(1632 S. K. m. 87)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sübuta ilişkin noksan soruşturma bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Daire; internet konusunda uzman bir bilirkişi tayin edilerek, söz konusu internet güvenliğine ilişkin emrin kapsamının tam olarak tespitini müteakip, sanığın eyleminin bu emre aykırılık teşkil edip etmediği hususu ortaya konulmadan hüküm kurulmuş olmasının noksan soruşturma teşkil ettiğini kabul ederken;
Askeri Mahkeme; sanığa, tebliğ edilen izinsiz internet bağlantısı yapılmayacağına ilişkin emrin açık olduğu, 12 aydır askerlik şubesinde askerlik hizmetini yapan sanığın internet bilgisayarının kullanım şartlarını bilecek durumda olduğu, dolayısıyla verilen emre rağmen internete girmek suretiyle emri hiç yapmadığı, bu nedenle emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluştuğunu kabul ederek, Dairenin bozma kararına direnmek suretiyle tekrar mahkûmiyet kararı vermiştir.
Dosyadaki delillerden; sanığa, kişisel maksatlarla Askerlik Dairesi Karargâhı ve Askerlik Şubesi Başkanlıklarında kişisel telefon ve internet bağlantısı yapılmayacağı yönündeki internet güvenliği konulu emrin 20.02.2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu emrin hilafına hareket ederek 26.03.2010 tarihinde askerlik şubesine ait internet bilgisayarını önceden öğrendiği şifreyle açarak izinsiz olarak internete girdiği ve oynadığı bahis oyununun sonucuna baktığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
ASCKnın 87/1inci madde birinci cümlesinde yazılı Emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşabilmesi için, amir tarafından verilmiş bir emrin bulunması, emrin konusunun hizmete ilişkin olması, bu hizmet emrinin suçun faili olan ast yönünden özelleştirilerek somut hâle getirilmesi ve fail astın emre itaatsizlikte ısrar kastıyla hareket ederek emri hiç yapmaması gerekmektedir.
Dava konusu olayda, sanığa tebliğ edilen izinsiz internet bağlantısı yapılmayacak ve yaptırılmayacaktır şeklindeki emrin TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 30uncu maddesi çerçevesinde açık, kısa, kesin ve anlaşılır nitelikte olduğu, emrin kapsamının tespiti için Daire kararında belirtildiği gibi bilirkişi dinlenilmesine gerek bulunmadığı, sanığın, verilen emre aykırı hareket ederek askerlik şubesinde bulunan internet bilgisayarına izinsiz girmek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği sübuta ermiş bulunmaktadır.
Bu nedenle, Askeri Mahkemenin direnme gerekçesinin hukuka uygun ve isabetli olduğu ve sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde usul ve esas yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak; Anayasa Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli ve 28537 sayılı Resmi Gazetede gerekçesi yayımlanmış olan, 17.01.2013 tarihli, 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla; ASCKnın 47/1-A madde, fıkra ve bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ..kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile
ibaresinin ve ASCKnın Ek 10uncu maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş bulunmaktadır.
Anılan karar ile, ASCKnın 87nci maddesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçundan yargılanmakta olan sanık hakkında, kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini, belirlenmiş olan kısa süreli hapis cezasının ertelenmesini veya seçenek yaptırımlara çevrilmesini engelleyen kanun hükümleri iptal edildiğinden, Askeri Mahkemece, sanık hakkında anılan hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda araştırma, inceleme veya değerlendirme yapılması amacıyla, mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy