(353 S. K. m. 227)
Daire ile Askeri Mahkeme arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; haksız tahrik indirim oranı konusunda olmasına karşın, Başsavcılık, sanığın bozma ilamına karşı diyeceklerinin tespiti amacıyla yazılan talimat cevabı beklenilmeden direnme hükmü kurulmasının, savunma hakkını kısıtlar nitelikte hukuka aykırılık olduğu görüşündedir.
Öncelikle usul yönünden yapılan incelemede; Askeri Mahkemece, sanığın, Askeri Yargıtay bozma kararına karşı beyanlarının tespiti için, 02.05.2012 tarihinde İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesine talimat yazıldığı, ancak; belirtilen talimatın akıbetinin araştırılmadığı gibi, henüz talimatla ilgili bir cevabi yazı gelmediği halde, bila ikmal cevap verildiğinden bahisle, talimat cevabının beklenmesinden vazgeçilmesine karar verilerek hükme ulaşıldığı anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun 227nci maddesinin son fıkrasında;
Sanık, müdafi, katılan ve vekilinin dosyada bulunan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da, duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, sanığın her halde dinlenilmesi gerekir. ... hükmü öngörülmüştür.
Davanın sanığın yokluğunda bitirilebilmesi için, dosyada mevcut ve bilinen tüm adreslerinden usulüne uygun biçimde aranması ve tüm bu aramalara rağmen bulunamamış olması gerektiği kuşkusuzdur. (Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 09.06.1995 tarihli ve 1995/1-1 E.K., Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 09.06.2006 tarihli ve 2006/153-149 E.K., 02.03.2006 tarihli ve 2006/60-54 E.K., 23.02.2006 tarihli ve 2006/33-42 E.K. sayılı ilamları da bu doğrultudadır).
Somut olayda; sanığa davetiye tebliğ olduğu halde duruşmaya gelmediği ya da bilinen tüm adreslerinden arandığı halde bulunamadığı vaki değildir. Kaldı ki, sanığın bozma ilamına karşı beyanları, istinabe suretiyle yetkili kılınan İstanbul Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından, 03.08.2102 tarihli istinabe duruşmasında tespit edilmiş ve 21.09.2012 tarihi itibarıyla dava dosyasına girmiştir.
353 sayılı Kanunun 227nci maddesinin son fıkrasında öngörülen haller gerçeklememiş olduğu halde, sanığın bozma ilamına karşı savunması tespit edilmeksizin hükme ulaşılması, önemli noktalarda savunma hakkının kısıtlanması mahiyetinde hukuka aykırılık teşkil ettiğinden, mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy