(1632 S. K. m. 150)
Askeri Temyiz Mahkemesi 2.Ceza Dairesinin 22.11.956 gün ve 56/3215 esas, 56/3676 karar sayılı ilamı ile 1 Ceza Dairesinin 6.1.958 gün ve 57/958 esas, 58/7 karar sayılı ilamları arasında tahaddüs eden mübayenetin kaldırılması Baş Müddeiumumilikçe talep edilmiş olmakla dava evrakı 18.3.958 tarihli tebliğname ile gelmiştir.
TEBLİĞNAMEDE: Askeri Usulün 248/1. maddesi gereğince görülen lüzum üzerine 22/11/956 tarih ve 56/3215/56-3676 sayılı ve 6/1/958 tarih ve 57/3004, 58-7 sayılı kararlar arasında husule gelen mübayenet dolayısile müddeiumumiliğin mütaleası istenmektedir.
22.11.956 tarihli heyet kararına kadar bu yoldaki tatbikat daha ziyade (askeri şahıs) tabiri içinde muvazzaf askeri şahıslarla üniforma altında bulunan Yd. Askeri şahıslar hakkında yer bulmakta idi.
Sivil giyinmiş ve üniformadan tecerrüt etmiş askeri şahısların askeri camia dışında ve vatandaş topluluğu içinde rezalet çıkarmadığı takdirde sarhoşluk suçu teşekkül edemiyeceği cihetle askeri suç unsuru olan (asarı gizlenemiyecek derecede) kaydının da aranması ancak hüviyetleri tanınan resmi askeri şahıslar için mevzuu bahis olmakta idi.
Bir suç ki, onu işleyenin resmi üniforma giyen kimselerden olması ve sivil kıyafete girdiği halde dahi sıfatı teşhis edilirse cezaya maruz kalacağı, aksi halde ne umumi ve ne de hususi bir suç olamayacağı şekli, suç ve suçluyu takipte ve ceza müeyyidesini tatbikte asla muadelet ve hakkaniyet esaslarına uyuşmamaktadır.
Kaldıki: Vazıı kanun As. C.K.nun 150. maddesi hükümleri arasında (askeri elbise ile) kaydını koyduğu fıkralarda zikrettiği fiilleri sivil elbise ile işleyenler hakkında bir ceza müeyyidesi düşünmemiştir. Şu demek oluyorki, sivil elbise ile umumhaneye, kumarhaneye gitmek ve girmek ve halk nazarında mayup sayılan kimselere bilerek refakat etmek hallerini askeri haysiyet ve şerefe münafi bir hareket saymamıştır.
Yaşadığımız Asır ve cemiyet içinde alkollü içkiler günün mesai saatleri zarfında ve resmi davetlerde dahi kullanılan ve ikram edilen bir nesne halini almıştır.
Kanun vazıının maksadı (ihtiyari sarhoşluğa) doğru ferdin şahsi iradesini kontrol lüzumuna işaret ederek, muhitte çirkin ve gülünç sayılacak bir hale düşmekten askeri şahısları vikayedır.
Yoksa Alkol ve sekri husule getiren içkilerden bazı şahıslar bir tane almakla sekir haline gelebildiği halde diğer biri ayni içkiden beş tane dahi alsa birincinin gösterdiği asarı göstermediği gelmiş geçmiş müteaddit adli ve tıbbi müşahade ve raporlarla müeyyettir. Yine aynı şahsın muhtelif günlerde aynı cins miktar ve içkiden tenebbüh hali değişebilir. Hatta aynı günün muhtelif saatlerinde dahi... Bu kadar çesşitli ve değişik tecelliler gösteren bir müessirin husule getireceği kontrolü güç bir akıbeti ancak müşahadeye dayanan bir kıstas içinde ele almak ve onu her hal ve vaziyette askeri şahıslar hakkında tatbike gitmekte, kanun vazıının maksadına uygun düşmeyeceği mütaleasındayım.
Kanunu yalınız metni ile değil maksat ve ruhu ile imal ve tatbik etmek ceza doktrin ve siyasetinin esası olduğu, yerli ve yabancı birçok ceza hukuku müellif ve şarihlerinin birleştiği fikirdir.
Nitekim ayni madde de asarı gizlenemiyecek derecede sarhoş olan Askeri şahıslar medlulüne orduda müstahdem birçok sivil şahıslar da girmektedir. Fakat bugüne kadar bu gibi şahısları usul ve ceza kanunumuz askeri şahıs addeylediği halde, ayni şekilde sarhoşlukları halinde As. C.K.nun 150. maddesi hükmünün tatbikine yer verilmemiştir.
Zira 150. maddede askerlik haysiyet ve şerefine münafi hareketlerden bahsedilmektedir. Bu itibarla ancak askerlik sıfatını haiz ve resmi üniforma taşımak ibaresile bu sıfatın şeref ve haysiyetini korumaları kendilerinden istenen kimseler hedef tutulmuştur.
Yine bu cümleden olarak Yd. hizmetlerini yapan subay ve eratın izinli bulundukları zaman mutat san'at ve mesleklerile iştigallerine 2183 sayılı kanun cevaz vermektedir. Bu meslek veya hizmetler askerlik haysiyet ve şerefile te'lifi kabil olmıyan mahiyette bulunabilirler. Fakat üniformayı labis olmadıkça askerlik meslek ve haysiyetini rencide edeceği kabul edilmemiştir.
Bütün bu maruz mülahazalar içinde 2.C.D.ce 22.11.956 tarihinde ittihaz edilen ve mesleki camia hayatımıza yeni bir görüş ve ışık getiren kararını, o zaman ne dairesi ne de memuriyetimiz umumi heyete sevke luzum görmüştür.
Bu kerre 1.C.D.ce işbu daire kararına muhalif olarak çıkan ve evvelki görüş ve tatbikata avdete işaret eden karar karşısında memuriyetimizce keyfiyetin umumi heyetce tezekkürü istenmiştir.
Her iki karar karşısında sahip olduğumuz mülahaza ve mütaleayı yukarıda belirtmiş olduğumuzdan işbu cevabi yazımızı yüksek heyete sunarım denmektedir.
AS. TEMYİZ MAHKEMESİ UMUMİ HEYET TEVHİDİ İÇTİHAT KARARI: Askeri şahısların,sivil elbise ile sarhoş olmaları halinde, As.C.K.nun 150/1-A maddesinin tatbik kabiliyeti hakkında 1. ve 2. dairelerce müttehaz ve birbirine mugayir kararların birleştirilmesi hususunda ki Baş Müddeiumumiliğin talebi, bu mevzuda As.Muh.Us.K.nun 248/1. maddesi gereğince, Baş Müddeiumumiliğin yazılı mütealası da alındıktan sonra tetkik olundu:
As. C.K.nun 150. maddesinin 1. No.lu fıkrasının (A,B,C) bendlerinde yazılı suçlar, maddenin madlabından da anlaşılacağı üzre, (askerlik haysiyet ve şerefine dokunan suçlar) dan madud olub (askeri elbise) kaydının konduğu fıkralardaki fiiller, sivil elbise ile işleyenler hakkında bir ceza müeyyidesini ihtiva etmemekte, bu suçları sivil elbise ile işleyenler, muhitte askeri şahıs oldukları tanınsa dahi tecziye edilmemektedir.
Maddenin (A) bendine gelince: asarı gizlenemiyecek derecede sarhoş olan bir askeri şahısta, askeri şeref ve haysiyete dokunan bir halin hudusu, ammenin hürmet ve itimadının sarsılması için şahsın askeri elbiseyi labis bulunması lazımdır. Askeri şahıslar medlulüne, orduda müstahdem birçok sivil şahıslar da girdiği halde, bunlar hakkında ayni derecedeki sarhoşlukları halinde Askeri C.K.nun 150. maddesinin tatbikine yer verilmemektedir. Madde, askerlik sıfatını haiz ve resmi üniformayı taşımış bulunanların şeref ve haysiyetini hedef tutmaktadır.
T.C.K.na göre, umumi veya umumun görebileceği yerlerde halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak surette ve aşikar bir halde sarhoş olmak cezayı mucib olup bu fiili işleyen askeri şahısların unsurları tahakkuk ettiği takdirde sivil veya askeri elbiseli olsunlar ayni madde ile cezalandırılmaları tabiidir. Aksi halde, bu şekilde mevsuf bir sarhoşluğun da daha hafif bir cezayı ihtiva eden 150. madde ile tecziyesi gibi himayekar bir tatbikat yoluna gidilmesi lazım gelir. Bununla beraber, resmi elbiseli bir askeri, rezalet çıkarmasa bile, asarı gizlenmeyecek derecede sarhoş gören herkes askerlik şeref ve haysiyeti bakımından bundan teessür duyar. Binaenaleyh askeri cürüm olan bu suçta umumi kanunun (halkın rahatını bozmak veya rezalet çıkarmak) kayidi bu sebeple aranmaz.
Şu halde, her hangi bir vatandaş gibi, sivil elbise giymek suretile 150. madde de yazılı şekilde, sarhoş olan bir askerin, T.C.K.nunu ihlal etmemek şartile, cezalandırılmasına lüzum ve ihtiyaç yoktur.
Bu halin askeri şeref ve haysiyete dokunulabilmesi de mevzuubahis değildir. Fıkrada (askeri elbise) kaydının bulunmaması, ceza prensipleri bakımından da, aleyhe tefsir edilemez. Kanunumuzdaki bu maddenin meslek, şeref ve haysiyetini vikaye maksadile, askeri elbiseli bulunanlara tatbiki, vazıı kanunun maksadını tamamile te'min etmiş olur.
Yukarıda yazılı mutaleat neticesinde; 1 ve 2. Ceza Dairelerinden verilmiş mübayin kararlar hakkında As.Muh.Us.K.nun 248/3. maddesi gereğince ve Baş Müddeiumumiliğin mütaleası veçhile içtihatların tevhidine 4/4/958 tarihinde ekseriyetle karar verildi.
MUHALEFET SEBEBİ: As.C.K.nun 150. maddesinin üniformayı labis bulunmak hali ile mukayyet olmaksızın askeri şahısların sarhoşluk suçlarını mutlak surette askerlik şeref ve haysiyetine dokunan bir durum olarak mutalea eylemesi itibarile şahsın sarhoşluk esnasında askeri elbiseyi labis olup olmamasının mezkur askeri suçun teşekkülüne müessir bir mahiyet arzetmemesi ve kanun metninde; fiilin üniforma ile işleneceğine dair 150. maddenin diğer fıkralarında yazılı olduğu gibi üniformanın mevcudiyeti hakkında sarih bir kaydın bulunmaması karşısında suçun ancak askeri elbise ile irtikab edildiği ahvalde askeri bir suç telakki edilebileceği mülahazasından hareket edildiği takdirde kanunun sarhoşluk suçunda olduğu gibi askeri elbiseyi labis olmak şartına bağlı kılmadığı kumar oynamak, (151) askeri şahıslar da gayri tabii mukarenette bulunan veya bu fiili kendisine rızasile yaptırmak suçlarının (153/2 askeri bir suç kabul edilmemesi gibi hukuki ve zaruri bir netice hasıl olup, T.C.K.nu mucibince cezai müstelzim olmayan ve fakat askeri şeref ve haysiyetle asla kabili tel'if görülmeyen mesela As.C.K.nun 153/2. maddesinde yazılı fiillerden dolayı sivil kıyafetteki askeri şahıslar hakkında takibat yapılmamak gibi bir netice hasıl olacağından ve bu anlayışın ise Ordu Dahili Hizmet Kanunu ve talimatnamesinde yazılı askeri şahısların vasıfları ve As.C.K.nun 150.,151 ve 153/2 maddelerinin mutlak olan sarahatı ile uygunluk göstermiyeceğinden ekseriyet kararına muhalifiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy