(1631 S. K. m. 152, 231, 241)
Filvaki duruşmada müddei umumilik vazifesini görecek askeri adli hakim veya zabiti adlinin de hazır bulunması ve Müddeiumuminin gıyabında duruşma yapılmış olmasının mutlaka kanuna muhalefet edilmiş sayılması askeri usulün 152 ve 231.maddeleri ahkamındadır. Aksi sabit olmayınca duruşmanın böylece cereyan eylemiş olduğunu kabul zaruridir.
Duruşmanın müddeiumumi huzurile cereyan eylemiş olduğunun zabıtnamede zikr ve tasrih edilmemiş olması, müddei umuminin hazır bulunmadığını ispat etmez ve ancak bir usul hatası teşkil edebilen bu hal yani müddei umuminin hazır bulunduğunun zabıtnamede gösterilmemesi hiç bir suretle hükme müessir bir muhalefeti kanuniye arz etmez.
Hadisede duruşmanın müddei umumi huzurile cereyan etmediği sabit değildir. Ve bu hususta taraflarca dermeyan edilmiş bir temyiz sebebi de mevcut değildir. Bu hususta tebliğnamede resen dermeyan edilmiş olan mütalaa, değil zabıtnamedeki ademi tasrihe istinat etmektedir. Böyle bir mütalaanın kabulile hükmün bozulması duruşmada müddei umumi bulunmamasından nütevellit ve hükme müessir bir muhalefeti kanuniye değil belki müddei umuminin hazır bulunduğunun zabıtnamede gösterilmemiş olması gibi hükme gayri müessir bir usul hatasına müntehi olur ki usulün 241. maddesi buna manidir. İkinci dairenin itiraz olunan kararı bu esas ve mülahazaya müstenittir. 21 Haziran 934 tarih ve 456/495 numaralı karardan bahsolunan adliye hakimlerinden ve ağır ceza mahkemesi azasından bir zatın askeri mahkemede müddei umumi olarak bulundurulması o hadiseye ait duruşma zabıtnamesile sabit bulunmuş ve bu noktai nazardan itiraz olunan kararla misal olarak irae edilen bu karar arasında ve ne de mukarreratı saire arasında tevhidi içtihadı mucip bir mübayenet görülememiştir. Bu sebeplerden dolayı varit bulunmayan itirazın reddine 21 Teşrinievvel 1934 tarihinde ekseriyetle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy