(1631 S. K. m. 2)
Yargıtay birinci ceza dairesinin birbirine mubayin 28 Mart 1945 gün ve 428/1690 karar ile 29 Nisan 1946 tarih ve 1690/1778 sayılı kararlarının tevhidi içtihat yolu ile birleştirilmesi için dosya savcılığın 25 Haziran 1946 tarih ve 2479/2612 sayılı tebliğnamesi ile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Yoklama kaçağı, bakaya, firar ve emsali sanıkların takip, sevk nakil, muhafaza işlerinin 1.12.1937 tarih ve 2/7756 sayılı J.Nizamnamesinin 6. Ks. madde - 251 gereğince Jandarmaların askerlik görevlerine dahil bulunduğu cihetle 1706 sayılı kanunun 17. maddesinin son fıkrasında bahsi geçen mulki vazifenin bu itibarla yoklama kaçağı, bakaya, firardan gayri hususatin gayrisine samil ve matuf bulunduğu ilişik 18 Haziran 1946 gün ve 2479 sayılı kararla bildirilmektedir. Halbuki bir J. muhafazası altında sevk edilen bir asker firarisinin yolda kaçması hasebiyle ile kaçmaya sebebiyet vermeden sanık bir jandarma eri hakkında bu olayın jandarmanın mülki ve adli görevine ait olup bu işe genel mahkemelerin bakacağı ve yetkili olduğu hakkında Askerî Yargıtayın 28.3.1945 gün ve 428/1670 sayılı bir kararı da mevcut olup ortaya bir birine aykırı iki karar çıkmış bulunmaktadır. As. Y.U.K.nun 248 nci maddesi 3 ncü fıkrası gereğince bu iki aykırı kararın birleştirilmesini ister dosyayı genel kurula sunarım.
YARGITAY GENEL KURUL KARARI: Tevhidi içtihada müteallik savcılığın 11.6.1946 gün ve 1690/1778 sayılı tebliğnamesi ile 1.Dairenin birbirine mubayin olan (28 Mart 1945 gün ve 428/1670 sayılı birinci kararı ve 29 Nisan 1946 gün ve 1690/1778 sayılı ikinci kararı) ve ikinci ceza dairesinin 18.6.1946 gün ve 2479 sayılı münferit kararı genel kurulda okundu ve konunun Jandarmaların 1111 sayılı askerlik kanununa göre yoklama kaçağı, bakaya, nüfusu mektume firar, izin veya hava değişimi süresini geçirmekten suçlu olanları aramak, elde etmek ve askerlik şubelerine teslim etmek işlemlerinin askerlik görevlerinden sayılıp sayılmayacağı hususunun hal ve fasil ve takarrüründen ibaret bulunduğu anlaşılmıştır.
I- 2771 (Ordu dahili hizmet kanunun) 4.maddesinde Jandarmanın Cumhuriyet ordusuna dahil bulunduğu ve subay ve erlerin de askeri şahıslardan olduğu anlaşılmasına;
II- 4280 sayılı kanunla muaddel As. Muh. Us. K.nun 1.maddesinde jandarmaya mensup muvazzaf veya yedek askeri şahısların ordu mensubu askeri şahıslardan madut bulunduğu belirmesine;
III- Bu şahısların T.C.K.nun mucibince As. cezayı müstelzim fiillerden askerlik vazifelerine taalluk eden veyahut askerlik sıfatını haiz kimseler aleyhine işledikleri suçlardan ötürü askeri kazaya tabi bulunacakları As. Muh. Us. K.nun 2.maddesinde aydınlatılmasına,
IV- Yeni askerlerin silah altına çağrılmasına ve toplanmalarına ait cetvellerin ihtiyar meclislerine gönderilmesi ve tebligat yapılması eylemleri ile 1111 sayılı askerlik kanununa göre yoklama kaçaklarını, bakayaları kıt'a veya müesseselerden firar edenleri, izin veya hava tebdili müddetini geçirenleri, saklıları aramak, elde etmek veya askerlik şubelerine teslim etmek işlerinin de Jandarmanın as. ödevleri olduğu ve 1706 sayılı kanunun 26.maddesine müsteniden merciince neşredilmis olan 1.12.1937 tarih ve 2/7756 sayılı Jandarma nizamnamesinin 251 ve 252 nci maddelerinde gösterilmesine,
V-Askeri hizmet esnasında asker kişiler tarafından işlenen suçlar hakkında TCK. nundan atfen ceza verilmiş olması halinin suçun mahiyetini değiştirmeyeceği de kamutayin 25.4.1945 gün ve 243 sayılı kararında her türlü tereddüt ve şüpheye meydan bırakmayacak şeklinde izah ve beyan edilmesine, Nazaran Jandarmaların 1111 sayılı askerlik kanununa ait davet, celp, tebligat işleri ile yoklama kaçağı, bakaya, firar, izin veya hava tebdili müddetini geçirmek, nüfusu mektube eshabini, takip, sevk, teslim ve muhafaza eylemlerinin askerlik vazifelerini teşkil eylediğine ve bu prensibe aykırı ve yekdiğerine mubayin bulunan:
A- 1.Dairenin 28 Mart 1945 gün ve 428/1670 sayılı,
B- 1.Dairenin 29 Nisan 1946 gün ve 1690/1778 sayılı,
C- 2.Dairenin 18 Haziran 1946 gün ve 2479/2612 sayılı,
Kararlarının birleştirilmesine ve izah olunan şeklinde tevhidi içtihatın tesisine As. Y.U.K.nun 248/3.maddesine tevfikan savcılığın istemi vechile 2 Temmuz 1946 tarihinde Oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy