(1632 S. K. m. 66) (AYDK. 22.03.2012 T. 2012/43 E. 2012/42 K.) (AYDK. 16.03.2006 T. 2006/63 E. 2006/64 K.) (AYDK. 19.11.2004 T. 2004/171 E. 2004/152 K.) (AYDK. 20.02.2003 T. 2003/11 E. 2003/9 K.)
Daire ile Başsavcılık arasında itiraza konu olan uyuşmazlık, sanığın 25.9.2014-8.12.2014 tarihleri arasındaki eyleminin zincirleme firar suçunu mu; iki ayrı firar suçunu mu oluşturacağına yöneliktir.
Daire; sanığın 25.9.2014-8.12.2014 tarihleri arasındaki eyleminin zincirleme firar suçunu oluşturduğuna karar vermişken;
Başsavcılık; iki ayrı firar suçunu oluşturduğunu ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Dosya kapsamından, sanığın, 25.9.2014 tarihinde gönderildiği çarşı izninden aynı gün dönmesi gerekirken dönmediği, bilahare 19.10.2014 tarihinde saat 16.30'da Birliğine katıldığı, aynı gün (19.10.2014 tarihinde) tekrar Birliğinden firar ettiğinin, saat 21.00'da yapılan akşam yoklamasında tespit edildiği, bir süre firar hâlinde kalan sanığın, 8.12.2014 tarihinde yakalandığı, maddi olay olarak anlaşılmakta ve bu hususlarda bir uyuşmazlık bulunmamakta olup, sanığın, eylemlerine ilişkin suç vasfının tespit edilebilmesi hususunda yeterli delil bulunduğundan, sanığın katılışı sonrasında akşam yoklamasına katılıp katılmadığı, kazan defterine dahil edilip edilmediği hususlarında araştırma yapılmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.
Üyeler
ve
; sanığın, eylemlerine ilişkin suç vasfının tespit edilebilmesi hususunda sanığın katılışı sonrasında akşam yoklamasına katılıp katılmadığı, kazan defterine dahil edilip edilmediği hususlarında araştırma yapılmasına gerek olduğu şeklindeki gerekçeleriyle çoğunluğun görüşüne katılmamışlardır.
Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatları ile de ortaya konulduğu üzere, firar ve izin tecavüzü gibi süreklilik gösteren (mütemadi) suçlarda, failin yakalanması, Birliğine dönmesi veya bu amaçla resmi mercilere müracaat etmesi hâllerinde suç tamamlanmakta, bundan sonraki kaçma eylemleri ayrı bir suçu oluşturmaktadır.
Ancak, katılma veya resmi mercilere müracaat hâllerinde suçun tamamlandığının kabulü için, failin eylemini sonlandırmak iradesiyle hareket etmiş olması gerekmekte, bir başka vesileyle bu eylemlerin yapılmış olmasının, devam etmekte olan suçu sonlandırmayacağı kabul edilmektedir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 7.11.2013 tarihli ve 2013/109-107 E.K.; 22.3.2012 tarihli ve 2012/43-42 E.K.; 16.3.2006 tarihli ve 2006/63-64 E.K.; 19.11.2004 tarihli ve 2004/171-152 E.K.; 20.2.2003 tarihli ve 2003/11-9 E.K.; sayılı ilamları da aynı doğrultudadır).
Somut olayda, ailesinin Birliğine katılması yönünde telkin ve tavsiyede bulunması üzerine Birliğine katılan, hakkında uyum bozukluğu tanısı bulunan ve 19.10.2014 tarihinde tekrar Birliğinden firar ettiğinin, saat 21.00'da yapılan akşam yoklamasında tespit edilmesi nedeniyle Birliğine katılışı sonrasında hangi saatte firar ettiğinin tespitinin mümkün olmayan sanığın Birliğinde kaldığı sürenin kısalığı, hakkında herhangi bir resmi işlem yapılmadan ve herhangi bir faaliyete katılmadan birliğinden ayrıldığı dikkate alındığında firar eylemini sonlandırma iradesinin bulunmadığı, 25.9.2014-8.12.2014 tarihleri arasındaki eyleminin tek bir firar suçunu oluşturduğu sonucuna varıldığından Askeri Yargıtay Başsavcılığının sanığın eyleminin iki ayrı firar suçunu oluşturduğu yönündeki itirazının reddine, itiraza atfen Daire kararının kaldırılmasına, temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının anılan Daire Başkanlığına gönderilmesine karar verilmiştir.
Başkan
, Üyeler
ve
; sanığın 25.9.2014-8.12.2014 tarihleri arasındaki eyleminin iki ayrı firar suçunu oluşturduğu görüşüyle, çoğunluk kararına katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 29.2.2016 tarihli ve 2015/2514-2698 E. (İtiraz: 2016/10) sayılı tebliğnamesi ile yapılan itirazın REDDİNE;
Askeri Yargıtay Başsavcılığının itirazına atfen ve resen, Askeri Yargıtay 4üncü Dairesinin 2.2.2016 tarihli ve 2016/48-66 E. K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
Temyiz incelemesine devam edilmek üzere dava dosyasının Askeri Yargıtay 4üncü Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE;
28.4.2016 tarihinde, Başkan
, Üyeler
ve
nin karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy