(5434 S. K. m. 44)
Dava dosyası ve getirtilen özlük, sicil ve işlem dosyalarının incelenmesinde; Davacı jandarma üsteğmenin 1983 yılında subay nasbe dilip göreve başladığı, iki yıllık bir süreden sonra davalı idarenin cevap layihasında da belirtilmiş olduğu üzere, 3 gün göz hapsi, gizli tebligat, şiddetli tevcih, 1/10 maaş katı gibi cezalara çarptırıldığı, disiplinsizlik olarak nitelendirilen bu hareketlerinin 1985-1990 yılları arasında, sürdüğü bir vakıadır.
Diğer taraftan davacı üsteğmenin psikolojik yönden rahatsız olduğu, bu rahatsızlığının özellikle 27.8.1990 tarihinden sonra doktor raporlarıyla kanıtlanmış bulunduğu görülmektedir. Nitekim GATA Haydarpaşa Hastanesince 27.8.1990 tarihli 20 gün istirahat raporu verildiği hastalığın psikonevratik depresyon reaksiyonu olduğu, bu rahatsızlığından aynı hastanenin 3.10.1990 tarih ve 3 ay istirahatlı (SMK), 17.1.1991 tarih ve 3 ay istirahat (SMK), 30.4.1991 tarih ve 3 ay istirahat (SMK), 1.8.1991 tarih ve 3 ay istirahat (SMK) ve en son olarak 21.11.1991 tarih ve 2887 sayılı sınıfı görevini yapamaz ve yeniden sınıflandırılması uygundur kararlı rapor verilmiş bulunmaktadır.
Teselsül eden bu raporlar davacının askerlik hizmetinin gerekli kıldığı disiplin kurallarına tam bir uyarılık göstermesine engel teşkil edecek psikolojik rahatsızlığının varlığını göstermektedir. Rahatsızlığı bu ölçüde belirlenen bir subayın kıtanın gerektirdiği eğitim ve disiplin ölçüleri sınırları içinde kalamayacağı GATA (Haydarpaşa) Hastanesince belirlendiği içindir ki sınıfı görevini yapamaz yeniden sınıflandırılması uygundur raporu verilmiş bulunmaktadır.
Diğer taraftan davacının psikolojik rahatsızlığı nedeniyle disipline uyarlanamadığı, muhtelif emirlerince kişiye özel yazılarda ve doldurulan sicil belgelerinde vurgulanmış bulunmaktadır. Davacının sağlık durumu nedeniyle istirahatlı olduğu bir dönemde Silahlı Kuvvetlerden ilişik kesme işlemine başlanılmış ve işlem tekemmül ettirilmiştir.
Nitekim davacı 27.8.1990 tarihinden 21 KASIM 1991 tarihine kadarki süre içinde yukarda belirtilen raporlarla istirahatlı bulunmaktadır. Ayırma işlemine ŞUBAT 1991'de düzenlenen Silahlı Kuvvetlerde Kalması Uygun Değildir sicili ile başlanılmış ve işlem 28.5.1991 tarihinde onay dan geçirilerek tamamlanmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus işleme başlanılmasından önce verilen raporların psikonevratik reaksiyon tanılı olması ve dolayısıyla öncelikle sağlık nedeni üzerinde durulması gündeme gelmiş iken bu konu üzerinde durulmamış olmasıdır.
Davacının yaptığı hizmet süresi itibariyle 5434 sayılı yasanın 44 ncü maddesinden yararlanma hakkı beklenen bir hakkıdır. Nitekim en son muayenesinde Sınıfı görevini yapamaz şeklinde verilen karar bunu doğrulamaktadır.
İdare müdebbir bir idare olarak kişinin hakkını koruyup kollamakla da yükümlüdür. Ve o nedenle rahatsızlığı ve raporları teselsülün devam eden personelinin sağlık durumunu takip altına alması ve sonucunu beklemesi, ilgili hakkında Askeri Hastanenin vereceği kesin doktor, raporunun alınmasından sonra duruma göre gereken işlemi tesis etmesi gerekirdi. Bu yapılmayıp, kısa ve kolay yol tercih edilerek kişinin özlük haklarının ihlaline neden olunduğu görülmektedir. Bu nedenle işlemde kamu yararının olmadığı açık bir keyfiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilindiği üzere kamu yararı, kişi yararı ile devlet yararının adil bir dengede tutulduğu sürece vardır.
Olayımızda davalı idarenin yaptığı savunmada davacının psikolojik rahatsızlıklarından söz edilmediği gibi kişinin rahatsızlığının sürdüğü bir evrede, sanki bu durumu hiç söz konusu değilmişçesine, disiplin cezalarına bakılarak sicilden emekli edildiği görülmektedir. Bu durum ise işlemi amaç unsuru yönünden sakatlar duruma sokmuştur.
AYİM' in yerleşmiş içtihatları karşısında da işlem hukuka aykırı bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı jandarma üsteğmenin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy