(1632 S. K. m. 12)
Orduevlerinin askeri müesseselerden bulunup bulunmadığı hakkında Askeri Temyiz Mahkemesi 2 nci ceza dairesince verilen 17/6/952 gün ve 1060/1018 ve 2/10/947 gün ve 2846/2781 karar sayılı ilamları arasındaki mevcut mübayenetin kaldırılması ve inanların birleştirilmesi istemini havi M.S.V. As.Ad.İş. reisliğinin 21/11/952 gün ve 52/6032 sayılı yazılar ile istenmiş bulunmakla bu hususa müteallik evrak müddeiumumiliğin 26/11/952 günlü tebliğnamesiyle gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Orduevlerinin As.Y.Us.K.nun 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yazılı (Askeri müesseselerden) bulunup bulunmadığına dair yekdiğerine mübayin olan iki kararın birleştirilmesi hususunda M.S.V.nin 21/11/952 gün ve 6032 sayılı bağlı yazıları üzerine metninde zikredilen ve birbirine mübayenet arzeden 2 nci ceza dairesinin 2 Ekim 947 gün ve 2891/2781 ve 17/6/952 gün ve 1018/1060 sayılı kararlarında birer suret bağlı olarak sunulmuştur.
Bunlardan başka, orduevleri, gazino ve kantinlerde görülen hizmetin (askeri hizmet) olduğuna dair 1/Şubat/950 gün ve 889/1314 sayılı genelkurulun bir tevhidi içtihad kararı ile kantin paralarını zimmete geçirenlere As.C.K.nun 131.maddesinin tatbikine dair 16/Mart/952 gün ve 118/730 No.lu diğer bir genelkurul kararı sureti (muhtıra kabilinden) bağlanmıştır.
As.Y.Us.K.nun 248. maddesinin 3 No.lu bendi gereğince yukarıda tarih ve No.ları yazılı iki mübayin kararın As.Temyiz hey'eti umumiyesinde birleştirilmesini arz ederim.
AS.TEMYİZ TEVHİDİ İÇTİHAD KARARI: Afyon askerlik mıntıkası mahfelini idare eden bir subayın emniyeti suistimal suçundan dolayı askeri mahkemece verilen vazifesizlik kararı, Askeri temyiz mahkemesine intikal etmekle temyizen yapılan tetkikatta :
Askeri Temyiz Mahkemesinin 2.10.947 tarih ve esas 2781 ve karar 2861 sayılı ilamı ile (orduevlerinin askeri müesseselerden madut olmadığı) mucip sebebile hükmün tasdik edildiği;
Ve yine Donanma Komutanlığı orduevinin otel kısmında ikamet eden bir subay ailesinin bazı mücevherlerini çalan iki erin askeri mahkemede mahkumiyetlerine dair verilen bir kararda; Askeri Temyiz Mahkemesinin 17/6/952 tarih ve esas 1060, karar 1018 sayılı ilamı ile (orduevlerinin askeri müesseselerden madut olduğu) mucip sebebile bu hükmün de tasdik edildiği ve bu suretle muhtelif tarihlerde verilen ve yekdiğerine mübayin bulunan bu iki kararın birleştirilmesi As. Temyiz mahkemesi müddeiumumiliğince Askeri Temyiz Mahkemesi umumi hey'etine sevk edilmiş olmakla keyfiyet incelendi:
NETİCEDE: Orduevleri Milli Savunma Vekaleti kadrosu içinde bir askeri kadroya göre tesbit edilmiş muayyen subay ve erler tarafından idare olunan bir teşekkül olup maksad, kuruluş ve memurlarının vazife ve mes'uliyetleri iç hizmet kanununa bağlı talimatnamenin 197: 203 ncü maddelerinde tasrih edilmiş bulunmasına ve bu hizmetin As. C.K.nun 12.maddesi tarifatına ve dahili hizmet K.nun 6. maddesi sarahatına uygun olmasına binaen orduevlerinin de As. Us. K.nun 1 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yazılı askeri müesseseler meyanında bulunduğu neticesine varılmış ve bu sebeple askeri Temyiz Mahkemesi 2 nci Ceza Dairesinin 17/6/952 tarih ve esas 1060, karar 1018 sayılı kararında isabet görülmüş olduğundan yukarıda tarih ve No.ları yazılı Askeri Temyiz Mahkemesi daire kararlarının As.Usulün 248 nci maddesinin 2 nci fıkrasına dayanılarak orduevleri askeri müessese olduğu şeklinde birleştirilmesine 27/12/953 tarihinde ekseriyetle karar verildi.
MUHALEFET SEBEBİ: Dahili hizmet kanunu ve talimatnamesi; Alay ve tümen garnizonlarile daha büyük merkezlerdeki orduevlerinin askeri şahısların çeşitli ihtiyaçlarını karşılamak gayesile kurulacaklarını ve büyük merkezlerdekilerin bulundukları mahallin orduevi ve alay ile tümenlerin gazinolarına da kendilerine izafe suretile isim verileceğini belirtmektedir.
Bu adları ile askeri bir hüvviyet taşıyan mahallerin kışla ve karargahlarda bulunanların askeri müessese olarak kabulünde tereddüt etmemekte isek de;
Büyük merkezlerdeki orduevlerinin umuma açık lokanta, aile toplantıları ve pavyon gibi çeşitli meşguliyetlerle tezahür eden faaliyetlerinin As. Muh. Us. K.nun 1 nci maddesi 2 nci fıkrasında bahsedilen ve ayrıca bir tarifi yapılmamış olan ve sırf askeri şahısların Türk Ceza Kanunu mucibince cezayı müstelzim fiillerinin muhakeme usulleri yönünden tabi olacağı kaza merciini gösteren ve nihayet kışla ve konak gibi sırf askerlerin bulunduğu mahaller meyanında sayılan ve resmi mahiyetteki müesseseleri (askeri hastahaneler, okullar ve emsali) murad eden (askeri müessese) medlul ve mefhumuna dahil olacak bir karakter taşımadıkları ve bu itibarla bu mahallerde askeri şahısların işlemiş oldukları suçların muhakeme usulleri bakımından tabi olacağı kaza merciini tayinde kışla, konak ve askeri müesseselerde hizmetin ve otoritenin müteessir olmamasını ve umumi kaza organlarının zabıt, arama ve tevkif gibi çeşitli adli muamelelere tevessülünü mümkün kılacak müdahale ve selahiyete sahip olmamaları mülahazasiyle kanun vazıınca himayesi düşünülmüş mutlak bir askeri müessese olarak kabul ve mütalea edilemiyeceği ve vukua gelen hadiselerin bünyesine göre kaza selahiyetinin düşünülmesi uygun olacağı anlayışında bulunduğumuzdan çoğunluk kararına ayrışık kaldık.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy