(1412 S. K. m. 343)
Kars müstahkem mevki müstakil koşulu sahra taburu 1.Bl. eratından Esme oğlu Osman ile aynı Bl.den Mustafa Durmuşun (8) hayvanın ölümüne sebebiyet vermekten meni muhakemelerine dair bu mevki 1.Top.A.Mahkemesinden 23/1/941 de verilen hüküm ve bu hükmün yazılı emir yolu ile bozulması M.M.Vekaletinden talep edilmekle birinci dairece 8/4/941de hükmün bozulmasına ve 22/5/941de mezkur kararın tavzihine dair verilen karara karşı bu kere yine M.M.Vekaletinden tevhidi İçtihat talep edilmekle gönderilen dava evrakı Müddei Umumiliğin 4/9/941 tarihli tebliğnamesi ile heyeti umumiyeye gelmiştir.
M.M.VEKALETİNİN TALEPNAMESİNDE: Askeri Muhakeme Usulü Kanunun 272.Maddesi 3.numaralı bendi mahkemelerde davanın esasında şamil olarak verilen hükümlerin yazılı emirle yapılan teşebbüsat neticede bozdurulması halinde aleyhe tesir etmeyeceğini amirdir. Mahkemelerde davanın esasını halleden kararlar beraet,mahkumiyet,af ve hukuku amme davasının sukutu olduğuna göre bu kararlar haricinde verilen kararların aleyhe tesir edeceği anlaşılmaktadır.
Bu husus mezkur maddenin 5.numaralı bendinde daha vazih olarak gösterilmekte ve (eğer bozma davanın esasını halletmeyen kararlara dair ise yeniden yapılacak tetkik ve tahkik neticesine göre icap eden karar verilir.) demek suretile teyit etmektedir. Nihai ve kati mahiyeti haiz olmayan (As.Mu.U.K.nun 127. Ve C.Mu.U.K.nun 198.) bu madde tahkikatın ikmali neticesinde verilen kararın aleyhe tesir etmiyeceğine dair bir kaydi ihtiva etmemekte bulunmasına ve meni muhakeme kararı da davanın esasını halletmeyen kararlardan bulunmasına ve mahkemeden de sadır olmamasına göre yazılı emirle kaldırılması halinde aleyhe tesir edeceği aşikardır.Gerek 4/6/941 gün ve 41/2746 sayılı yazımızda mevzu bahsettiğimiz Askeri Temyiz Mahkemesinin 29/5/941 tarih ve 478/515 sayılı kararı, gerekse Umumi Temyiz Mahkemesinin ceza heyeti umumiyesinin sureti ilişik 31/3/930 tarih 35 esas 37 karar sayılı içtihadı da bu merkezdedir.
Askeri Temyiz Mahkemesi işbu mevzuata aykırı düşen içtihadında israr ettiği takdirde kanunun manasını sarahaten tayin ve birbirine muhalif ve içtihatlara nihayet vermek üzere keyfiyetin bu esaslar dahilinde tefsir yolile halli cihetine tevessül edilecektir. Keyfiyeti geciktirecek olan böyle bir talebe mahal kalmamak üzere işin evvelki yazımız veçhile As.Tz.Mh.Heyeti Umumiyesinde tevhidi içtihat yoluyle halledilmesi maslahata daha uygun düşeceğinden lazım gelen teşebbüsatta bulunulması istenmektedir.)
TEBLİĞNAMEDE: Vekaleti Celilenin 11-8-941 tarih ve 41/3718 sayılı ve tevhidi içtihat talebini mütezammın teklifi incelendi:
Birinci Ceza Dairesinin 29-5-940 tarih ve 515-478 sayılı karar yazılı emirle bozulan meni muhakeme kararlarının Askeri Usulün 272.maddesinin 5 numaralı fıkrası dahilinde yeniden yapılacak tetkik ve tahkik neticesine göre kanuni bir mecra takip edeceğini müeyyit görünmekde, aynı dairenin 23-5-941 tarih ve 701/586 sayılı kararı ise bu türlü bozmaların müktesep haklara halel getirmiyeceğini tesbit ederek birinci karara nazaran muhalif bir karakteri haiz bulunmaktadır. Askeri Usulün 272. Maddesinin 5 numaralı fıkrasının sarih metnine nazaran son kararın birinci karara göre tadil ve tevhidinin muvafık olacağı mütaleasile dosyayı askeri usulün 248.maddesinin 3 numaralı fıkrasına tevfikan Umumi Heyete tevdi ederim.
TEMYİZ HEYETİ UMUMİYE KARARI: As.Us.272. ve Ceza Muh.Us.K.nun 343. maddeleri ruh ve manalarına göre davanın esasını halleden hükümler üzerine yazılı emir yolile vaki temyiz bozma kararlarının alakalıların aleyhine müessir olamıyacağı anlaşılmakta ise de meni muhakeme kararları davanın esasını halleden kararlardan olmamasına ve bu gibi kararların bozulması halinde alakalıların aleyhine müessir olacağı As.Us.272.maddesi 5.fıkrası açık ibaresinden ve keza Ceza Muh.Us.K.nun 343. Maddesi 2.fıkrası son ibaresindeki (
.Sorgu Hakimi Kararları
..) hakkında denilmek sureti ile de bu ciheti teyit etmekte bulunmasına göre meni muhakeme kararlarının yazılı emirle bozulması halinde alakalıların aleyhine müessir olacağı cihetle dairenin 22/5/941 tarih ve 701-586 sayılı tavzih kararı ile o kararın suduruna esas olan 8/4/941 tarih ve 388/324 sayılı kararın kaldırılmasına ve M.M.Vekaletinin talebi veçhile As.Us.272.maddesi 5.fıkrasına tevfikan BOZULMASINA 25/11/941 tarihinde ekseriyetle karar verildi.
MUHALEFET: Meni muhakeme kararları da As.Us.272. maddesinin 3 ve 5. fıkralarında zikredilen davanın esasını teşkil eden kararlardan olup vazıı kanunun kastettiği herhangi bir davanın esasını teşkil etmeyen kararların (takibatın tatili,tahliye,tevkif,haciz vaz ve fekki ve diğer mümasili hüküm ve kararlar) maksut bulunduğuna ve yine mezkur usulün 126. maddesi müeddası da işbu meni muhakeme kararları hakkında vaz ettiği hükmün muhalifi mefhumu da bunu teyit etmekte olduğuna göre ve dairenin 22/5/941 tarih ve 701/586 sayılı kararı ile 29/5/940 tarih ve 515/478 sayılı kararların tevhidini icabettiren sebepler bulunmadığı ve binaenaleyh 22/5/941 tarihli dairenin bozma kararının maznunların aleyhine tesir etmemesi muktazi ve bu husus hukuk kaide ve esaslarına da uygun ve bu keyfiyet öteden beri müesses ve müteamil bulunmasına binaen tevhidi içtihatı mucip sebepler bulunmadığından bu yoldaki talebin reddine karar verilmesi reyindeyiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy