(1632 S. K. m. 47)
Aynı hüküm içinde tecile tabi mevad ile tecile tabi olmayan mevadın içtimai halinde tecile tabi cezanın tecilinin kabul olup olamıyacağı hususunda Askeri Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 21/10/958 tarih ve 958/2680-3982 sayılı ilamı ile aynı dairenin 25/9/961 gün ve 961/1374 - 1529 sayılı ilamı arasında aykırılık bulunduğundan, mezkur içtihatları birleştirilmesi Başsavcılığın 961/2011 sayılı tebliğnamesiyle talep edilmiş olmakla ilgili evrak genel kurula gelmiştir.
ASKERİ YARGITAY UMUMİ HEYET TEVHİDİ İÇTİHAT KARARI: Aynı hüküm içinde tecile tabi mevad ile tecile tabi olmayan mevadın içtimai halinde Askeri Yargıtay 1.Ceza Dairesinin 21/10/958 gün ve 958/2680-3982 esas sayılı ilamı ile tecile tabi cezaların tecil edilebileceği, aynı dairenin 25/9/961 tarih ve 961/1374-1529 esas sayılı karariyle tecile tabi cezaların tecil edilemiyeceği içtihat olunmuştur. Aynı dairenin aynı mevzudaki bu mütenakiz kararlarının tevhidi Başsavcılığın 9/10/961 tarihli tebliğnamesiyle talep edilmekle gereği düşünüldü:
Tecil konusunda TCK. nun 89. maddesi yalnız ceza müddetini, As. C.K.nun 47.maddesi ise suçun mahiyetini esas almıştır. Yani TCK. nun 89.maddesine nazaran suçun mahiyeti ne olursa olsun ceza altı ayı geçmediği takdirde o ceza tecil edilebilir. As. C.K.nun 47. maddesine göre ise bazı suçların cezaları 6 ayı geçmemiş olsa bile tecil edilemez. İşte mevzu ve tevhidi istenilen mütebayin kararlar aynı hüküm içinde tecile tabi bir ceza ile tecile tabi olmayanbir cezanın içtimai halinde ne yolda hareket edileceği hususudur.
İçtima neticesi 6 ayı geçen cezanın tecil edilemiyeceği ve bu hususta içtimaa dahil cezaların her birinin ayrı ayrı nazara alınamıyacağı T. Ceza Umumi Heyetinin 28/9/953 gün ve esas 5/58, karar 46 sayılı ilamı ile içtihat edildiğine göre aynı hüküm içinde tecile tabi bir ceza ile tecile tabi olmayan bir cezanın içtimaı halinde tecile tabi mevadın hükümden tefrik edilerek tecili cayiz değildir.
Filhakika cezaların tecilinde iki şartın mevcut olup olmadığına bakılır. Bu şartlardan birisi cezanın 6 ayı geçmemiş olması, diğeri de o kimsenin geçmişteki hali ile ahlakı temayüllerine göre cezanın tecili ileride suç işlemekten çekinmesine sebep olacağı hakkında bir kanaate varılmış bulunmasıdır. Halbuki As.C.K.nun 47.maddesinin, TCK.nunda yazılı cezaların tecili hakkındaki kaidelerin tatbikini bazı şartlara bağlamış ve mezkur maddede belirtilen suçlardan dolayı verilen cezaların (müddet ne olursa olsun) tecil edilemiyeceğini kati surette tasrih eylemiştir. Hal böyle olunca aynı hüküm içinde içtimaa dahil cezalardan kanunen tecile tabi olanını tefrikle tecil etmek hükmün kül halinde mütalaa olunması zaruretine, ertelenme müessesesinin ve yukarıda yazılı T.C.Umumi Heyet kararının ruhuna aykırıdır.
Bu itibarla aynı hüküm içinde tecile tabi mevad ile tecile tabi olmayan mevadın içtimaı halinde tecile tabi cezanın dahi tecil edilemiyeceğine ve bu suretle 1.ceza dairesinin mütebayin kararlarının tevhidine As.M.U.K.nun 248/3 ncü maddesi gereğince ve Başsavcılığın mütealası veçhile 17/Kasım/961 tarihinde ittifakla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy