(353 S. K. m. 227) (5271 S. K. m. 225)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklara yüklenen eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Daire; askeri hizmet verilen askeri kantinde alkollü içki içen sanıkların eylemlerinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağını kabul ederken;
Askeri Mahkeme; askeri birlik dışında Lojmanlar Bölgesinde bulunan askeri kantinde alkollü içki içilmesi eyleminin, emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığını belirterek, beraat hükmünde direnmiştir.
Dairenin bozma kararı üzerine, Askeri Mahkemece yeniden verilen beraat hükümlerinin direnme hükmü niteliğinde olup olmadığının öncelikli mesele olarak tartışılması gerekmektedir.
353 sayılı Kanunun 227nci maddesinde düzenlenen Direnme kararının özellikleri konusunda Kanunda herhangi bir açıklık bulunmamakta ise de, Yargıtay ve Askeri Yargıtayın yerleşik uygulamalarında kabul edildiği üzere; bir hükmün direnme hükmü olarak kabul edilebilmesi için, önceki hükümle direnmeye ilişkin hükmün aynı olması gerektiği benimsenmektedir. Bu bağlamda, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılması, bozmadan önce tartışılmayan hususların bozmadan sonra tartışılması, dosyaya yeni kanıtlar eklenip bunlara dayanılması, ilk kararda olmayan yeni ve değişik gerekçelerle hükme varılması Bozmaya eylemli uyma (Sebat) sonucu yeni bir kararın tesis edildiğinin göstergesi olup, hükmün direnme niteliğini yitirmesi sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda, Askeri Mahkemece, ilk beraat hükümlerinin Askeri Yargıtay 4üncü Dairesi tarafından sübut yönünden bozulmalarından sonra; sanıkların istinabe suretiyle bozmaya karşı beyanlarını tespit eden Askeri Mahkemenin, bozma kararına uyup uymama konusunda bir karar vermek üzere icra ettiği duruşmada, bozma ilamını ve sanıkların bozmaya karşı diyeceklerinin tespit olunduğu istinabe duruşma tutanağındaki beyanlarını okuduğu, Askeri Savcının da bozma kararına karşı diyeceğini sorduktan sonra direnme kararı verdiği, Verilen ara kararı müteakip sanıkların yokluklarında açık duruşmaya devam olundu cümlesini tutanağa geçirip, dava dosyasındaki yazılı delilleri okuduğu ve Askeri Savcının esas hakkındaki mütalaasını alıp, sanığın savunması ve son sözü yerine geçmek üzere dosyadaki ifadelerini okuduktan sonra, bozulan ilk hüküm gibi beraat kararları verdiği anlaşılmaktadır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 06.01.2005 tarihli ve 2005/6-4 sayılı kararında da belirtildiği üzere;
Askeri Yargıtay ve Yargıtayın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere; bozma kararına uyulmayıp ilk hükümde direnilmesine ilişkin karar, klasik yargılama faaliyeti sırasında alınan ara kararı niteliğinde olmayıp, ilk hükmün tekrar kurulacağına işaret eden nihai bir karardır. Direnme kararı alındıktan sonra yeni bir yargılama süreci başlamadığından, yapılması gereken sadece bozulan hükmün aynen tesis edilmesidir. Direnme kararı, bu karardan sonra verilecek hükmün niteliğini belirlediğinden, ondan ayrı düşünülmesi ve farklı aşamada verilmesi mümkün değildir.
İnceleme konusu dosyada, Askeri Mahkeme, direnme kararı verdikten sonra, başka bir yargılama işlemi yapmadan, doğrudan, bozulan ilk hükmünü aynen kuracağı yerde, ilk yargılama safhasında ikame olunan yazılı delilleri tekrar okumuştur. Yukarıda yapılan açıklamalara nazaran, bu uygulamanın usule aykırı olduğu açıktır. Ancak, direnme kararından sonra, yeni bir delil ikame olunmayıp ilk yargılamada yapılan muhakeme işlemlerinin tekrarlanması dışında yeni bir yargılama faaliyetine girişilmediğinden, bu usule aykırılığın, kurulan hükmün direnme niteliğine zarar vermediği, kararın direnilmek suretiyle kurulduğu sonucuna varılmış, ancak, Askeri Mahkemenin, yerleşik uygulamaya ve usule aykırı bu uygulaması tenkit konusu yapılmıştır.
Ayrıca, Askeri Mahkemenin; direnme hükmündeki Delillerin Takdiri ve Değerlendirilmesi bölümünde, ilk kararda olmayan yeni ve değişik bir gerekçe sunmadığı, herhangi yeni bir delil kabul etmeden ilk gerekçesindeki kabulü ile ilgili hususlara açıklık getirdiği görülmektedir.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece bozmadan sonra tesis edilen beraat hükümlerinin bu yönüyle de, direnme niteliğinde olduğu ve temyiz incelemesinin Daireler Kurulunca yapılması gerektiğine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre; sanıklar terhisli P.Er F.K. ve terhisli P.Er İ.Ö.nün, ...Komutanlığı emrinde askerlik hizmetlerine devam ettikleri sırada; kışla içinde alkollü içki içilmeyeceği yönündeki emrin P.Er F.K.ye 19.01.2009 tarihinde, P.Er İ.Ö.ye 20.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, olay günü olan 1 Haziran 2009 tarihinde sanıklardan P.Er F.K.nin Lojmanlar Bölgesinde bulunan askeri kantinde görevli olduğu, kantin sayımını bitirdikten sonra yine Lojmanlar Bölgesinde bulunan kafeterya görevlisi P.Er İ.Ö.nün de kantine geldiği, sanıkların kantinde buldukları biraları beraberce kantinin içerisinde içtikleri, olay günü Nizamiye Nöbetçi Astsubayı Bkm.Bçvş. R.S.nin gece saat 00.30 sularında devriye gezerken askeri kantinin camının ve ışığının açık olduğunu gördüğü ve sanıkları içki içerken tespit ettiği anlaşılmaktadır.
Sanıkların alkollü içki içtikleri kantinin bulunduğu lojmanlar bölgesinin kışla dışında olduğu, kantin binasının lojmanlar bölgesi ile kışla bölgesinin tam sınırında ancak lojmanlar bölgesinde yer aldığı, lojmanlar bölgesi ile kışlanın birbirinden tel örgüyle ayrıldığı, dosyadaki belge ve krokilerinden anlaşılmaktadır.
5271 sayılı CMKnın 225/1inci maddesi Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. hükmünü içermektedir. Bu hükme göre hüküm ile iddianamenin aynı maddi olaya ilişkin olması gerekmekte, iddianameye yazılarak dava konusu yapılmayan bir fiilden dolayı hüküm verme olanağı bulunmamaktadır.
İddianamede; iddia konusu edilen emre itaatsizlikte ısrar suçunun kışla içerisine alkollü içki sokulmayacağına ve kullanılmayacağına ilişkin hizmet emrini kapsaması nedeniyle, hükümde de; kışla içerisine alkollü içki sokulup sokulmadığı ve kullanıp kullanılmadığı hususlarının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Sanıkların bira içtikleri askeri kantinin kışla dışında bulunması nedeniyle, iddianamede iddia konusu edilen suçun işlenemeyeceği açıktır. Aynı zamanda, dosyada bulunan, ancak iddia konusu edilmemekle birlikte, gerekçeli hükümde de irdelendiği üzere; sanıklara tebliğ edilen emirde ... lojmanlar bölgesinde nöbet ve görev yerlerine içki, alkollü madde sokulmayacak, kullanılmayacak ... biçimde bir ibarenin bulunduğu görülmekle ve bu düzenleme ile askeri mahal dışında kalsa da, lojmanlar bölgesindeki askeri kantinde görev sırasında alkollü içki içilmesinin yasaklandığı anlaşılmakla birlikte; somut olayda, askeri mahal dışında kalan askeri kantinde, askeri hizmetin (görevin) yapılmadığı (Kantinin kapalı olduğu) bir anda geceleyin saat 00.30 sıralarında içki içilmesinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmayacağı, sanıkların eylemlerinin bu haliyle disiplin tecavüzü niteliğini taşıdığı sonucuna varıldığından, Askeri Savcının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile, Askeri Mahkemenin hukuka uygun bulunan beraat hükümlerinin onanmalarına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy