(353 S. K. m. 162)
KONU: Askeri Mahkemede görülmekte olan bir davada suçun disiplin mahkemesinin görevine girdiğinin anlaşılması halinde Askeri Mahkemece verilen görevsizlik kararının; temyiz edilebileceği görüşünü yansıtan Askeri Yargıtay Daireler Kurulu'nun 31.5.1975 gün ve 1975/4-3 sayılı kararıyla anılan görevsizlik kararının, temyiz edilebileceğini kabul eden Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 17.6.1977 gün ve 1977/62-57 sayılı kararı arasındaki aykırılık nedeniyle 1600 sayılı As. Yargıtay Kanununun 30 ncu maddesi gereğince bu husustaki içtihatların birleştirilmesinden ibarettir.
İNCELEME:
a) Konuya İlişkin Metinler:
Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile Askeri Mahkemelerin Kuruluş ve Yargılama Usulü Kanununun görev ve görevsizlik kararlarına ilişkin madde metinleri şöyledir:
C.M.U. K.nun 7 ve 263 ncü maddeleri;
Madde 7 -Davaya bakan mahkeme, muhakemenin her hal ve derecesinde davayı görmek vazifesi olup olmadığına re'sen karar verebilir.
Madde 263 - "Duruşmalarda maznuna isnat olunan suçun davayı gören mahkemenin vazifesinin geçtiği anlaşılırsa mahkeme bir kararla işi vazifeli mahkemeye gönderir ."
As. Mah.Krlş. ve Yrg. Us. Kanununun 19 ve 176 nci maddeleri.
Madde 19 - Askeri Mahkemeler davaya bakmaya görevli olup olmadıklarına yargılamanın her safhasında karar verebilirler.
Madde 176 - Duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığı anlaşılırsa
Askeri Mahkeme görevsizlik kararı verir.
Sanığın rütbesi veya sınıfı uygun değilse yetkisizlik kararı verilir.
Bu kararlar temyiz olunabilirler ve iddianamenin bütün sonuçlarını meydana getirerek aynı şartlara tabi olurlar.
Anılan kanunların "hüküm" kavramını tanımlayan maddeleri ise:
C.M.U.K.nun 253 ncü maddesi :....sanığın beraetine veya mahkumiyetine, davanın reddine veya düşmesine ve muhakemenin durmasına dair kararlar hükümdür.
As. Mah.Krlş. ve Yrg. Us. K.nun 162 nci maddesi: duruşma hükmün tefhimi ile biter. Hüküm, sanığın beraetine veya hükümlülüğüne veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veyahut ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlardan birine dair olur.
b) Esasın incelenmesi:
Askeri mahkemelerde görülmekte olan bir davada, 477 sayılı kanunun ihlal edildiği anlaşılarak verilmiş bulunan görevsizlik kararlarının temyiz edilemiyeceği görüşü savunulurken, gerekçe olarak;
1- 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunun 205 nci maddesi "Askeri Mahkemelerde verilen hükümler temyiz edilebilir." Aynı kanunun 162 nci maddesi "hüküm sanığın beraetine veya hükümlülüğün veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veyahut ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlardan birine dair olur."Yine aynı kanunun 176 ncı maddesi "Duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığı anlaşılırsa askeri mahkeme görevsizlik kararı verir" şeklindeki yasa kurallarına değinilerek,
353 sayılı kanunun 205 nci maddesinin yukarıya aynen alınmış ifade şekli ile, yasanın "hüküm" den söz ederek ancak hüküm niteliğindeki kararların temyiz edilebileceğini kural olarak getirmiş olduğunu diğer taraftan aynı yasanın yukarıya aynen alınan 162 nci maddesinin hangi kararların "hüküm" niteliği taşıdığını açıkça gösterdiğini,
Sözü edilen bu yasa kurallarına göre ancak; beraat, mahkumiyet, duruşmanın tatili, davanın düşmesi kararları ile ceza kanunları ve diğer kanunlarda belirtilen kararların temyiz edilebileceğini, görevsizlik kararlarının ise bu genel kuralın dışında bırakıldığını,
2- 353 sayılı kanunun 176 ncı maddesinin bu genel kurala istisnai bir hüküm getirerek, sadece duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığının anlaşılması koşuluna bağlı olarak verilen görevsizlik kararlarının temyiz edilebileceğini kabul ettiğine ve 353 sayılı kanunun 176 ncı maddesi kapsamına girmeyen görevsizlik kararlarına karşı temyiz yolunun açık olduğunu gösteren özel bir hüküm bulunmadığına göre; bu konunun, yasanın kanun yollarına ilişkin hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiğini, görevsizlik kararlarının davanın esasını halletmediğini;
3- 353 sayılı kanunun 162 nci maddesinde "hüküm " kavramı açıklanırken, görevsizlik kararından söz edilmediğini, bu madde de yer alan "Ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlar" deyimi içinde, görevsizlik kararlarının da bulunduğunun düşünülemiyeceğini; yasa metninde diğer kanunlar denmiş bulunduğundan, bu hükmün yer aldığı 353 sayılı kanunun dışındaki diğer tüm kanunların verilmesini öngördüğü kararların hüküm tarifi içine alındığını; 353 sayılı kanun gereğince verilen görevsizlik kararlarının, diğer kanunlar gereğince verilmiş kararlar arasında sayılamıyacağını bu bakımdan hüküm niteliğinde olmadığını;
Bütün bunlardan çıkan sonuca göre; Askeri Mahkemelerde görülmekte olan bir dava sırasında "sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığının anlaşılması" gerekeceği dışında verilen diğer her türlü görevsizlik kararlarının temyiz edilemiyeceği öne sürülmüştür.
Askeri Mahkemelerde görülmekte olan bir davada 477 sayılı kanunun ihlal edildiği anlaşılarak verilmiş bulunan görevsizlik kararlarının temyiz edilebileceği belirtilirken:
1- 353 sayılı kanunun 19 ncu maddesinde "Askeri Mahkemeler davaya bakmaya görevli olup olmadıklarına yargılamanın her safhasında karar verebilirler."
Aynı kanunun 176 ncı maddesinde "sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığı anlaşılırsa Askeri Mahkeme görevsizlik kararı verir.... bu karar temyiz olunabilir."Yine aynı kanunun 205 nci maddesinde "50 liraya kadar hafif para cezalarına dair hükümler, yukarı haddi 100 lirayı geçmiyen hafif para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraet hükümleri ve bu kanun ile başka kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler temyiz olunamaz."
Aynı kanunun 207 nci maddesinde "temyiz, kural olarak hükmün kanuna aykırılığı sebebine dayanır." şeklindeki hükümlerin yer aldığına bu hükümler incelendiğinde; Askeri Mahkemelerin yargılamanın her safhasında davaya bakmaya görevli olup olmadıklarına karar verebileceklerini ve bu görevsizlik kararlarının temyiz edilmesini engelleyen bir kural bulunmadığını;
2- 353 sayılı kanunun 162 nci maddesinin "hüküm" tarifini yaparken( A.M.U(Danununun benzer maddesi olan 253 ncü maddesi ile yapılmış bulunan "hüküm" tarifinden ayrıldığını; C.M.U. Kanununun 253 ncü maddesinde "sanığın beraetine ve mahkumiyetine, davanın reddine veya düşmesine ve muhakemenin durmasına dair kararlar hükümdür" şeklinde açıklama yapılmasına karşılık, 353 sayılı kanunun 162 nci maddesinde "hüküm" sanığın beraetine veya hükümlülüğüne veya duruşmanın tatiline veya davanın düşmesine veyahut ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlardan birine dair olur" denmek suretiyle "hüküm" deyiminin kapsamının genişletildiğini, 353 sayılı kanunun 162 nci maddesinde yer alan "......ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlarında hüküm olduğuna ilişkin kuralın Askeri Yargıda "hüküm" kavramına değişik bir anlam getirdiğini; bu hale göre görevsizlik kararları esas itibariyle dava konusu olan hukuki meseleyi çözümleyecek nitelikte yargı halini almış kararlardan bulunamamakta ise de; kanun maddesi ile hüküm mesabesinde kabul edilerek hüküm tarifi içine alınmış olduğundan, bu nev'i hükümlere karşı temyiz yolunun açık bulunup bulunmadığını, aynı kanunun "temyiz edilebilen veya edilemiyen hükümleri "gösteren 205 nci maddesine göre çözümlemek gerekeceğini; anılan 205 nci maddede; kural olarak tüm hükümlerin temyiz edilebileceği belirtildikten sonra temyiz olunamayan hükümler açıkça sayılmış ve temyiz edilemiyeceği gösterilen bu hükümler arasında görevsizlik kararlarının yer almamış bulunduğu öne sürülerek Askeri Mahkemeler tarafından Disiplin Mahkemelerine yönelik olarak verilen görevsizlik kararlarına karşı temyiz yolunun açık bulunduğunu kabul etmenin zorunlu olduğu açıklanmış bulunduğundan, yasa metni ile hüküm mesabesinde kabul edilen görevsizlik kararlarına karşı temyiz yolunun açık olduğu öne sürülmüştür.Konuya ilişkin kanun metinlerinin ve bu husustaki değişik görüşlerin tetkik ve tartışılması sonunda;
1- Mahkemelerin görev alanlarını belirleyen yasa hükümlerinin, kamu düzeni ile doğrudan doğruya ilgili olup, bu kurallara kesinlikle uymanın zorunlu olduğu;
2- Anayasanın 32 nci maddesinde yer alan "hiç kimse, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." şeklindeki hükmün Anayasanın temel hakların korunmasına ilişkin bölümünde yer alan "kanuni yargı yolu"na dair bir ilke olup, görev konusunun önemini açıklığa çıkardığı;
3- Yine Anayasanın 141 nci maddesinde "Asker Yargıtay, Askeri Mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir..." prensibi kabul edildiğine ve 353 sayılı kanun, Askeri Mahkemelerce verilen görevsizlik kararlarına karşı, C.M.U. Kanununda olduğu gibi itiraz yolunu açık tutmadığına göre; Askeri Mahkemelerce verilen görevsizlik kararlarının Askeri Yargıtay tarafından son inceleme mercii olarak temyizen incelenmesinin Anayasanın 141 nci maddesine uygun olacağı;
4- 353 sayılı kanunun 162 nci maddesinin "hüküm" kavramı konusunda, C.M.U. Kanunundaki tariften ayrılarak, Askeri Yargıda "hüküm" deyimini daha geniş kapsamlı kabul etmek suretiyle görevsizlik kararlarını da hüküm tarifi içine aldığı;
5- Diğer yönden, teorik olarak hangi kararların hüküm niteliğinde olması gerektiği, bu arada dava konusu olan hukuki meseleyi çözümlemeyen kararlara hüküm denip denemiyeceğinin tartışılması önemli bir husus olmakla birlikte; yürürlükteki kanunlar, hukuki meseleyi çözümlemiyen bir kısım kararları da hüküm olarak kabul etmiş ise; bu kanunların yürürlükte bulunduğu sürece anılan kararlar hüküm niteliğinde olacağından, diğer hükümler hakkındaki yasa kurallarının bu nev'i hükümler hakkında da aynen uygulanacağı, örneğin;
a) 353 sayılı kanunun 176 ncı maddesinde "duruşma sırasında sanığın veya suçun askeri yargıya tabi olmadığı anlaşılırsa Askeri Mahkeme görevsizlik kararı verir... bu kararlar temyiz olunabilir," denmek suretiyle maddede çerçevesi çizilen durumlarla sınırlı olsa bile görevsizlik kararlarına karşı temyiz yolunun açık tutulduğu;
b) 353 sayılı kanunun 162 ncı maddesinin ise yukarıda da açıklandığı üzere "hüküm" kavramı konusunda C.M.U. Kanunundaki tariften ayrılarak, Askeri Yargıda "hüküm" deyimini; "ceza kanunları ile diğer kanunlarda belirtilen kararlarda hükümdür." şeklinde daha geniş kapsamlı kabul etmek suretiyle görevsizlik kararlarını dolaylı bir şekilde de olsa hüküm niteliğinde belirlediği;
c) 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları hakkındaki kanunun 27 nci maddesinin "hüküm", sanığın beraetine veya hükümlülüğüne veya davanın düşmesine yahut Disiplin Mahkemesinin görevsizliğine veya yetkisizliğine dair olur." şeklindeki metni ile Disiplin Mahkemeleri tarafından verilen görevsizlik kararlarının da "hüküm" olduğunu açıkladığı;
Gözönünde bulundurulduğundan C.M.U. Kanununda görevsizlik kararlarının hüküm kapsamına alınmadığı, bu bakımdan görevsizlik kararlarına karşı temyiz değil itiraz yolunun açık tutulduğu; Askeri Yargıda ise; bu konuda C.M.U. Kanununun getirdiği kuralın dışına çıkılarak, 353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununda; görevsizlik kararlarının da "hüküm" kapsamı içine alındığı ve bunun sonucu olarak da bu nev'i kararlara karşı temyiz yolunun açık tutulduğu anlaşılmaktadır.
SONUÇ VE KARAR: Askeri Mahkemede bir davanın görülmesi esnasında suçun Disiplin Mahkemesinin görevine girdiğinin anlaşılması üzerine Askeri Mahkemece verilen görevsizlik kararlarının; 353 sayılı kanunun 162 nci maddesine göre "hüküm" niteliğini taşıdığı ve aynı kanunun kanun yollarına başvurmayı düzenleyen maddeleri ile görevsizlik kararı verilmesine ilişkin maddelerinde bu nev'i hükümlere karşı temyiz yolunun kapalı olduğunu gösteren bir kural bulunmadığından, davanın Disiplin Mahkemesinin görevine girdiğinin anlaşılması halinde Askeri Mahkeme tarafından verilen görevsizlik kararına karşı temyiz yolunun açık olduğuna ve farklı içtihatların aynı görüşü yansıtan Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 3.2.1974 gün ve 1974/1036-1039 sayılı ve Daireler Kurulunun 31.5.1975 gün ve 1975/4-3 sayılı kararları doğrultusunda birleştirilmesine 15.2.1978 tarihinde Hakim Tuğgeneral Sabri KİRİŞOĞLU, Hakim Albay Ahmet AKÇA, Hakkı ERKAN, Turgut LÜLECİ, Servet TÜZÜN, İsmail MURATOĞLU, Bahattin SIZIROĞLU, İsmail ŞENGÜNLÜ, Şevkati SAĞLAM ve Yaşar ÇİFTÇİOĞLU'nun karşı oylarıyla ve Oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy