(1111 S. K. m. 78)
Tebdilhava müddetini geçirmekten suçlu 6. Tüm. muhabere bölüğü erlerinden Ahmet Erdoğan hakkında bu tümen makhemesinden 12 Nisan 944 de verilen ve Temyizin tetkikinden 26 Mayıs 944 de geçen karara müteallik, tevhidi içtihat kararının verilmesi Müddeiumuilik tarafından istenilmekle bu hususa ait dava evrakı Müddeiumumiliğin 5 Haziran 944 tarihli tebliğnamesile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Tebdilhava müddetini tecavüzden suçlu Ahmet Erdoğan hakkında temyiz mahkemesinden ittihaz edilen, itirazların reddine dair 26 Mayıs 944 tarihli 1735/1708 sayılı kararın aynı hususa mütedair 3.2.944 tarih 363/360 sayılı ve 12.1.944 tarih 2/91 sayılı kararları ile tekarrur eden içtihada mübayin görüldüğünden Askeri Usulün 248. maddesi mucibince içtihatların tevhidine karar verilmesini talep eder evrakı Umumi Hey'ete tevdi eylerim.
TEMYİZ HEY'ETİ UMUMİYE KARARI: Askerlik K.nun muaddel 78 nci maddesinin 3.bendinde yazılı 3 aydan fazla tebdilhavalı olanların birliklerile alaka ve irtibati kesileceği ibaresine istinaden bu gibilerin şubeleri tarafından aranılarak müddetlerinin hitamında yeni mahalli mürettiplerine sevk edilmedikleri takdirde böylelikle geçirdikleri tebdilhava müddetinden dolayı kendilerine ceza mes'uliyetinin terettüp edemiyeceği Muddeiumumiliğin 5/Haziran/944 tarih ve 1735 sayılı tebliğnamesinde zikrolunan daire kararlarında beyan ve izah olunmaktadır. 1.Ceza dairesinin 26/Mayis/944 gün ve 1735 sayılı kararında da tebdilhava müddetlerini ikmal edenlerin askerlik şubeleri tarafından takip edilerek sevk edilmemeleri kendilerini cezadan kurtaramıyacağı beyan edilmekte ve bu suretle evvelce ittihaz olunan kararlarla bu karar arasında esbabı mucibe bakımından mübayenet görülmekte olduğundan bahisle mezkur daire kararları arasında nazara çarpan tahalüfün tevhiden içtihat tarikile giderilmesi hakkında Md.U.likçe vaki dilek bu itibarla varit görülmüştür.
Birbirine zıd olan bu iki içtihat kararının birleştirilmesine ve 3 aydan fazla tebdilhava alanların 1111 sayılı K.nun 78 nci maddesinin son fıkrasının mefhum muhalifi nazara alınarak birliklerile irtibati kalamıyacağından dolayı bunların olbaptaki talimata tevfikan daimi takip ve murakebesinin şubeleri tarafından mustemiren tatbiki ve yeni mahalli mürettep gösterilmeden herhangi kıt'a veya müesseseye sevkleri mümkün olmadığı takdirde bu yüzden vuku bulacak tecavüzü müddetin alakalılar için bir suç teşkil edemiyeceği ve bunun tahkikat safhalarında sıhhatli bir surette tahkik ve tevsik olunmadan mahkumiyet kararı verilmesi muvafık nisfet ve muadelet olamıyacaktır. Binaenaleyh bu vecibenin tahakkukuna rağmen mücerret celp ve davet edilmemiş ve suçlu tarafından da müracaatta bulunulmamış noktasının esbabı mazeret olarak kabul edilemiyeceğine As. Muh. Us. K.nun 248.maddesine tevfikan 4/Temmuz/944 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy