(1632 S. K. m. 12, 87)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan ve Daireler Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir.
Daire; görevinin gereklerine aykırı hareket eden sanığın eyleminin disiplin tecavüzü mesabesinde kalması nedeniyle, atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşmadığını kabul ederek, mahkûmiyet hükmünü esastan bozarken,
Başsavcılık; Konya Orduevi Müdürlüğünde uyulması gereken kurallar çerçevesinde resepsiyonda görevli sanığa verilen emrin, Orduevinde düzen ve disiplini sağlamaya yönelik ve bu bağlamda da hizmete ilişkin olduğu, buna göre sanığın kendisine yazılı olarak verilen ve imza karşılığı tebliğ olunan hizmet emrini yerine getirmemesinin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunu ileri sürerek Daire kararına süresinde itiraz etmiştir.
Dosya içerisinde mevcut belge ve beyanlardan, maddi olayın, başlangıçta olay ve iddia bölümünde izah edildiği şekilde cereyan ettiği anlaşılmakta olup, esasen bu konuda Daire ile Başsavcılık arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır.
Emre itaatsizlikte ısrar suçu ASCKnın 87/1inci madde ve fıkrasında Hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir seneye kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden veya emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmeyen, üç aydan iki seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar. şeklinde tarif edilip, cezası belirlenmiştir.
ASCKnın 87/1inci maddesindeki bu tanıma göre emre itaatsizlikte ısrar suçu;
1) Üst veya amir tarafından, hizmete ilişkin bir emrin verilmesi,
2) Astın bilerek ve isteyerek verilen emri;
a) Hiç yapmaması veya
b) Emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddetmesi ya da
c) Emir tekrar edildiği hâlde emri yerine getirmemesi, Şeklinde oluşmaktadır. TSKİçHizmetKanununun6ncımaddesihükmüdikkatealınarak, ASCKnın 12nci maddesinde tanımı yapılan hizmet kavramının; yazılı mevzuatta yapılması veya yapılmaması yazılmış olan hususlarla, yazılı mevzuatta yer almamakla birlikte bir amir tarafından yazı veya sözle emredilen bir askeri vazifenin madun tarafından yerine getirilmesi olarak anlaşılması gerekir.
TSK İç Hizmet Kanununun 7nci maddesinde de, Vazife: Hizmetin icap ettirdiği şeyi yapmak ve men ettiği şeyi yapmamaktadır. şeklinde tarif edilmiştir.
Bu tanımlar çerçevesinde iddia konusu somut olaya döndüğümüzde; Konya Orduevi Müdürlüğünde görevli sanığa 29.10.2010 tarihinde internet kullanma ve güvenlik talimatının tebliğ edildiği, bu talimata göre resepsiyon görevlilerinin hiçbir surette başkalarının şifresi ile veya hayali şifre üretip internetten faydalanamayacaklarının emredildiği, buna rağmen sanığın 05.11.2010 tarihinde internet kafe yönetici bilgisayarından internete bağlandığının tespit edilerek hakkında tutanak tutulduğu, dosya içerisindeki belgelerden anlaşılmaktadır.
Konya Orduevindeki resepsiyona bağlı bilgisayarlardan şifre ile internete girildiği ve orduevine gelen tüm personelin ücreti karşılığında kullanımına sunulduğu, söz konusu bilgisayarların askeri hizmet amacıyla kullanılmadığı, dolayısıyla internet hizmetinden yararlanılmasına ilişkin ve sanığa tebliğ edilen internet kullanma ve güvenlik talimatının, askerlik hizmet ve görevi ile ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığından Daire ilâmının isabetli ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmakla, Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy