(1631 S. K. m. 200, 301)
Duruşma zabıtnamelerinde imza noksanı bulunması bozma sebebi olacak mahiyette kanuna muhalefet teşkil edip etmeyeceği hususunda Askeri Temyiz Mahkemesince müesses içtihatla ahiren Umumi Heyetin 25.1.943 gün ve 2315/3555 sayılı kararları arasında tezad ve mübayenet görülmekle bu tezad ve mübayenetin telifi ve içtihadın tevhidi için bu işe müteallik evrak Müddeiumumiliğin 6.5.943 tarihli talepnamesile gelmiştir.
TALEPNAMEDE: Duruşmalarda tutulacak zabıtnameden maksat, duruşmanın cereyanı suretini ve esaslı noktalarının kanuna mutabakatını yüksek derecedeki mahkemede isbat etmektir; zabıtnamelerin haiz olduğu kuvvetin katiyetine karşı bir sahtelik iddiası dermeyan ve bu iddiada tahakkuk etmedikçe zabıtnamelerdeki zuhul ve teseyyüpler ve imza noksanları mahkeme heyetinin veya imzasını unutan hakimin kabul ve tasdiki ile daima tashih ve ikmal olunabilir; Bilhassa hakimler imzalarını koymayı unutmuşlar ise, bu noksan ehemmiyeti haiz olmayıp imzasını unutan hakim tarafından her zaman, hatta bu sebebe istinaden hüküm temyiz edildikten sonra dahi ikmal olunabilir. Ve hatta bu gibi hallerde temyiz layihası hakkındaki mehil ikmal edilen hükmün tebliğinden itibaren cereyana başlar.
Yukarıda arzettiğim mütalaaları kanunumuzun iktibas edildiği Alman Muhakeme Usulü Kanununu şerh eden Schwartz ve Löwenin şerhlerinden ve Alman Temyiz Mahkemesinin içtihatlarından alarak Yüksek Mahkemenize arzettiğim gibi bu içtihadı şimdiye kadar Müddeiumumilik Makamınca bu suretle ikmal ettirilen bir çok hükümlerin yüksek Askeri Temyiz Mahkemesince kabul edilmiş olması ile de teyit ederim. Askeri Temyiz Mahkemesi Umumi Heyetinin 113/915 sayılı ve 20/4/943 tarihli ve 3230/3610 sayılı ve 20/4/943 tarihli kararları ile ahiren ittihaz ettiği içtihat evvelki içtihatlarına tamamen aykırı olduğu gibi bu yeni içtihat evvelki mütalaamda da arzettiğim gibi bir çok davalar hakkında yeniden duruşma açılmak suretile ağır bir külfeti ve muhakemelerin sürüncemede kalmasını intaç edeceğinden ve usul hukukumuzda duruşmada bulunduğunu ve muhakeme ve hükme iştirak ettiğini bilahara imzası ile kabul ve tasdik etmiş olan bir hakimin bu beyanının, sahteliği sabit olmadıkça, ademi kabulünü gösteren hiç bir hüküm mevcut olmadığından ve hatta ayni hadise askeri temyiz mahkemesinin dairelerince de vaki ve mesbuk olduğundan Temyiz Mahkemesinin bu husustaki mütebayin içtihatlarının mütalaam veçhile tevhidini askeri usulün 248.maddesine istinaden isterim.
TEMYİZ UMUMİ HEYET KARARI: Zabıtnamelerde imzanın noksan bulunması askeri usulün 200 ve 231.maddeleri hükümlerine göre kanuna muhalif ahvalden bulunması hasebile bu kanuni noksanın idari yoldan ikmalına mesağ yoktur. Ancak imza noksanından dolayı hükmü bozarak evrakı davanın uzun müddet sürüncemede bırakılması suretile hak ve adaletin tecellisini tehir etmek bakımından doğru olmayacağı cihetle diğer temyiz sebeplerinin de birlikte tetkik edilerek bozulacak başka nokta varsa cümlesinin birden karara bağlanması vazıı kanunun maksadına uygun düşeceğinden badema ona göre karar ittihazı lazım geleceğine askeri usulün 248. maddesinin 3.fıkrasına tevfikan 11.05.1943 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy