(1600 S. K. m. 30)
TOPLANTI KONUSU: Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 15.7.1987 gün ve 1987/11-449 ve Dr.Krl.nun 18.2.1988 gün ve 1988/7-15 sayılı kararları ile Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 1.9.1987 gün ve 1987/465-491 sayılı kararı arasında, Diyarbakır Synt.K.lığı Askeri Mahkemesince, TCK.nun 125, 171/1 maddeleri gereğince 8 yıl ağır hapis cezasına hükümlü İdris KAYA Vekili tarafından varolduğu iddia olunan içtihat aykırılığının giderilmesi, dolayısiyle 1600 sayılı As.Yrg.K.nun 31/2 nci maddesi gereğince içtihatların birleştirilmesi yoluna gitmenin gerekip gerekmiyeceğinin saptanması.
Askeri Yargıtay Genel Kurulu, yukarıda belirtilen gündemi görüşmek üzere, 1nci başkan'ın başkanlığında, daha önce kararlaştırılmış bulunan 9 Mart 1990 Cuma günü saat 09.30'da mahsus salonda toplandı.
Yapılan yoklama sonunda 43 üyeden 39 unun hazır bulunduğu üyelerden Osman KAYACAN'ın rahatsız, Önder AYHAN'ın istirahatli, Erkan BAŞEREN'in mazeret izinli olmaları nedeniyle gelmedikleri, Üye Metin TÜZÜN'un de henüz gelemediği, toplantı için gerekli sayının var olduğu anlaşıldı.
Başkan oturumu açtı. Konuyu belirtti.
Genel Sekreter gündemi okudu, başvuru yazısı ve raporu özetledi, gerekli arzı yaptı.
Söz alan Üye Hv.Hak.Alb.Yalçın ACARGÜN: "Rapor gayet iyi hazırlanmıştır. İçtihat aykırılığı sözkunusu değildir. Askeri Yargıtay 4.Dairesi, DDKD nin bir şubesinin ve o şubeye ait sanıkların faaliyetleriyle ilgili delilleri değerlendirerek sonuca gitmiştir. Buna karşılık 1.D. ve Drl.Krl. DDKD nin tüm faaliyetlerini değerlendirmiş, farklı ve daha geniş delillerle sonuca gitmiş, başka sanıkların sabit olan eylemlerini incelemiştir. Bu yönden İçtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesine gerek yoktur" dedi.
Söz alan 1.D.Bşk.Dz.Hak.Alb.Akdemir AKMUT: Sosyal bir yaraya değindiği, oto kritik yapmasına fırsat verdiği için sanık vekiline teşekkür ederek başladığı konuşmasında "4.D.kararı kısa ve gerekçesizdir. DDKD hakkında bilgi yoksa karar noksan soruşturmadan bozulmalı ve diğer dava dosyalarında bulunan delillerin bu dosyaya celbi sağlanabilirdi. Üstelik; daha da ileriye gidilerek, suç vasfı değiştirilmek suretiyle düşme kararı verilerek Mahkemenin direnme kararı verme hakkı elinden alınmıştır. Oysaki Askeri Yargıtay'ın görevi sadece hükmü yargılamaktır. Askeri Yargıtay'ın İçtihadı Birleştirme kararlarında mükemmeliyet olması, tenkitlere uğramaması gerekir. Bu yönden tevhidi İçtihada gerek vardır. Ancak, kararda bu konuyu nasıl vurgulayacağız bilemiyorum" dedi.
Söz alan 4.D.Bşk.Hak.Alb.Erdoğan BAŞEKİM: "Genel Kurul olarak biz delilleri değerlendiremeyiz. 4.D.delilleri değerlendirdiğini, yeterli delilin mevcut olmadığını söylüyor.
As. Yrg. Başsavcılığı Tebliğnamesinde de yeterli delil yok deniyor. 1.D. ve Drl.Krl.ise başka delillerin varlığını belirtiyor ve bunları tek tek sayıyor. Biz genel kurul olarak delil incelemesi yapamayız. Bu yönden İçtihatların birleştirilmesi yoluna gitmeye gerek yoktur" dedi. II. Bşk.Hak.Tuğgeneral Yaşar ÇİFTÇİOĞLU söz alarak: "Konuyu işin esasına giderek tartışamayız. Tartışmayı önümüzdeki donelere göre yapacağız, gidip gitmemeyi konuşacağız. İçtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesi mümkün değildir. Şöyle ki: 2 ayrı olayda, sanıkları da başka 2 ayrı dosyanın karşılaştırılması şeklinde mesele önümüze gelmiştir. Subuta değinilmiştir. Subutla ilgili değişik kararlar çıkmıştır. Deliller değerlendirilmiştir. Bu sadece subut meselesidir. Subut ise usul hukukuna aittir. Ortada subutu değerlendiren 2 ayrı karar vardır. DDKD nin ne olduğuna daha önce başka kararlarla değinilmiştir. Bu nedenlerle içtihatların birleştirilmesi yoluna gidilmesine gerek bulunmadığı görüşündeyim" dedi.
Söz alan üye Hak. Alb.Necati KARAKIŞ : "meselenin özü doğru, gözü farklıdır. İdris KAYA, DDKD Başkale Şubesinin başı olarak mahkum edilmiştir. Başkale'nin diğer 2 sanığı için ise, 4.D.ce eylemlerinin TCK. nun 141/4 ncü maddesine girmiyeceği belirtilmiş ve sonuca gidilmiştir." Delil getirilemediği için sanıkların eylemlerinin TCK. nun 142/3 ncü maddesine gireceği kabul edilip, dava zamanaşımının dolduğundan bahisle düşme kararı verilmiştir. Büyük davada ise durum farklıdır, İçtihat Birleştirme yoluna gitmeye gerek yoktur" dedi.
Sözcü üye (Gen. Sek.) Hak. Alb.Nursafa PANDAR söz alarak: "İçtihatların birleştirilmesi yoluna gidilebilmesi için, 1600 sayılı As.Yrg.K.nun 30 ncu maddesinde belirtildiği üzere, (hukuki bir meselenin) mevcudiyeti şarttır. Gündem konusunda ise subut meselesi vardır. Eğer (subut meselesi) İçtihadı Birleştirmeye konu teşkil etseydi, CMUK ve As. Y.U.K.nda yer alırdı. Hukuki mesele olduğu için Yargıtay Kanunlarında yer almıştır. Bu yönden İçtihadı Birleştirme yoluna gidilmesine yasal olanak ve gerek yoktur" dedi.
Tekrar söz alan 1.D.Bşk.Dz. Hak.Alb.Akdemir AKMUT: Gönlüm İçtihadı Birleştirme yoluna gidilmemesine razı değil. Daha önceleri Bazmorfinin uyuşturucu kapsamına girip girmeyeceği konusunda Yargıtay'ca İçtihadı Birleştirme yoluna gidilmiştir. Biz de DDKD. nin suç örgütü olup olmadığına karar verebiliriz" dedi.
Askeri Yargıtay başkanı Hak. Tuğgeneral İsmet ONUR: "Daire ve diğer kurullarda kararları yazarken dikkat etmeniz gerekir. Örnegin 4.D.kararında sanıkların eylemleri şu suça vücut verir denmekle yetinilse daha yerinde olurdu. Ayrıca, DDKD hakkında değerlendirme yapılmasına gerek yoktu. Konumuza gelince ben de İçtihadı Birleştirme yoluna gitmeye gerek yok diyorum" dedi. Başka söz alan olmadı.
Askeri Yargıtay Başkanı iddia edilen konuda İçtihatları Birleştirme yoluna gitmenin gerekip gerekmiyeceğini açık oya sundu.
KARAR: Askeri Yargıtay 1.D.nin 15.7.1987 gün ve 1987/11-449 ve Drl.Krl.nun 18.2.1988 gün ve 1988/7-15 sayılı kararlarıyla As.Yargıtay 4.D.nin 1.9.1987 gün ve 1987/465-491 sayılı kararı arasında (hukuki bir mesele)'den doğan İçtihat aykırılığının bulunmadığı, sözkonusu kararları arasındaki çelişkinin (sübut meselesi) olduğu, ayrı ayrı sanıklar hakkında açılan ayrı ayrı kamu davalarına ait dava dosyalarında bulunan delillere göre sübutla ilgili değerlendirmeler yapıldığı, sözkonusu 4.D.kararında sadece Devrimci Demokratik Kültür Derneği (DDKD) Başkale Şubesinin ve sanıklar M.S. D.ve H.A.nın durumlarının gözönüne alındığı, buna karşılık anılan 1.D.ve Drl.Krl.kararlarında DDKD.nin, Başkale Şubesi dahil, merkez ve şubelerinin pek çoğunu içeren eylemlerin ve daha geniş kapsamlı delillerle birçok sanığın (İdris KAYA dahil) durumlarının incelendiği, bu nedenlerle farklı değerlendirmelerin sübut meselesinden kaynaklandığı sonucuna varıldığından; sözkonusu İçtihatlar arasında 1600 sayılı Askeri Yargıtay Kanunun 30 ncu maddesinde belirtildiği şekilde (hukuki bir meseleden ) kaynaklanan İçtihat aykırılığının bulunmadığına ve İçtihatların birleştirilmesi yoluna gitmeye yasal olanak ve gerek bulunmadığına, 1600 sayılı kanunun 31 nci maddesi gereğince 09.03.1990 günü oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy