(1631 S. K. m. 248)
Müessir eylemden sanık Yb.Bedri YÜCE hakkında verilen ve kat'ileşen hükmün yazılı emirle bozulması M.S.B.lığınca istenmiş ve Yargıtay 1 nci Ceza Dairesince bu hususta ittihaz olunan karara karşı savcılıkça İçtihatların birleştirilmesi için dosya savcılığın 21 Kasım 1945 tarihli tebliğnamesi ile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: 30 Mayıs 1944 tarih ve 1312/1388 sayılı Askeri Yargıtay Genel Kurul kararında M.S.Bakanlığı yerine Müsteşarın binnetice vekil bırakacağı zatın yazılı emirleri imzaya yetkili olduğu kabul edilmiş ve bunu müteakip Askeri Yargıtay Tevhidi İçtihat Genel Kurulunun 7 Kasım 1944 gün ve 3168/3534 sayılı kararı da vekile vekalet edenlerin yani vekil yerine imza edenlerin yazılı emir yolu ile bozma istemek yetkisi bulunduğunu teyit etmiş ve bu suretle müstekar bir içtihat teessüs eylemiş olduğu halde bu kere 1 nci Ceza Dairesince ittihaz olunan 5 Kasım 1945 gün ve 4307/5346 sayılı karar, evvelki İçtihatlara mugayir bulunmakta ve As.Us.248. maddesinin 1.fıkrasında işaret olunduğu üzere genel kurulca tetkiki lüzumlu görülmekte olduğundan dosyayı genel kurula sunarım.
YARGITAY GENEL KURUL KARARI: Yazılı emirleri M.S.Bakanı yerine Müsteşarın da imza edebileceği 1575/Esas 1412/Karar ve 30/May./944 tarihli çoklukla verilen inanları birleştirme kararı ile belirtilmiş ve 3168/Esas 3534/Karar sayılı 7/Kasım/944 tarihli çoklukla verilen inanları birleştirme kararında da bakan yerine imza atan Korgeneral Rasim Altuğ'un da bakan yerine yazılı emirle bozma emri verebileceği kabul edilmiş olmasına göre sonuç itibarı ile bakanın yerine imzaya yetkisi bulunan (H.Fişek) tarafından imza edilen 45/9492 sayı, 11/Ekim/945 tarihli yazılı emrinde aynı sebebe dayanılarak kabul edilmesi lazım geleceğine Genel Kurul inanlarının birleştirilmesi yolu ile ve As.Y.U.K. 248.maddesinin 2.fıkrasına göre 11/Aralık/945 tarihinde çoklukla karar verildi.
AYRIŞIKLIK SEBEBİ: As.Y.Us.K. Bazı maddelerinin M.S.Bakanlığına ve bazı maddelerinin de M.S.Bakanının şahsına bazı yetkiler tesis ettiği bu kanunun (24/2,89,272....) maddelerinin incelenmesinden anlaşılmıştır.
Kanun vazıının bu şekilde bir ayırt yapmağa lüzum görmüş olmasının siyasi mes'uliyeti haiz bulunan bakanın şahsına bağladığı yetkilerin bu mes'uliyeti haiz bulunmayan başkaları tarafından kullanılmasına taraftar olmadığını açıkça göstermektedir.
Bakanın yerine imzaya bakan tarafından yetkili kılınan her hangi bir şahsın ancak idari muamelatta imza yetkisini haiz bulunmasına, As.Y.Us.K.272. maddesindeki yazılı emirle bozma istemi ise kanunumuzun kabul ettiği olağanüstü kazaya müntehi ve silsilei kazadaki yanlışlıkları düzeltmeye matuf ve mücerret usul kanunu ile yetkisi kabul edilen bakan veya kanuni vekiline ait bir hak olmasına ve anayasanın 49.maddesinde ise bir bakana ancak bakanlık kurulu üyelerinden bir başkası gecici olarak vekillik edeceğinin belirtilmiş bulunması karşısında yazılı emirle bozma isteminin ancak bakan veya kanuni vekili bulunan ve bakanlık kuruluna dahil diğer bir bakan tarafından imzalanması lazım geleceğine ve bu düşüncenin kanunun ruhuna, kanun vazıının maksadına tamamen uygun bulunduğuna kani olduğum cihetle bu düşünceye aykırı bulunan Genel Kurulun inanları birleştirme kararına muhalifim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy