(1632 S. K. m. 65, 66)
2911 ve 2916 sayılı dava dosyası Temyiz Mahkemesinin 7/Eylül/944 tarih ve 2630/2911 ve 23/Ağustos/944 ve 2916/2613 sayılı kararlar arasındaki mevcut mübayenet üzerine tevhidi içtihat talebi ile müddei umumiliğin 11/Eylül/944 tarihli tebliğnamesi ile gelmiştir.
MÜDDEİUMUMİLİĞİN TALEPNAMESİNDE: Askeri Ceza Kanununun gerek 65.maddesi gerekse 66.maddesinin 1 No.lu bendinin (B) fıkrası suçun tekemmülü için mazeretsiz olarak ve vukuunu şart kılmakta mazereti takdir ise Hey'eti hakimiye mevdu bulunmakta (hey'eti hakime mazereti takdir edecektir. Askeri Temyiz birinci ceza dairesi 17/Ağustos/1931 esas 491 karar 216) olduğundan suçlu mazeret olarak hastalığını iddia ve bunu müeyyit olarak tabip raporu ve mahalle şehadetnamesi ibraz eylerse, rapor ve şehadetname muhteviyatının aksi sabit olmadıkça mahkumiyetine karar verilmesi yolsuz bulunduğu hakkında mahkememizin 6/Ağustos/933 tarih ve 990 sayılı kararı bulunduğu ve 2.ceza dairesinin 7/Eylül/944 tarih ve 2911/2630 sayılı kararında da mazeretin tıbbi raporlarla tesbit olunduğu takdirde bunun sahteliği ve hilafı sabit oluncaya kadar muteber sayılacağı yazılı olduğu halde birinci ceza dairesinin 23/Ağustos/944 ve 2916/2613 sayılı muhalif kararından; Sivil Doktordan alınan ve mazeret olarak ibraz olunan raporun mevzuata aykırı bulunması hasebile ihticaca salih olamayacağı anlaşılmaktadır. Şu suretle daire kararları arasında mübayenet husule gelmiş olduğundan Askeri Usulün 248.maddesinin 3 no.lu bendine tevfikan bu mütebayin içtihatların tevhidini talep eder ve her iki dava dosyasını hey'eti umumiyeye tevdi eylerim.
TEMYİZ HEY'ETİ UMUMİYE KARARI: Müddeiumumiliğin bağlı 11/Eylül/944 tarih ve 2916 sayılı kararların birleştirilmesi hakkında talebi üzerine dosyalar üzerinde ve İç Hizmet Kanunu ile talimatı ve 103 numaralı sıhhi muayene talimatı gözden geçirilerek yekdiğerine mübayin kararlar tetkik edildikten sonra gereği düşünüldü:
1 - Kıt'asının bulunduğu yerden başka bir yerde hastalanan Subaylar hastalıklarını o yerin garnizon veya merkez komutanlığına haber verirler. Garnizon komutanı tabip göndermeye, icabediyorsa hastahaneye naklettirmeğe mecbur olduğunu İç Hizmet Kanunun 62.maddesinde, izinli veya tebdilhavada iken hastalanan erat hakkında da ne suretle hareket edecekleri hakkında İç Hizmet Kanunun 57.maddesinde sarahat mevcut olduğu gibi sivil doktorların ihtisasından ne suretle istifade edileceği ve müracaat usulleri hakkında da İç Hizmet talimatının 304 ve 305.maddeleri ile İç Hizmet Kanununun 63.maddesinde ve bu sivil tabiplerden alınacak raporların ne suretle muteber olacağını da 103 numaralı Ordu Sıhhi Muayene Talimatında yazılı olmasına binaen kanun ve talimatın bu sarahatı karşısında bu mevzuata muhalif karar ve mütalaa da bulunmak yerinde görülememiştir.
Binaenaleyh, Garnizon K.lığı, Merkez K.lığı binnetice askeri mıntıka ve kıt'a tabibi bulunan mahallerde kanun ve talimatın tarif ettiği şekilde bu mercilere müracaat edilmiyerek ve kanunda yazılı vasıf ve şartlara uygun olmayarak sivil doktorlardan alınan ve mazeret olarak gösterilen raporların mevzuata aykırı bulunması hasebile ihticaca salih olamıyacağı binnetice kabul edilmemesi hakkında birinci ceza dairesinin 23/Ağustos/944 tarih ve 2613/2916 sayile verdiği karardaki isabet yerinde görülmüş olduğundan her iki ceza dairesinin kararlarının bu suretle birleştirilmesine As. Mah.Us.K. nun 248.maddesine tevfikan 7/2.Teş./944 tarihinde ekseriyetle karar verildi.
MUHALEFET SEBEBİ: Ceza davalarının muhakeme usullerinde, hukuk davalarının muhakeme usullerinde olduğu gibi irad ve ikame olunacak delillerin mahiyetleri hakkında hakimi takyit edecek hiç bir hüküm yoktur. Bilakis As. Muh. Us. K.nun 186.maddesi duruşma ve tahkikattan edinilen kanaate göre delillerin takdirinde hakimi serbes bırakmıştır. Bu sebeple dahili hizmet kanununun (62). maddesi hükmü mazereti tevsik hususunda irad ve ikame olunan delillerin kıymeti hukukiyesini takdirde hakimi takyit edemez. Hakim, suçlunun mazeretini isbat hususunda ibraz edeceği doktor raporunun -ister bir sivil ister bir askeri doktordan alsın-ihticaca şayan olup olmadığını her hadise üzerine yapacağı inceleme sonunda edineceği kanaate göre takdir edecektir.
Bundan başka ordu dahili hizmet kanununun (62). maddesi hükmü askeri şahısların zat işlerine taalluk eden muamelelerine şamil olup As. Muh. Us. K.nun 186. maddesindeki takdir selahiyetini takyit edemez. Bu sebeplerledir ki, sivil veya Askeri Doktordan alınan raporların mazereti tevsik hususunda ihticaca şayan olup olmadığı takdirinin hadiselere bağlı bulunduğu kanaatındayız. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy