(1632 S. K. m. 132) (5237 S. K. m. 35, 141)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında arkadaşının (üstünün) bir şeyini çalmak suçundan mahkumiyet kararı verilirken, teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir.
Daire; sanığın eyleminin, arkadaşının bir şeyini çalmaya teşebbüs (üstünün bir şeyini çalmaya teşebbüs) suçunu oluşturduğunu kabul ederken;
Başsavcılık; sanığın eyleminin, arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu oluşturduğunu, teşebbüs hükümlerinin uygulama yeri bulunmadığını ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dava dosyasındaki delillerden; sanık, mağdur Tnk.Onb. S.Y., tanıklar Tnk.Er M.Ç. ve Tnk.Onb. C.K.nin, 22.11.2009 tarihinde saat 11.00 sularında koğuşta çarşı iznine çıkmak için hazırlandıkları, mağdurun 50 TLsini yatağının üzerine koyarak, üstünü kıyafetiyle örttüğü, koğuş içerisindeki dolabının önünde giyindiği, bir süre sonra parasının yerinde olmadığını fark ettiği, bu zaman diliminde sanık Tnk.Er E.G.nin, mağdurun 50 cm arkasında, tanık Tnk.Onb. C.K.nin 250 cm ilerisinde, Tnk.Er M.Ç.nin ise koğuşun sonunda mağdurdan oldukça uzakta bulunduğu ve koğuşta başka bir kişinin de bulunmadığı, mağdurun başta şaka yapıldığını zannettiği, arkadaşlarına parayı alıp almadıklarını sorduğu, arkadaşlarının parayı almadıklarını söylemesi üzerine parayı tanıklarla birlikte koğuşta aradıkları ancak bulamadıkları, bunun üzerine Tnk.Er M.Ç.nin arama yapalım demesi üzerine, herkesin üzerindekilerini çıkardığı, sanığın üzerinden 50 TL çıkması üzerine kendisine sorduklarında, sanığın parayı annesinin gönderdiğini beyan ettiği, ancak paranın seri numarasını alıp, bankada tespit ettirebileceğinin söylenmesi üzerine, sanığın, parayı muhafaza etmek için aldığını ifade ettiği anlaşılmakta, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
ASCKnın 132nci maddesinde, üstünün, arkadaşının veya astının bir şeyini çalanların cezalandırılacakları hüküm altına alınmış, ancak bu suçun yasal unsurları belirtilmemiştir. Askeri Yargıtay uygulamasında 5237 sayılı TCKnın kabulünden sonra bu Kanunun 141inci maddesinde düzenlenen basit hırsızlıkla ilgili unsurlar ASCKnın 132nci maddesi için de kabul edilmiştir.
5237 sayılı TCKnın 141/1inci maddesi, Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. hükmünü içermektedir.
Bu maddenin gerekçesinde, ... Almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır... denilmektedir.
Yine, 5237 sayılı TCKnın Suça teşebbüs başlıklı 35inci maddesi; Kişi işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. şeklindedir.
Bir suça teşebbüsten söz edebilmek için, o suçun kanuni tanımında belirtilen icra hareketlerine başlanılması, gerçekleştirilen fiilin neticeyi meydana getirmeye elverişli bulunması, icra hareketlerine başlanmış olmakla birlikte failin elinde olmayan nedenlerle bu hareketlerin tamamlanamamış olması veya neticenin meydana gelmemiş olması gerekmektedir.
Bu düzenlemeler kapsamında, hırsızlık suçunun tamamlanabilmesi için, hırsızlığa konu şeyin üzerindeki mağdurun zilyetliğinin son bulması gerekmektedir. Somut olayda; sanık parayı mağdurdan habersiz almış ise de; bir an bile olsa sanığın, mağdurun veya tanıkların kontrolü dışına çıkamadığı görülmektedir. Dolayısıyla, sanık sürekli ve kesintisiz takibe bile gerek kalmadan, neredeyse suçüstü haline yakın bir şekilde yakalanmıştır. Böylece, mağdurun, para üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanması olanaksız hale gelmeden parası bulunmuştur. Bu nedenle, sanığın eyleminin, tamamlanmadığı, teşebbüs aşamasında kaldığı sonucuna varıldığından; Başsavcılık itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy