(1632 S. K. m. 68)
Daire ile Başsavcılık arasında itiraza konu olan uyuşmazlık, hastaneye sevk edilip de hastaneye hiç uğramadan firar eden sanığa yol süresi verilip verilmeyeceğine yöneliktir.
Daire; MSB Asker Alma Yönergesinin 2'nci Bölüm 6'ncı Kısmının 8/c, d maddesine göre, aynı garnizonda olsa bile, hastaneye sevk edilen yükümlülere bir günlük yol süresi tanınması gerektiğine karar vermişken;
Başsavcılık; hastaneye sevk edilip de hastaneye hiç uğramadan firar eden sanığa yol süresi verilmemesi gerektiğini ileri sürerek, Daire kararına itiraz etmiştir.
Sanığın, 18.9.2012 tarihinde, aynı garnizonda bulunan Birliğinden, muayene olmak için
Devlet Hastanesine sevk edildiği, aynı gün saat 18.00 itibarıyla tutulan tutanakta hastaneden Birliğine dönmediğinin tespit edildiği, Birlik Komutanlığınca ve Askeri Mahkemece yapılan araştırmalarla da, sanığın hastanede kayıt yaptırmaksızın Hastaneyi terk ettiği, 20.9.2012 tarihinde saat 06.45'te Keşanda polis tarafından yakalandığı maddi vaka olarak tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
MSB Asker Alma Yönergesin 2'nci Bölüm 6'ncı Kısım 8. maddesinde yol süreleri;
8. Yol Süreleri
a. Erbaş ve erlere askerlik şubelerinden eğitim merkezlerine ve hastaneye sevklerinde, hastanelerden kıtalarına sevklerinde, hava değişimi sona eren yükümlülerin kıta veya kurumlarına sevklerinde, izine gidenlere, izin aşımı ve firarların kıta veya kurumlarına sevklerinde verilecek yol izin süresi üç günü aşmayacak şekilde,
(1) 800 kilometreye kadar olan mesafelere bir gün,
(2) 801-1600 kilometre arası mesafelere iki gün,
(3) 1601 kilometre ve daha fazla mesafelere üç gün yol süresi verilir.
d. Askerlik şubesinden eğitim merkezleri ve birliklerine sevk edilenlere, kıtalarından hastanelere veya hastanelerden kıtasına sevk edilenlere de yol izni verilir. şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenleme dikkate alındığında vaka kanaat raporu ve şüpheli ifade tutanağından saat 08.00da Birliğinden, muayene olmak için ayrılan sanığa, sevk tarihi hariç olarak bir gün yol süresi verilmesinin gerektiği, sanığın hastanede kayıt yaptırmaksızın hastaneyi terk etmesinin yol süresi tanınması gerektiği sonucunu değiştirmediği, yönergede bu hususa ilişkin bir istisnai düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenle de sanığa, 18.9.2012 tarihinde saat 24.00dan itibaren bir günlük yol süresi tanındığında, 19.9.2012 tarihinde saat 24.00'a kadar Birliğine dönebileceği, sanığın ise, 20.9.2012 tarihinde saat 06.45'te yakalanarak ele geçtiği, bu durumda gün unsurunun tamamlanmadığı ve sanığa atılı suçun oluşmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün sübut yönünden bozulmasına ilişkin Daire kararının yerinde olduğu sonuna varılmış ve Başsavcılığın itirazının reddine karar verilmiştir.
Üye
; hastaneye sevk edilip de hastaneye hiç uğramadan firar eden sanığa yol süresi verilmemesi gerektiğini belirterek, çoğunluk kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 29.1.2016 tarihli ve 2015/1890-2145 E. (İtiraz: 2016/6) sayılı tebliğnamesi ile yapılan itirazın REDDİNE;
Üye
karşı oyu ve oy çokluğu ile;
3.3.2016 tarihinde, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy