(Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 63) (Harp Okulları Yönetmeliği m. 9)
Davacı hakkında Hava Kuvvetleri Uçuş Özel Hava Sağlık Kurulu tarafından, 3 AĞUSTOS 1988 tarihinde Uçuşa elverişli değildir kararının alındığı aşamada ve 8 Ekim 1988 tarihine kadar uzayan evrede T.S.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin yürürlükte bulunan Hastalıklar ve Arızalar Listesi 63 ncü maddesinin 3 numaralı fıkra hükmüne göre L5 Bilateral Sakralizasyon arızası pilota ve uçuşa engel sayılırken, söz konusu madde 8 EKİM 1988 gün ve 19953 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmeliğin 21 nci maddesi ile değiştirilmiş, Tek taraflı Sakralizasyon pilotaj ve uçuşa engel sayılmaktan çıkarılmıştır.
Davacı hakkında tesis olunan işlem tarihinden çok kısa denebilecek bir süre sonra idari işlemin dayanağını ve sebebini oluşturan ve arızasını pilotaja engel sayan Yönetmelik hükmünün değiştirildiğini, yeni hükme göre pilot yetiştirilmek için bir engelin bulunmadığını iddia ederek, işlemin amaç unsuru yönünden hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir.
Hava Harp Okulunun özel amacı, Harp Okulları Yönetmeliğinin 9 ncu maddesi (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde açıklanmış Her subay Havacılığın ve Hava Kuvvetlerinin günümüzdeki ve gelecekteki hızlı gelişiminin paralelinde gerekli taktik, teknik ve yönetim faaliyetlerini yeterlikle uygulayabilecek, onları geliştirebilecek ve daha ileri görevleri yapmaya temel olacak yönelişi kazanmış pilot adayı olarak yetiştirmektir denilmiş, Harp Okulları Eğitim Öğretim Direktifinin 4/b(3) ncü maddesinde de aynı husus yinelenmiştir. Düzenlemeler; Hava Harp Okulunun asli ve özel amaçlarından birisinin, Hava Kuvvetleri subay sınıflarının başında yer alan pilot sınıfının personel ihtiyacını karşılamak olduğunu göstermektedir.
Sağlık yeteneği bakımından pilot sınıfının diğer sınıflara nazaran özellik arz ettiğinde bir kuşku bulunmamaktadır. Pilot yetiştirmeye engel arıza ve hastalıklar T.S.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. Pilot sınıfında subay nasbedileceklerin pilotaja elverişli sağlık koşullarına sahip bulunmaları gerekmektedir. Davacının pilotaj muayenesine gönderildiği tarihte (26 Mayıs 1988) T.S.K. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin yürürlükte bulunun 63 ncü maddesinin 3 ncü fıkrasında tek taraflı sakralizasyon pilotaja elverişli sayılmamaktadır. Davacı bu arızası nedeniyle pilot yetiştirmeye elverişli bulunmamış, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca da hakkında Uçuşa elverişli değildir yolunda işlem tesis edilmiştir. Ancak, işlemin sebebini oluşturan T.S.K.Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin değinilen maddesi çok kısa bir süre sonra 8 EKİM 1988'de değiştirilmiş tek taraflı sakralizasyon uçuşa dolayısıyla pilot yetiştirmeye engel sayılmaktan çıkartılmıştır. Davacı hakkında düzenlenen Sağlık Kurulu raporları ve tesis edilen işlemle Yönetmeliğin değiştirildiği tarih arasında Sağlık Yeteneği ile ilgili pilotaj koşullarında değişiklik yapılmasını haklı ve zorunlu kılan bir neden Davalı idare tarafından öne konulmamıştır. Ne var ki, davacının sahip olduğu arıza yapılan değişiklikle pilot yetiştirmeye ve uçuşa engel hal olmaktan çıkartılmıştır. Pilotaj koşullarının gerekli kıldığı bir değişiklik söz konusu olmadığına göre, davalı idarenin dayandığı ve davacı hakkında uyguladığı maddenin yürürlükte bulunduğu tarihte de işin esasına uymadığı, gerçek durumu ve ihtiyacı yansıtan bir düzenleme niteliği taşımadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Kısacası Davacı sağlık muayenesine tabi tutulduğu ve hakkındaki olumsuz işlemin tesis edildiği tarihlerde de esasen sağlık yönünden pilotaj ve uçuşa engel bir durumu bulunmadığı halde, gerçeğe uymayan şekli bir hükmün uygulanması yüzünden uçuşa elverişli sayılmamıştır. Pilot seçiminde gerçek durumu yansıtmayan bir hükmün, işlemin tesis edildiği tarihte işleme dayanak yapılması ve işlemin böyle bir hükme uygunluğunun hukuka uygunluğu anlamına alınması mümkün görülmemiştir. Nitekim Davalı İdarenin Yönetmelik değişikliği sonrasında Hava Kuvvetleri Komutanlığının 24 KASIM 1988 gün ve PER.D.:9051226788/SB.TY.S.2.Ks.sayılı Mesaj ile Davacının yeniden Pilot yetiştirilmek üzere Eskişehir Hava Hastanesine Pilotaj muayenesine sevk edilmesi bu hususun idarece de kabul edildiğinin açık bir ifadesidir. Davacının bu şevki üzerine Pilot yetiştirilmeye elverişli olduğu Eskişehir Hava Hastanesi Sağlık Kurulunun 6 ARALIK 1988 gün ve 3450 sayılı raporuyla kanıtlanmıştır. Davacının pilotaja elverişliliği sabit olduğu halde idare hakkında önceden tesis edilen işlemi geri almamış değiştirmemiştir.
Hava Harp Okulunun özel amacı bellidir. Davacının pilot adayı olarak yetiştirilmesi ve koşulları elverirse pilot sınıfına nasbında kamu yaran bulunduğu gün gibi ortadadır. İdare hukuku Kozalist ve Finalist bir hukuk dalıdır. Kozalist niteliği, bu hukuk dalı içinde tüm hukuksal varlıkların, her ne şekilde olarsa olsun bütün davranışlarının hukuka uygun bir sebebe dayalı olma zorunluluğudur. İdarenin sebepsiz hiç bir davranışı ve işlemi olamaz, bütün davranışlarının her sebebi de mutlaka hukuka uygun olmak zorundadır. (İlhan ÖZAY; Devlet İdare Rejim ve Yargısal Korunma, İstanbul 1986, S.102103); Davalı idarenin dayandığı ve işlemine sebep yaptığı hükmün hukuka uygun olmadığı aşikardır. İdarenin hiç bir davranışı, hiç bir zaman ve hiç bir koşulla kamu yararı amacının dışında bir ereğe yönelemez. Kamu yararına yabancı bir unsur idarenin davranışını sakatlar ve hukuka aykırı bir hale getirir. İdare doğası gereği kamu yararı amacına yönelik etkinlikler içinde olabilir. Bu herhangi bir yasa metninden değil, doğrudan doğruya hukukun kendisinden ve yapısından kaynaklanan bir postulat, bir başka deyimle, ispatına gerek olmadan kabulü zorunlu bir kaziye dir. (İlhan ÖZAY, Devlet İdari Rejim ve Yargısal Korunma, İstanbul 1986, S.103). Davacının pilot adayı olarak yetiştirilmemesi ve engel hali bulunmamasına rağmen hakkında olumsuz işlem tesis edilmesi, idari işlemin vazgeçilmez unsurlarından olan kamu yararının nazara alınmadığım göstermektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı işlemin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy