(1632 S. K. m. 58) (765 S. K. m. 161) (353 S. K. m. 2, 6)
As. C.K.nun 58.maddesinde yer alan Milli Mukavemeti kırmak suçları arasında T.C.K.nun 161.maddesindeki fiiller siviller tarafından işlendiğinde adli yargıda, askerler tarafından işlendiğinde askeri yargıda, her iki kesim tarafından müştereken işlendiğinde askeri yargıda yargılanmalıdırlar.
İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI
Askeri Temyiz Mahkemesi 2.Ceza Dairesince verilen 14/12/955 tarih ve 55/3660 esas ve 55/1881 karar ve 1.Ceza Dairesinden verilen 4/12/956 gün ve 3597/3921 sayılı kararları arasında mevcut mübayenetin kaldırılması hususundaki dava evrakı tevhidi içtihat talebile Müddeiumumiliğin 2/2/957 tarihli tebliğnamesile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Ankara Garnizon 2 nolu mahkemesince rüiyet ve karara bağlanmış olan iki dava sebebile Temyiz Mahkemesi Dairelerinden ikisi tarafından ayrı ayrı zamanlarda ittihaz edilen ve ayni mevzua taalluk etmesine rağmen ayrı mahiyet taşıyan iki karar örneği ilişiktir.
6329 sayılı kanunla T.C.K.nun 161. maddesi şumulüne giren ve neşir yolu ile işlenen suçların muhakemesinin umumi mahkemelere terkedilmiş olduğu sarahaten bu madde sonuna eklenmiş hükmünden müsteban olmakta isede, As. C.K.nun 58.maddesini tadil eden 3914 sayılı kanun, işbu maddede aynı fiili atıf suretile göstermekte ve 243 sayılı tefsir kararına nazaran velev atıf suretiyle de olsa As. C.Kanununda yazılı suçlar Askeri cürüm vasfını haiz bulunmakta olduğundan askeri şahıslardan her kim 161. maddedeki bir fiili işlediği takdirde As. C.K.nunda yazılı bir suç olmak itibarile muhakemesinin askeri mahkemeye ait olacağı derkar olduğu gibi, umumi mahkemelere tabi bir şahısla müştereken böyle bir suç işlemeleri halinde, suç As. C.Kanununda yazılı bir suç olmak itibariyle de cümlesinin muhakemesinin askeri mahkemeye tabi olması iktiza edecektir.
Yüksek heyete sunulan iki kararda da ; biri hakkında adli amirin vazife noktasına müteveccih itirazının reddi suretile askeri mahkemelerin vazifeli olduğu kabul edildiği halde 4/12/956 tarih ve 3597/3921 sayılı karar ile de umumi mahkemelere tebaiyet lüzumuna işaret edilmiştir.
Tatbikatta tereddüdü ve her ne suretle mutezat vaziyetleri ihtas etmekte olan ve ammenin intizamına taalluku hasabiyle ehemmiyeti derkar bulunan vazife noktasında kanun vazıının kasıt ve gayesinin hangi cihete matuf olduğunu tayine ve bu suretle tereddütlerin izalesine gidilmesine Ankara Garnizon Kumandanlığının bu yoldaki talebi karşısında lüzum görülmüş olmakla keyfiyeti Askeri Usulün 248/1 gereğince yüksek heyete sunarım denilmektedir.
ASKERİ TEMYİZ UMUMİ HEY'ET KARARI: 3914 Sayılı kanunla tadile uğrayan As. C.K.nun 58 nci maddesi (Milli mukavemeti kırmak) matlabile adlandırılan suçlar meyanına, TCK. nun 161 nci maddesindeki fiil ve hareketler dahi ithal edilerek ve cezalarını da mezkur kanuna atıf ederek bu fiillere askeri suç vasfı ve karekteri vermiştir.
Bu suretle, fiilleri As.C.K.nunda yer bulup fakat cezaları T.C.K.nundaki mumasil maddelerindeki cezalara atıf yapan suçların mahiyeti askeri suç ve cürüm karekterine halel getirmeyeceği, As.Muh.Us.K.nun 6.maddesinin tefsiri münasebetile sadir olan Büyük Millet Meclisinin 3/Mayıs/1945 gün ve 243 Sayılı tefsir kararı ile ve umumi ve askeri temyiz mahkemesinin bu husustaki müteaddit karar ve tatbikatı ile te'yit edilmiştir.
As.C.K.nun 58.maddesindeki milli mukavemeti kırmak suçunun muhakeme mercii 8/8/1942 tarihinde 4280 Sayılı Kanunla muaddel As.Muh.Us.K.nun 3/A maddesile askeri mahkemeler olarak tayin edilmiştir. Bu kanun metnindeki (askeri şahıslardan olmasalar bile) kaydı ile, bu fiiller siviller tarafından işlendiği takdirde askeri mahkemelere verileceğini amir bulunmakta idi.
Ahiren T.C.K.nun 161 nci maddesinin 7/3/1954 tarihinde vuku bulan tadilini gösteren 6329 Sayılı Kanunun sonuna eklenen şu (yukarı iki fıkrada yazılı cürümlerin takibi izine bağlı olmayıp bu nev'i cürümlere müteallik davalar umumi mahkemelerde görülür) şeklindeki fıkra ile As. Muh. Us. K.nun 3 ncü maddesindeki (askeri şahıslardan olmasalar bile) ibaresinden kastedilen askerden gayri sivil şahısları müstesna kılarak mercii muhakemelerini değiştirip bunları askeri mahkemelerden alıp umumi mahkemelere vermiştir.
T.C.K.nun 161.maddesinin sonuna ilave edilen bu kanun fıkrası sadece merci muhakemede müstesna bir hükmü ifade eylediğine ve bu kanun As.C.K.nun 58.ve As.Muh.Us.K.nun 3 ncü maddelerini sarahatan ve delaleten ilga eylemiş olduğuna dair bir kayıdı dahi ihtiva eylemediğine göre bu maddelerin mülga bulunduğu ve As.C.K.nun 58 nci maddesinin askeri bir suç vasfını gaib etmiş olduğu düşünülemez.
Bu itibarla: As. C.K.nun 58. maddesinde yazılı (milli mukavemeti kırmak) suçları arasında T.C.K.nun 161.maddesindeki fiiller siviller tarafından işlendiği takdirde muhakeme mercii T.C.K.nun 161.maddesinin son fıkrası gereğince umumi mahkemeler; askerler tarafından işlendiği zaman askeri mahkemeler, asker ve sivil tarafından müştereken işlendiği zaman suç Askeri Ceza Kanununda yazılı askeri cürüm vasfını muhafaza etmesi itibarile ve As. Usul K.nun 2.maddesi gereğince yine askeri mahkemeler, bu suçu askerde iken işleyipte hüküm verilmezden önce ordudan ayrılan veya terhis edilen askerler tarafından işlenmiş ise yine suç askeri bir suç olması hasabile As.Muh.Us.K.nun 6.maddesi ve bu babdaki Büyük Millet Meclisinin yukarıda tarih ve numarası zikredilen tefsiri gereğince askeri mahkemeler vazifelidir.
Birbirine mübayin olduğu bildirilen 2.Ceza Dairesinin 14/12/955 gün ve 3660/1881 sayılı kararı ile 1.Ceza Dairesinin 4/12/1956 tarih ve 3597/3921 no.lu kararları yukarıdaki veçhile birleştirilmesine 1/3/1957 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy