(353 S. K. m. 94, 149, 150, 177)
Askeri Muhakeme Usuli Kanununun 177. maddesinin tatbikatına mütedair As. Temyiz Mahkemesi Ceza ve Umumi heyet dairelerinden birbirine mütebayin ittihaz olunan kararların birleştirilmesi As.Temyiz Başmüddeiumumiliğinin 23/11/956 gün ve 56/4329 sayılı tebliğnamesile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: As. Usulün 177. maddesinin tatbikatında çeşitli hadıseler sebebiyle Temyiz Mahkemesi dairelerinden ve daha evvel de yine bu maddeye mümas olarak umumi heyetten geçen bir dava sebebile ittihaz edilmiş kararlar karşısında, son defa 1.Ceza Dairesinin bu görüş ve anlayışlara aykırı tecelli eden içtihadı sebebile keyfiyetin As. Usul 248. maddesine tevfikan tevhidi içtihat umumi heyetince tezekküründe vahdeti içtihatı temin bakımından faide ve lüzum görülmüş olmakla:
Tasdikli örnekleri bağlı 56/374 ve 7/Mart/956 T.ve yine 1.C.D.nin 24.4.956 T. ve 56/672 esas sayılı, ayrıca 1.C.D.nin 9.10.956 T.ve 56/1260 ve 2.C.D.nin 7/Kasım/956 tarih ve 56/2180 sayılı kararlariyle umumi heyetin ayni mevzua müteallik 30/Mart/956 T.ve 56/4297 sayılı karar ve içtihatları birbirleriyle mübayenet arzettiği gibi umumi heyet kararına aykırı mahiyeti serahaten belirtmiş olması itibarile 9/Ekim/956 T. ve 56/1260 sayılı 1.C.Dairesi kararı sunuldu denilmektedir.
AS. TEMYİZ UMUMİ HEYETİ İÇTİHATLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ KARARI:
1 - Askeri Temyiz Mahkemesi Başmüddeiumumiliğinin 23.11.956 tarih ve 4232/4329 sayılı tebliğnamesile yekdiğerine mübayin olduğu bildirilen ve tarih numarası zikredilen daire kararları ile umumi heyet kararı arasında mübayenet bulunduğundan tevhidi talep edilmiştir.
Talebin mahiyetine göre bu talebin As. Muh. Us. K.nun 248. maddesinin 3.fıkrasına istinaden vaki olduğu anlaşılmakta olup hernekadar bu fıkrada dairelerle umumi heyet arasındaki mübayenetlerin tevhidine mesağ görülmeyip bazı daire kararları arasındaki mübayenetlere münhasır isede tebliğnameye bağlı daire kararlarında 2.Ceza Dairesinin 7.11.956 tarih ve 2180/3342 No.lu daire kararının, 1.Dairenin diğer iki kararına da muhalif görülmüş olduğundan tevhid talebi kanun hükümlerine uygun görülerek tetkik edildi. Ve gereği düşünüldü:
2 - Mehazi Alman Muhakeme Usulü Kanunundan mülhem olan As.Muh.Us.K.nun duruşmanın vicahi ve aleni olması prensibi üzerine müesses bulunması itibarile gerek maznun ve gerek şahid ve bilirkişilerin behemehal mahkeme huzuruna celb ve davet edilerek burada dinlenmeleri esas ve şart kılınmıştır.
Bu kaidenin müstesnası olarak As. Muh. Us. K.nun 177. maddesinin 1.fıkrasında (vefat), (akıl hastalığı) ve (meskeni bulunamamak) gibi sebepler tahtında mahkemeye celbi imkan haricinde bulunan kimselerin evvelce alınmış ifadelerinin okunması ile iktifasına cevaz verilmiştir.
Bundan başka yine bu maddenin 3 No.lu fıkrası, kanunun 149. maddesinin son fıkrası ile (meskenleri çok uzak ve celbleri müşkül olan şahidlerle, bilirkişilere de As. Usulün 94.maddesinin birinci fıkrasındaki şartlar dahilinde yani Müddeiumumi, maznun veya müdafiin huzurunda alınmış ifadelerle veyahut duruşma hazırlığı safhasında istinabe yolu ile ve yeminli olarak dinlenmiş olduğunu gösteren ifade zabıtnamelerinin de okunmasına mesağ vermiştir.
3 - As. Muh. Us. K.nun 177. maddesinin 3.bendinin son kısmında yazılı (veya böyle olmayıp da yine okunması Müddeiumumi veya maznun tarafından taleb edilmiş ise bu ifadelerin okunması caizdir) demek suretile kanunumuz bir istisna daha kabul etmiştir.
Bu kayıttan maksat: yukarıda izah edildiği üzere 94,149 ve 150.maddelerin tarifatı dahilinde alınmamış olan ifadelerin okunabileceğini mümkün kılmakta; ancak: bu ifadelerin okunması bu maddelerde yazılı kayıtların vücuduna ve şartına vabestedir. Yani 94. maddede yazılı şahid veya ehlihibrenin duruşma sırasında hazır bulunamayacağı umulan veya meskeninin uzaklığı sebebile bulunması güç görülen haller ile son tahkikat kararı veya iddianame maznuna tebliğ edildikten sonra duruşma hazırlığı safhasında usulün 149. maddesinde yazılı hastalık, malüliyet veya iktihamı mümkün olmayan başka bir sebeple bir şahid veya ehlihibrenin uzun ve gayrimuayyen bir zaman için duruşmada hazır bulunması ve istinabe yolu ile de dinlenmesi kabil olamayacağı ve kezalik meskenleri çok uzak ve celbleri müşkül olan şahitlerle ehlihibrenin bu halleri mevcud bulunması şartile bu şartlar tahakkuk edip yine istinabe suretile ifadelerinin aldırılması mümkün olmazsa taraflardan birinin talebi sevk etmek kaydile her türlü ifadelerinin okunması da mümkün olabilir.
Yekdiğerine muhalif ve mübayin olan karar ve içtihatlar yukarıda yazılı şekilde birleştirilmesine 14/12/956 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy