(5275 S. K. m. 105) (1632 S. K. Ek. m. 8) (5237 S. K. m. 50) (5402 S. K. m. 2) (ANY. MAH. 11.06.2009 T. 2006/42 E. 2009/73 K.)
Dosyanın incelenmesinde; Askeri Mahkemece, 20.11.2008 tarihli ve 2008/1468-1028 sayılı hükmü ile, hükümlü Hv.Lv.Kd.Çvş. Ö.Ynin 24.04.2007 - 12.09.2008 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, sonuç itibarıyla on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi sonucu Askeri Yargıtay 4üncü Dairesinin 12.05.2009 tarihli ve 2009/1038-1023 sayılı kararı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Hükümlü hakkındaki cezanın infazına 24.12.2009 tarihinde başlanıldığı, hükümlünün, cezanın yarısını iyi halle tamamladığından geriye kalan cezasının infazını Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu hükümlerine göre bir kamu kurumunda ücretsiz olarak tamamlanmasını talep etmesi üzerine, Askeri Savcılığın 20.04.2010 tarihli ve 2010/516 sayılı, talebin kabulüne karar verilmesini içeren yazısı ile Askeri Mahkemeden, bir karar verilmesinin talep edildiği, Askeri Mahkemece, kanun yararına bozmaya konu karar ile, hükümlünün kamuya yararlı işte çalışma talebinin kabulü ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılabilmesi amacıyla derhal tahliyesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
Konu ile ilgili yasal düzenelemeler incelendiğinde;
1632 sayılı Askeri Ceza Kanununun Ek 8inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları;
Sırf askeri suçlar
hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ... uygulanmaz.
...
Yedek subaylar hariç olmak üzere subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ve Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadro ve kuruluşunda çalışan sivil personel hakkında, askeri ve adliye mahkemelerince verilen kısa süreli hapis cezaları Türk Ceza Kanununun 50nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (d) bentlerinde yazılı olanlar dışındaki seçenek yaptırımlara çevrilemez.;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar başlıklı 50nci maddesinin birinci fıkrası, bu fıkranın (f) bendi ve beşinci fıkrası;
(1) Kısa süreli hapis cezası suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
....
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
...
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adli para cezası veya tedbirdir.;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun Diğer Cezalar, Tedbirler, Koşullu Salıverilme ve Tutukluluk Başlıklı İkinci Kitabının, Diğer Cezalar Başlıklı Birinci Kısmının, Kamuya Yararlı Bir İşte Çalıştırma ve Adli Para Cezalarının İnfazı Başlıklı Birinci Bölümünde yer alan Kamuya yararlı bir işte çalıştırma başlıklı 105inci maddesinin;
Birinci ve ikinci fıkraları, Türk Ceza Kanununun 50nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan kısa süreli hapis cezasının yaptırım seçeneklerinden kamuya yararlı bir işte çalıştırma; hükümlünün, ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde çalıştırılmasıdır. Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri, bölgelerinde bulunan bu tür kurumlardan hükümlüleri ne suretle çalıştırabileceklerine dair bilgi alırlar ve hizmetler listesini oluştururlar. Bu listeler mahkemelere verilir. Mahkeme, bu listelerden uygun gördüğü hizmeti ve süresini hükümlüye önerir ve bunu reddetme hakkına sahip olduğunu hatırlatır. şeklinde olup;
Bu maddenin karar tarihinde yürürlükte olup bilahare ilga edilmiş dördüncü ve beşinci fıkraları;
İki yıl ve daha az süre ile hapis cezasına mahkûm olanlardan, hükümlülük süresinin yarısını iyi halle geçirenlerin, istekleri bulunmak koşuluyla kendilerinin veya yasal temsilcilerinin veya Cumhuriyet Başsavcılığının istemi üzerine, mahkûmiyet sürelerinin geriye kalan yarısını kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına mahkemece karar verilebilir.
Mahkeme kararında belirtilen çalışma esasları ile rejimlere uymama halinde, geri kalan ceza aynen çektirilir.;
Hükümlerini içermektedir.
Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 11.06.2009 tarihli ve 2006/42 Esas, 2009/73 Karar sayılı kararı ile; 5402 sayılı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu (6291 sayılı Kanun ile adı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu olarak değiştirilmiştir)nun 2/2nci maddesindeki Asker kişiler hakkında statüleri devam ettiği sürece bu Kanunda belirtilen denetimli serbestliğe illişkin hükümler uygulanmaz şeklindeki hükmün, ceza adaleti bakımından asker kişiler ile siviller arasında eşitsizlik yarattığı ve Anayasaya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; TSKdan ilişiği kesilen astsubay hakkındaki on ay hapis cezasının infazı sırasında, cezasının yarısının iyi halle geçirilmesinden sonra 5275 sayılı Kanunun 105/4üncü maddesi gereğince kamuya yararlı işte çalışma infaz usulünün uygulanabileceği, ASCKnın Ek 8inci maddesindeki engelleyici düzenlemenin, bu hususu kapsamadığı sonucuna varıldığından, Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy