(1631 S. K. m. 248)
Ceza Kanunlarındaki Fevkalade hallere mahsus hükümlerin 4276 numaralı kanundan evvelki zamandan itibaren mi yoksa bu kanunun mer'iyeti tarihinden itibaren mi tatbik edileceği hususunda As.Tz.Mahkemesince ittihaz edilen kararlar arasında tezad ve mübayenet görülmekle işbu tezad ve mübayenetin te'lifini ve içtihadın tevhidi için bu hususa müteallik evrak Müddeiumumiliğin 11/2/943 tarihli talepnamesiyle gelmiştir.
TALEPNAMEDE: 1- 4276 sayılı kanun hakkında B.M.M. adliye encümeninden yazılan esbabi mucibe mazbatasında "cezai hükümleri mutazammın herhangi bir kanunda yazılmış veya yazılacak fevkalade hallerin mevzuatımızdan istidlal yolu ile anlaşılarak şiddetli ceza tertibini amir bulunan kanunların tatbikatında telekki ve içtihat farkları tevlidi ile maksat ve madelete uyamıyacak neticeler husule getirebileceğinden bunun sarih bir kanun hükmüyle tayin edilmesinde lüzum ve zaruret görülerek cezai hükümleri ihtiva eden kanunlardaki fevkalade hallerin ne olduğunu müstakil bir kanun ile temin etmek mülahazasiyle bu kanun layihasının tanzim edildiği" yazılıdır. Mezkur mazbatanın ifade ettiği manaya ve bilhassa (cezai hükümleri mütazammın kanunlarda yazılmış veya yazılacak) kelimelerinden de sarahaten anlaşıldığına göre 4276 sayılı kanun ile tarif olunan fevkalade hal bu kanunun neşrinden evvel çıkan kanunlardaki (fevkalade hal) mefhumuna da şamildir.
2- As. Tz. Mahkemesi 1.Dairesinin 3508 karar ve 3604 esas sayılı 18.1.943 günlü kararında da bu mütalaa kabul ve olsuretle hüküm verilmiş olduğu halde 50 karar, esas 111 sayılı ve 27.1.943 günlü kararında ise evvelki karardan rücu edildiği görülmüştür.
3- Her iki karar arasındaki mübayenetin 1 No.lu fıkrada gösterilen sebebler ve dermeyan olunan mütalaa vechile kaldırılması ve bu suretle her iki içtihadın birleştirilmesi için As. Usulün 248.maddesinin 3.No.lu fıkrasına istinaden bu kararlara taalluk eden dava dosyaları umumi heyete tevdi olunmuştur.
TEMYİZ UMUMİ HEY'ET KARARI: Md. U.liğin içtihat tevhidi talebinde izah edildiği veçhile 4276 No.lu kanunun neşri sadece mahkemelerin takdirine kalmış olan fevkalade halin mevcut olup olmadığı keyfiyetini takdir çerçevesinden çıkarmış olup neticeden gerek kanunun neşrinden evvel ve gerek neşrinden sonra işlenmiş olan suçlar üzerine bir fark husule getirmemiştir. 4276 No.lu kanunun neşrinden evvel askeri mahkemelerce fevkalade halin mevcudiyetine göre verilen müteaddit hükümlerin Büyük Millet Meclisince tastik edilmiş olması da bu noktai nazarı teyit eder en kuvvetli bir delil bulunması hasebiyle fevkalade halin 4276 No.lu kanunun neşrinden evvel de mevcut olduğuna As. Usulun 248.maddesinin 3.fıkrası mucibince 11/Mayıs/1943 de ekseriyetle karar verildi.
MUHALEFET: 4276 Numaralı kanunun müzakeresinde serdolunan esbabı mucibeye ve 4276 sayılı kanun hükmüne göre bu kanunun neşrinden evvel fevkalade halin cezai hükümler hakkında mevcut olmaması lazım geleceği kanaatındayız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy