye iade edilir ve bunlar hakkında da birinci fıkra hükmü uygulanır. şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olduğundan, dava dosyasının Askeri Mahkemeye iadesi gerektiği görüşünü ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dava dosyasındaki delilerden; sanığın, 27.02.2009 tarihinde cep telefonu bulundurarak ve kullanarak emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davası nedeniyle yapılan yargılanması sonunda, toplanan deliller neticesinde, atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, CMKnın 223/2-e maddesi uyarınca beraatına karar verilmiştir.
353 sayılı Kanunun Temyiz edilebilen veya edilemeyen hükümler başlıklı 205inci maddesi, Askeri Mahkemelerce verilen hükümler temyiz edilebilir.
On beş yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümler kendiliğinden temyize tabidir.
Ancak;
A) Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan beraat hükümlerine,
B) Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere, karşı temyiz yoluna başvurulamaz. Bu hükümler hakkında 243üncü madde hükümlerine göre Askeri Yargıtaya başvurulabilir. şeklinde düzenlenmiştir.
Dolayısıyla, beraata ilişkin hükümlerin, hükmü temyiz etmesinde hukuki bir yararının bulunması durumunda, sanık tarafından temyiz edilmesi mümkündür.
Somut olayda, sanığın temyiz dilekçesi, aynen; ...18.06.2009 tarihinde ... K.lığı Askeri Mahkemesinde Emre itaatsizlikte ısrar ve Kendisini Askerliğe Elverişsiz Hale Getirme suçlarından dolayı duruşmam yapıldı ve duruşmam sonucunda almış olduğum ceza kararı yüzüme okundu. Bu karara istinaden dilekçemin temyize gönderilmesini istiyorum ... şeklindedir.
Temyiz dilekçesinde kullanılan ifadelerden, sanığın, hakkında verilen kararların ceza (mahkumiyet) kararı olduğundan söz ederek, temyiz isteminde bulunduğu görülmektedir.
Askeri Yargıtay kararlarında belirtildiği üzere, 353 sayılı Kanunun 207nci maddesine göre; temyiz, kural olarak hükmün hukuka aykırılığı sebebine dayanmalıdır.
Ancak, sanığın temyiz dilekçesinde; Askeri Mahkeme hükmünün, hukuka aykırı olduğuna dair ya da hükme veya onun özüne yönelik bir sebep ileri sürülmediği gibi; verilen beraat hükümleriyle hiçbir ilgisi bulunmayan ceza kararından bahsedilmektedir. Bu nedenle, 18.06.2009 tarihli dilekçesinin, hakkındaki beraat hükmüne yönelik temyiz istemini içermediği, sanıkla ilgili beraat hükmünün, 29.07.2009 tarihinde Adli Müşavir tarafından görülerek, temyiz edilmemesiyle, bu tarih itibarıyla kesinleştiği sonucuna varıldığından, Başsavcılığın itirazına atfen Daire kararının kaldırılmasına ve sanığın dilekçesine istinaden temyiz incelemesi yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy