(5237 S. K. m. 31, 32)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; yüklenen yakalanmakla sona eren mehil içi firar suçunu işlediği iddia olunan tarihlerde, sanığın askerliğe elverişli olup olmadığı hususunda aldırılan Sağlık Kurulu Raporunun yeterli olup olmadığına ilişkindir.
Daire; sanık hakkında Antisosyal kişilik örüntüsü tanısı bulunması nedeniyle, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve ek rapor aldırılmasının gerekmediğini kabul ederken;
Başsavcılık; sanık hakkında nitelikli yağma suçu ile ilgili infaz evrakının getirtilerek, ileri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısının niye konulmadığı ve suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı konusunda ek rapor aldırılması gerektiğini belirterek; Dairenin onama kararına itiraz etmiştir.
Dava dosyasındaki delillerden; sanığın 20.07.2008 tarihinde çıktığı çarşı izninden aynı tarihte birliğine katılması gerekirken katılmadığı,
25.07.2008tarihinde yakalandığı, bu suretle 20.07.2008-25.07.2008 tarihleri arasında yakalanmakla sona eren firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verildiği, bu kararın Askeri Yargıtay 1inci Dairesince onanması üzerine; Başsavcılık tarafından itiraz edildiği anlaşılmaktadır.
Yargılama aşamasında cezai ehliyeti ve askerliğe elverişliliği hususlarında doğan şüphelerin giderilmesi amacıyla, Çanakkale AskerHastanesinde adli gözlem altına alınan sanık hakkında düzenlenen Adli Rapor ve Sağlık Kurulu Raporunda; Antisosyal kişilik örüntüsü tanısı konulan sanık hakkında, askerliğe elverişli olduğu ve TCKnın 31-32nci maddelerinden istifade etmeyeceği belirtilmiştir. Sanığa ait sabıka kaydı incelendiğinde; hırsızlık suçlarından adli sicil kaydı bulunmasına rağmen, bu suçlara ait kararların ve infaz evrakının getirtilmediği, yine adli sicil kaydında bulunmamasına rağmen dava dosyasında; Uşak Ağır Ceza Mahkemesince nitelikli yağma suçundan beş yıl altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Evinde infaz edildiğinden bahsedildiği görülmektedir.
Somut olayda, sanığın, hırsızlık suçları ve gasp suçuyla ilgili mahkumiyet kararları ile infaz evrakı dava dosyasında bulunmaksızın adli gözlem işleminin yapıldığı ve hakkında Adli Rapor ve Sağlık Kurulu Raporu düzenlendiği görülmektedir. Bahsi geçen suçlara ait kararların ve infaz evrakının tamamının getirtilerek dava dosyasına konulmasından sonra, sanığın, psikiyatri kliniği ve hekimi bulunan bir askeri hastaneye sevk edilerek, hakkında İleri derecede antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulup konulamayacağına dair gerekçeyi de kapsayacak şekilde, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığını içeren Sağlık Kurulu Raporu ile Adli Raporun aldırılması ve elde edilecek sonuca göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, bu eksiklik giderilmeden noksan inceleme ve soruşturmayla hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu nedenle; Başsavcılık itirazının kabulüne, Daire kararının kaldırılmasına ve mahkumiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy