(5271 S. K. m. 324) (353 S. K. m. 205) (YİBK 26.05.1935 T. 1935/111 E. 1935/7 K.) (YCGK 09.10.2012 T. 2011/4-301 E. 2012/1800 K.) (YCGK 14.06.2005 T. 2005/1-66 E. 2005/65 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında ortaya çıkan uyuşmazlık; beraatle sonuçlanan davada kendisini avukatla temsil ettiren sanığın yararına vekalet ücreti hükmedilmemiş olması noktasından beraat hükmüne yönelik müdafiin temyizi nedeniyle, hükmün temyiz edilebilir nitelikte olup olmadığına ilişkindir.
353 sayılı Kanunun Temyiz edilebilen veya edilemeyen hükümler başlığını taşıyan 205inci maddesinin ilk fıkrası, askeri mahkemelerce verilen hükümlerin temyiz edilebileceğini öngörmüş, aynı maddenin 3üncü fıkrasının (A) ve (B) bentlerinde ise, üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adli para cezası gerektiren suçlarla ilgili beraat hükümlerine ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen diğer hükümlere karşı temyiz yoluna başvurulamayacağı düzenlenmiştir.
Sanığa yüklenen oda hapsi ceza yerinden kaçmak ve infaz şartlarına uymamak suçunun yaptırımının hapis cezası olması nedeniyle, beraatle sonuçlanan hükmün temyiz kabiliyetinin bulunmadığı söylenemez.
Ayrıntıları, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 26.05.1935 tarihli ve 111-7 sayılı kararında açıklandığı gibi, hüküm bir bütündür ve yargılama giderleri de hükmün tamamlayıcı parçasıdır. Dolayısıyla, 5271 sayılı CMKnın 324/1inci maddesi kapsamında vekalet ücreti, yargılama gideri kapsamında olduğundan (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.01.2009 tarihli ve 2009/9-3 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli ve 2011/4.MD-301 E., 2012/1800 K. sayılı kararı), hükmün müdafi tarafından sadece bu yönden dahi temyizi olanaklı bulunmaktadır.
Devletin kendisine yönelttiği suçla ilgili olarak yargılanan ve bu kapsamda avukat marifetiyle kendisini temsil ettiren sanığın; avukatına ödediği vekalet ücretinin bir kısmının (Davanın beraatle sonuçlanması halinde) kendisine ödenmesinde de, şahsi menfaatinin bulunduğu ortadadır (Vekalet ücretine, sanık yararına ve onun yaptığı masraflara ilişkin olarak hükmolunduğuna dair Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.06.2005 tarihli ve 2005/1-66 E., 2005/65 K. sayılı kararı).
Kanuna uygun olmak koşuluyla, müvekkilinin kişisel ve şahsi menfaatlerini korumaya yönelik taleplerde bulunma yükümlülüğü altında bulunan müdafiin de, beraatle sonuçlanan davada müvekkili yararına vekalet ücretinin ödenmesini isteme; Askeri Mahkemece de herhangi bir karar alınmamışsa veya alınmasına rağmen miktarında hata yapılmışsa beraat hükmünü, sadece bu yönüyle bile temyiz etme hakkı bulunmaktadır (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 29.09.2011 tarihli ve 2011/85-89 E.K. sayılı ilamı da bu doğrultudadır).
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 26.09.2013 tarihli ve 2013/88-86 sayılı, 29.09.2011 tarihli ve 2011/85-89 sayılı, 15.01.2009 tarihli ve 2009/9-3 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.10.2012 tarihli ve 2011/4.MD-301 E., 2012/1800 K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmolunmaması halinde, salt bu nedenle olsa dahi beraat hükmü tek başına temyiz edilebileceğinden, Başsavcılık itirazının kabulüne, temyiz isteminin reddine ilişkin Daire kararının kaldırılmasına ve temyiz incelemesi yapılmak üzere, dosyanın Daireye gönderilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy