(1631 S. K. m. 263)
Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 3/Şubat/945 tarih ve 336/4009 sayılı ve yine 19/Ağustos/946 tarih ve 3318/2746 sayılı kararlar ile 19/Ekim/946 tarih ve 4072 sayılı karar arasında mevcut mübayenetinin kaldırılması için bu husustaki dava dosyası kararların birleştirilmesi talebi ile savcılığın 8/Kasım/946 tarihli tebliğnamesi ile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Kısa hapis cezalarına ait hükümler hakkında mahkemenin iadesi yoluna müracaat caiz olmadığına dair Askeri Yargıtay Ceza Dairesinin 3/Şubat/945 tarih ve 4009/336 sayılı ve yine 19/Ağustos/946 tarih ve 2746/3318 sayılı kararları ile kısa hapis cezasını ihtiva eden hükümler hakkında muhakemenin iadesi isteğinin caiz olduğu yolundaki Askeri Yargıtay Ceza Dairesinin 19/Ekim/946 tarih ve 4072 sayılı kararı yekdiğerine mübayindir. Bu mütebayin kararların birleştirilmesini ister ve dosyayı Genel Kurula sunarım.
YARGITAY GENEL KURUL KARARI: 1 - 2.Ceza Dairesince kısa hapis cezasını ihtiva eden hükümlerin temyiz kabiliyeti olmadığı gerekçesi ile çoklukla ittihaz olunan 3/Şubat/945 tarih ve 4009 esas 336 karar sayılı ve 1.Ceza Dairesince 19/Ağustos/946 tarih ve esas 2746 karar 3318 sayılı oybirliği ile ittihaz olunan kararlar ile 2.Ceza Dairesince As. Y.Us. K.nun nuhakemenin iadesine müteallik beşinci kısım başlığı altındaki madde kısa hapis cezasını ihtiva eden ve kesinleşen hükümler hakkında muhakemenin iadesi isteğinde bulunulamıyacağına dair bir hüküm bulunmadığı gerekçesi ile oybirliğile ittihaz olunan 19/Ekim/946 tarih ve esas 4072 sayılı karar arasında görülen mübayenetten ötürü Savcılığın 8/Kasım/946 tarih ve esas 4072/4280 sayılı yazısı ile kararların birleştirilmesi istenmiş ve Genel Kurulca keyfiyet incelenerek aşağıdaki karar verilmiştir.
2 - 2. Ceza Dairesinin oybirliği ile ittihaz eylediği 19/Ekim/946 tarih ve esas 4072 sayılı kararında açıklandığı üzere As. Y.Us. K.nun mahkemenin iadesi ve yazılı emir hakkındaki hükümleri ihtiva eden beşinci kısım başlığı altındaki maddelerde kısa hapis cezasını ihtiva eden ve kesinleşen hükümlerin muhakemenin iadesi istenemiyeceği hakkında bir memnuiyet yoktur. Bu karara muhalif olan ve yukarıda birinci maddede işaret olunan iki kararda gerekçesine göre usulümüzün mahkemenin iadesine müteallik hükümleri gösteren ve beşinci kısımdaki 263.maddenin kanun yollarına müracaat hakkındaki umumi hükümler mahkemenin iadesi talebi hakkında da caridir.
Hükmünün hakim olduğu anlaşılmaktadır. Halbuki bu 263. Maddedeki
..umumi hükümler
..kaydına göre mahkemenin iadesi isteminde usulümüzün üç babtan ibaret olup (3. Ks.) başlığı altında topladığı kanun yolları hakkındaki hükümlerden ancak (1.Bap-Umumi hükümler) başlığı altındaki 219, 225.Maddeler hükümleri caridir. Bu maddelerde ise olayımıza ait hiç bir memnuiyet yoktur. 3. kısmın 3. Babındaki 229. Maddenin - kısa hapis cezalarına dair olan hükümler temyiz olunamaz - hükmünü ihtiva eden 3.Bendi (3.Bap - temyiz) başlığı altında bulunup yukarıda sözü geçen 1.Babın içindeki Umumi Hükümlerden değildir.
Bu bentteki serahat da bu memnuiyeti temyiz yoluna hasretmiştir. Kanun yollarını gösteren 3.kısmın ihtiva ettiği hükümlerde de mahkemenin iaedesi isteminin esasen kanun yollarından madut olmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeplerden 2.Ceza Dairesinin 19/Ekim/946 tarihli kararı yerinde görülerek kısa hapisi ihtiva eden hükümler hakkında mahkemenin iadesi isteminde bulunabileceğine çoklukla 17/Aralık/946 tarihinde karar verildi.
AYRIŞIKLIK: İkinci Dairenin 3/2/945 gün ve 4009/336 sayılı İçtihadı mevzuata uygun bulunduğu kanaatındayım.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy