(1600 S. K. m. 31)
TOPLANTI KONUSU: Adana Sıkıyönetim 1 No.lu Askeri Mahkeme Kd. Hakimi tarafından yapılan yazılı müracaattan istenen; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 9.10.1986 gün ve 1986/76-84 sayılı, Askeri Yargıtay 1 nci dairesinin 27.4.1988 gün, 1988/3-367 sayılı, Askeri Yargıtay 3 ncü dairesinin 31.3.1987 gün ve 1987/11-164 sayılı, Askeri Yargıtay 2 nci dairesinin 1.3.1989 gün ve 1989/60-2 sayılı, Askeri Yargıtay 4 ncü dairesinin 20.12.1988 gün ve 1988/596-5 sayılı, Sıkıyönetim Askeri Mahkemelerinden sanıkların gıyabında verilen hükümlerin TRT yolu ile tebliğ edilmesi konusu ile ilgili içtihatları arasındaki aykırılığın giderilmesi için Askeri Yargıtay Kanununun 31 nci maddesi gereğince içtihatları birleştirme yoluna gitmenin gerekip gerekmeyeceğinin tesbiti, As. Yargıtay Genel Kurulu, yukarda açıklanan toplantı gündemini görüşmek üzere 1nci Başkanın başkanlığında evvelce kararlaştırılmış olan 16.6.1989 Cuma günü saat 10.00 da mahsus salonda toplandı.
Yapılan yoklama sonunda 42 Üyeden 36 Üyenin hazır bulunduğu ve bu nedenle toplantı için gerekli Üyenin hazır bulunduğu ve bu nedenle toplantı için gerekli Üye sayısının mevcut olduğu anlaşıldı.
Başkan tarafından oturum açıldı.
Genel Sekreter tarafından gündem konuları okunup açıklandı.
İçtihatları Birleştirme konusu ile ilgili olarak Gen. Sek. Hak. Alb. A.Vahap ÖZASLAN tarafından başvuru yazısı ve IBK. raporu okundu, gerekli açıklamalarda bulunularak başvuru yazısında konu edinilen İçtihatlar arasında aykırılık bulunmadığı ve bu nedenle İçtihatların birleştirilmesine gerek olmadığı yolundaki görüşü açıklandı.
Söz alan Başsavcı Hakim Tuğgeneral İsmet ONUR;
İçtihatların birleştirilmesi konusunda başvuru yapan Hakim Yarbay arkadaşımız kanımca konuyu karıştırmış, Daireler Kurulu kararı ile 3 ncü daire kararının konuyla ilgisi yoktur. Adana Sıkıyönetim Mahkemesinden Askeri Yargıtay Başsavcılığına intikal eden ve 4 ncü daire kararında yer alan dava dosyasındaki sanıkların bazılarına TRT yoluyla tebligat yapılmış olması ve kararın ve tebligatın yapıldığı tarihin Adana ilinde Sıkıyönetim uygulamasının kaldırıldığı 19.11.1985 tarihinden sonra olması itibariyle bu sanıklara normal yollardan ve tebligat kanununa göre tebligat yapıldıktan sonra dosyanın gönderilmesi konusunda Başyardımcı imzası ile yazılan yazıya karşılık anılan mahkeme Kd. Hakimliğince TRT yoluyla her zaman tebligat yapılacağının mümkün olduğu ve yapılan tebligatın yasaya uygun bulunduğu belirtilerek tebligattan imtina edilmiş ve bunun üzerine tebligat yapılmasının mümkün kılınması için 4 ncü daireden ara kararı istenmiştir. Kararın bizim görüşümüzde olması sonucu tebligat konusundaki karar gereğinin yerine getirilmesi için dosya yerel mahkemeye gönderildikten sonra Kıdemli Hakim infazında yapılamadığından ve hükümlerin kesinleştirilmesinde tereddüde düşüldüğünden bahisle açıklandığı şekilde müracaatta bulunmuştur dedi.
Söz alan Hak. Alb.Nursafa PANDAR:
353 Sayılı kanunun 52 nci maddesinin gerekçelerini de okuyarak ve 1402 Sayılı kanunun 23 ncu maddesine göre Sıkıyönetim Mahkemelerinin açılmış olan davalara devam edip bitirmek durumunda olduklarını belirterek Sıkıyönetim kalktıktan sonra da sanıklara TRT yoluyla tebligat yapılacağını vurgulayarak İçtihatlar arasında aykırılık vardır dedi.
Başkan Hv. Hak. Tuğgeneral Hakkı ERKAN; 353 Sayılı kanunun 52 nci maddesinin değişikliklerinde çok sanıklı davalarda ve fakat olağanüstü hallerde bu şekilde tebligatın yapılabileceği belirtilmiştir. Sıkıyönetim kalktıktan sonra TRT yoluyla tebligat yapılabileceğine dair madde gerekçesinde herhangi bir husus bulunmamaktadır dedi.
Söz alan Başsavcı Hak. Tuğgeneral İsmet ONUR;
Askeri Yargıtay 1 nci dairesinin konuyla ilgili olduğu belirtilen kararında tebligatın TRT yoluyla yapılıp yapılmadığı incelenmemiştir. İncelemeye de mecbur değildir. Mahkeme Kd.Hakim Yarbay'ın kesinleşme tereddüdünü gidermek için İçtihatları Birleştirmeye gidilemez, bize ulaşmayan, gelmeyen dava dosyalarının bu hususlarla ilgili çözüm yeri Genel Kurul olamaz; 1 nci dairenin görmediği, inceleme konusu yapmadığı bir İçtihadı içtihadları Birleştirme konusu olamaz, Askeri Yargıtay Genel Kurulu mütalaa makamı değildir. Bu hususun Genel Kurulda görüşülmemesi gerekir dedi.
Söz alan Hv. Hak. Alb. Dr.Önder AYHAN;
1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanununun 30 ve 31 nci maddeleri İçtihatları Birleştirme yoluna gidilme sebep ve şekillerini açık olarak göstermiştir. Askeri Yargıtay'ın yerleşmiş bir İçtihadından dönmesi söz konusu değildir. Öte yandan konuyla ilgili Askeri Yargıtay 2 nci ve 4 ncü dairelerinin kararları ara kararı olup İçtihat niteliğinde değildir. Daireler Kurulu kararında Sıkıyönetimin devam ettiği veya kalkmasından sonra TRT ile tebligat yapılması hususu irdelenmemiştir. Sonuç olarak belirtilen kararlar arasında aykırılık yoktur dedi.
Söz alan Dz. Hak. Alb. Akdemir AKMUT;
Önümüzdeki konuyla ilgili tereddütleri gidermek için evvela İçtihadın ne olduğunu bilmek ve anlamak gerekir. İçtihatların bir hukuki görüşü içerdiği hepimizin malumudur. Önümüze bir hukuki mesele gelmiştir. Bu hukuki meseledeki tereddütleri şu veya bu yolla gidermeye mecburuz.
Daipeles meseleyi çözebilmek için bir nebze esasa girmeye de mecburuz, zira burada usulle esas Meseleye çözüm yolu ne şekilde bulmak gerekiyorsa onu yapalım ve çözüme kavuşturalım dedi.
Söz alan Hak. Alb.Yaşar ÇİFTÇİOĞLU;
Önümüzdeki meselede hükmün verilme zamanının önemi yoktur, hüküm ne zaman verilirse
verilsin hükmün TRT yoluyla sanıklara tebliğ edilip edilemeyeceği önem taşımaktadır. Kanaatimce örnek gösterilen daireler kurulu kararında tebligatın TRT yoluyla yapılması sırasında o yerde Sıkıyönetimin devam edip etmediği hususu tartışılmıştır. Daireler Kurulu kararının aslı olmadığı için bu hususu bilemiyorum. Ancak Daireler Kurulu kararı ile 2 nci ve 4 ncü daire kararları arasında aykırılık bulunduğu kanaatindeyim dedi.
Söz alan Hak. Alb. A.Vahap ÖZASLAN;
Konu edilen Daireler Kurulu kararının önemli noktalarını içeren sureti İçtihatları Birleştirme
Kurulu raporuna eklenmiştir. Kararın aslı buradadır istendiğinde tümü okunabilir. Ancak tekrar vurguluyorum Daireler Kurulu kararında tebligatın TRT ile yapılması hususu irdelenmiş ve fakat ilk açıklamamda belirttiğim üzere tebligat sırasında o yörede Sıkıyönetimin devam edip etmediği hususuna hiç değinilmemiş ve irdelenmemiştir. Bu durumda İçtihatlar arasında aykırılığın olmadığı kanaatindeyim dedi.
Diğer bazı üyeler de konu hakkındaki görüşlerini açıkladılar.
İçtihatlar arasında aykırılık bulunup bulunmadığı ve birleştirilmesine gerek olup olmadığı hususu oya sunuldu.
KARAR: Sıkıyönetim Askeri Mahkemelerince verilen hükümlerin sanıklara TRT yoluyla tebliğ edilmesiyle ilgili olarak İçtihatlar arasında farklılık ve aykırılığın giderilmesi konusundaki Adana Sıkıyönetim 1 Nolu Askeri Mahkeme Kd. Hakiminin gerekçeli başvuru yazısında sözü edilen Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 9.10.1986 gün ve 1986/76-84 sayılı İçtihadında TRT aracılığı ile yapılan tebligatın geçerli ve yasaya uygun bulunmadığına yönelik itirazın tebligatın yapıldığı sırada o yörede Sıkıyönetim uygulamasının devam edip etmediği hususu hiç bir şekilde gözetilmeden ve irdelenmeden farklı ve başka bir açıdan ele alınarak sonucu ulaşılıp bu şekilde yapılan tebligatın yasaya uygun bulunduğunun kabulü ile itirazın reddi yoluna gidilmiş olması, yine Askeri Yargıtay 1 nci dairesinin 27.4.1988 gün ve 1988/3-367 sayılı kararında, Sıkıyönetimin kalkmasından sonra sanıklara TRT ile yapılan tebligat konusunun temyiz itirazında veya Başsavcılığın tebliğnamesinde hiç bir şekilde söz konusu edilmediği gibi daire kararında da bu hususun incelenip, tebligatın geçerli olup olmadığı konusunda somut bir karar verilmemiş olması, öte yandan Askeri Yargıtay 3 ncü dairesinin 31.3.1987 gün ve 1987/11-164 sayılı kararında Sıkıyönetim uygulamasının devam ettiği bir sırada sanıklara TRT aracılığı ile yapılan tebligatın tartışma konusu yapılmadan geçerli kabul edilmiş olması ve yine Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 1.3.1989 gün ve 1989/60-2 sayılı, 4 ncü Dairesinin 20.12.1988 gün ve 1988/596-5 sayılı kararlarında sanıklara TRT ile yapılan tebligatların Sıkıyönetim uygulamasının o yöreden kalkmasından sonraki bir tarihte yapılmış olması nedeniyle geçerli ve yasaya uygun olarak kabul edilmemiş olması itibariyle sözü edilen İçtihatlar arasında aykırılık bulunmadığına ve İçtihatların birleştirilmesi yoluna gitmeye gerek olmadığına 1600 sayılı kanunun 31 nci maddesi uyarınca ve üye Dz. Hak.Alb.Akdemir AKMUT, Üye Hak.Alb.Hulusi ÖZBAKAN, Üye Hak.Alb.Yaşar ÇİFTÇİOĞLU, Üye Hak.Alb.Musa SÖNMEZ, Üye Hak.Alb.Nursafa PANDAR, Üye Hak. Alb. Erkan BAŞEREN, Üye Hak. Alb. Atalay TOKAT ve Üye Hak. Alb.Vural ÖZENİRLER in karşı oylarından ötürü oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ: Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 9.10.1986 gün ve 1986/76-84 sayılı kararında, 1402 sayılı Kanunun 2301 sayılı Kanunla değişik 23 ncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki "....adı geçen mahkemeler 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanununun hükümlerini uygular" hükmünü göz önünde bulundurularak, Sıkıyönetimin devam etmekte olduğu veya kaldırılmış bulunduğu tefriki yapılmaksızın sonucu gidilmiş ve kararın bağlayıcı olan sonuç bölümünde "...1- sanıklara TRT aracılığı ile tebligat yapılmasına ilişkin itiraz sebebi yerinde görülmediğinden REDDİNE....." denilmiştir. Esasen, itiraz tebliğnamesinde de böyle bir ayırım yapılmış değildir.
Askeri Yargıtay 2.Dairesinin 1.3.1989 gün ve 1989/60-2 sayılı Ara kararı ile Askeri Yargıtay 4.Dairesinin 20.12.1988 gün ve 1988/596-5 sayılı Ara kararında kararlar sadece Kd. hakimin menfi işlemi üzerine alınmış olup, bu konuda Askeri Mahkemece ayrıca verilmiş kararlar mevcut değildir ve bu kararlar aleyhine kanun yoluna gelinmemiştir. Bu kararlarda Sıkıyönetimin kaldırılmış olması halinden bahisle Kd. hakimin işlemlerinin yerinde olmadığına karar verilmiştir. Ancak, sonuç itibariyle 1402 sayılı kanunun 23, 18/son ve 353 sayılı kanunun 52/son maddeleriyle ilgilidirler ve Sıkıyönetim Askeri Mahkemelerinde şu anda 353 sayılı Kanunun 52/son maddesinin uygulanamayacağına dairdirler.
Dolayısıyla ve bağlayıcı olan sonuçları itibariyle birbirlerine aykırıdırlar. Bu nedenlerle İçtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına muhalifiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy