(1632 S. K. m. 138)
Askeri Yargıtay birinci Ceza Dairesince verilen 21/Şubat/947 tarih ve 349/660 No.lu kararı ile 10.8.946 ve 3210/3204, 10.10.946 ve 3957/4031, 10.10.946 ve 4032/4048 sayılı kararları arasında mevcut mübayenetin kaldırılması için bu husustaki dava dosyası kararların birleştirilmesi talebi ile Savcılığın 29/Mayıs/947 tarihli tebliğnamesiyle gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Bağlı dosya içinde bulunan Askeri Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin 21/Şubat/947 tarih ve 349/660 No.lu kararı, yine mezkur daireden verilip bu defa suretleri dosyaya bağlanan (10.8.946 ve 3210/3204 ve 10.10.946 ve 3957/4031 ve 10.10.946 ve 4032/4048 No.lu üç kıta kararına mugayirdir.
As. Y.Us. K.nun 248/1. Maddesi gereğince Genel Kurula sunar ve bu hususta yazılı mütalaamı aşağıdaki veçhile arz ederim.
As. Y.Us. K.nun 159.maddesi hükmünce ağır cezalı cürümlerin madasında sanığın bulunduğu mahallin uzaklığı sebebi ile muvafakatı alınıp duruşmadan vareste tutularak gıyaplarında görülmesi mümkün olan davaların As. Y.Us. K.nun 141.maddesine dayanılarak başka adli amirlere müracaat edilmesi Yargılama Us. K.nun kabul ve vaz eylediği esas ve prensiplerine uygun görülmemektedir.
Kararların bu şekilde birleştirilmesini isterim.
AS. YARGITAY GENEL KURUL KARARI: Askeri Yargıtay Savcılığının 29/Mayıs/947 gün ve 1528 sayılı tebliğnamesiyle muhtelif zamanlarda Yargıtay Dairelerinden çıkan kararların Askeri Mahkemeler tatbikatta birlik temin edecek şekilde birleştirilmesi istenildiğinden Genel kurulda As. Y.Us K.nun 248.maddesine tevfikan konunun incelenmesine geçildi:
I - Birinci Ceza Dairesinin 7.8.946 gün ve 3215/3204 sayılı kararı özeti:
(Suçun mahiyetine göre sanığın muvafakatı alınmak kaydı ile duruşması gıyabında yapılabilecek hallerde dava dosyasının usul K.nun 141/2.maddesi kayidlerine istinaden bir diğer adli amire gönderilmesine lüzum olmadığı) merkezinde olduğu.
II - Yine Birinci Ceza Dairesinin 10/Ekim/946 gün ve 3957/4031 sayılı kararı özeti:
(Suçun mahiyetine göre sanığın muvafakatı alınmak kaydı ile duruşmasının gıyabında icrası mümkün bulunduğundan son tahkikatın açılma kararından sonra iddianame ile mahkemeye verilmiş bir davanın usul kanununun 141/2. Maddesine dayanılan bu mahkemenin diğer bir mahkemeye işbu dava dosyasının tevdiine dair ittihaz olunan kararın mevzuata uygun düşmediği) merkezinde bulunduğu,
III - Yine Birinci Ceza Dairesinin 10/Ekim/946 gün ve 4032/4048 sayılı kararı özeti:
(Sanık ağır cezayı ihtiva eyliyen bir maddeye temas eden suçu işledikten sonra ilk soruşturma yapılmadan mücerret suçun vuku bulduğu bir adli amirinin kaza bölgesinden çıkarak bir diğer adli amirin mıntıkasındaki birliklere nakledilmiş olmasından ötürü hakkında gereken soruşturma ve işlemlerle duruşmanın yetkili adli amirlikce bizzat yapılmasına mesafenin uzaklığı mani teşkil eylediğinden As. Y.Us. K.nun 141/2.maddesine istinaden işbu ödevlerin kendi nam ve hesabına yapılarak iş neticelendirildikten sonra adı geçen kanunun 142.maddesine göre dosyanın yine kendisine iadesi kaydi şartiyle vukubulan müracaatın olayda ilk soruşturmanın yapılması mecburiyeti münasebetiyle bunun istinabe suretiyle yapılmamış olması ve gıyabi duruşmaların yapılması da As. Y.Us. K.nun 159.maddesinde belirtildiği veçhile ağır cezalı suçlardan madasına ve sanığın muvafakatına ve bu iki şartla birlikte bulunduğu mahallin de uzak bulunması hallerine maksur bulunması gibi sebeplerden dolayı kabule şayan görülemediği) hususuna inhisar ettiği;
IV - Yine birinci Ceza Dairesinin 21/Şubat/947 gün ve 349/660 sayılı kararı özeti:
(Sanıkların suçu işledikleri mahaldeki birliklerinden birinin terhisen memleketine gitmesi, diğerinin de başka bir adliamir emrine geçmesi yüzünden haklarında TCK.nun 230/1.maddesinden kamu davası açılarak iddianamesi de tanzim kılınarak As.M.Us.K.nun 36.maddesi mantukınca işbu davanın görülmesi için dava dosyasının usulü kanununun 141. Maddesine müsteniden rütbeli sanığın halen bulunduğu adli amire sunulması ve o mahkemede iş hükme bağlandıktan sonra 142.madde veçhile dosyanın kendisine gönderilmesi hakkında vukubulan müracaatından doğan ihtilafın yetki uyuşmazlığı olmadığından müracaata muhatap olan adli amirin imtina kararının kaldırılmış olduğu) noktasını belirttiği; .....................
V - Tevhidi İçtihat istemini muhtevi tebliğname münderecatının da:
(As. Y.Us. K.nun 159. maddesi hükmünce ağır cezalı suçların, madasına sanığın bulunduğu mahallin uzaklığı sebebiyle muvafakatı alınıp duruşmadan vareste tutularak gıyaplarında görülmesi mümkün olan davaların As.Y.Us.K.nun 141.maddesine dayanılarak başka adli amirlere müracaat edilmesi Yargılama Usulü K.nun kabul ve vaz eylediği esas prensiplerine uygun görülmediği) düşüncesi ihtiva eylediği görülmüştür.
A) Yetgi uyuşmazlığı sanıkların birden ziyade oluşu ve bunların da ayrı ayrı yerlerde bulunuşu halleri cümlesi hakkında tevhiden kovuşturma yapılmasından veya tek suçlu ise adlî amirin değiştirilmesi yüzünden iki veya daha fazla adlî amirler arasında çıkabilir. Bu uyuşmazlık hazırlık tahkikatı safhasında ise bunun çözülme yeri As.Y.Us.K. (22) maddesinde açıklandığı veçhile Genelkurmay Başkanlığı, ilk tahkikat açılmış ise Askeri Yargıtaydır.
B) Müteaddit adli amir arasında selahiyet hususunda icabı uyuşmazlık olursa müşterek üst adli amir bulunmadığı takdirde çözülme yeri adı geçen kanunun 23.maddesi uyarınca Askeri Yargıtaydır.
C) Yetki Uyuşmazlığı adli amirler arasındadır. Adli amirlerle mahkemeler arasında böyle bir uyuşmazlık olamaz. Mahkemelerin gerek icabı gerekse selbi kararlarına karşı ancak muhatap olan adli amirin refakatındaki mahkemeler tarafından karar verilebilir. Ve ancak iki mahkeme arasında bu uyuşmazlık olabilir. Mahkemelerin mukarreratına muhatap olan adli amirler tarafından selbi karar verilemez. Adli amirler yalnız buna karşı Usulün (199.) maddesi mantukınca temyiz yoluna müracaat edebilir.
D) As. Yargılamada esas prensip ve kaide vicahiyettir. Gıyabi haller umuru istisnaiyedendir. İstisnaya nazaran bunun da ne gibi hallerde cari ve vaki olacağı ve mahkeme tarafından karar verilebileceği Usulü Kanunun 159. maddesi birer birer saymış ve belirtmiştir.
E) Hazırlık ilk soruşturmaları da yapılmış, iddianamesi tanzim edilmiş bir fiil hakkında Usulün 141. maddedeki sebeplere müsteniden davanın görülmesi için diğer bir adli amire müracaatı herhangibir düşünce reddolunamaz. Bunun kabulü ve mahkemesinin müracaat olunan adli amir refakatındaki mahkemece icrası zaruri ve mecburidir. Bu durumda uyuşmazlık mevzuubahs olunamaz. Bunda teallül ve imtina, mahkeme işlerini sekteye uğratmak, yani askeri mahkemelerin vazifelerini ve muamelelerini makbul sebep olmaksızın geciktirmek gibi As. C.K.nun 138.maddesinde belirtilen bir suç ihdas eder.
NETİCE: Binaenaleyh As. Y.Us. K.nun 159. maddesi hükmünce ağır cezalı suçların madasında sanıkların bulundukları mahallin uzaklığı sebebile muvafakatı alınıp duruşmadan vareste tutularak gıyaplarında görülmesi mümkün olan davaların As. Y.Us. K.nun 141.maddesine dayanılarak başka adli amirlere müracaat edilmesi Yargılama Usulü K.nun kabul vaz eylediği esas prensip ve kaidelere uygun düşmeyeceğinden bunun davayı görmeğe yetkili mahkemelerce görülmesi icabederse, istinabe usulüne müracaat olunması lazım geleceğine ve bununla beraber mahkemeler sanığın bizzat hazır bulunmasına bir ihzar veya tevkif müzekkeresi ile getirilmesine her vakit karar verebileceğinden bu yetgilerin hüsnü suretle takdir ve istimali icabedeceğinden tegafül edilmemesine ve böyle sayılan kararların birleştirilmesine adı geçen kanunun 248/3. maddesine tevfikan ve tebliğname veçhile 1/Temmuz/947 tarihinde Oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy