(926 S. K. m. 94) (5434 S. K. m. 39, 44) (765 S. K. m. 230, 245) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 53, 54)
Davacı vekili 18 Eylül 1990 günü kayda geçen dilekçesinde özetle, müvekkilinin Astsb.Kd.Çavuş rütbesinde iken GATA' dan 31.1.1990 gün ve 646 sayılı ve sınıfı görevini yapamaz kararlı rapor aldığı ve bu rapor doğrultusunda adi malul olarak emekliye sevk edilmesi gerekirken TSK Personel Kanunun 94/b ve Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ve 54/a 5434 sayılı kanunun 39/c maddesi uyarınca sicil yoluyla emekliye sevk edildiğini ve buna dair işlemin hukuka ve hakkaniyet ölçülerine aykırı düştüğünü iddia ve iptalini talep etmiştir.
Görüldüğü gibi davacının disiplin ve ahlaki durumunun, T.S.K.de kalması açısından değerlendirilmesi dava dilekçesine konu edilmemektedir. İddia, sağlık nedeniyle emekliye sevkin hakkaniyet ölçülerine uygun düşeceği görüşüne dayanmaktadır. Ancak davacının resen incelenen özlük dosyasında mevcut ve iptal istemine konu işlemin tesis edildiği Astsb.Kd.Çavuş rütbesine ait belgelerden, İmralı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.4.1987 gün ve 86/96, 87/36 sayılı kararı ile görevi ihmal suçundan TCK.230/1 maddesi gereğince üç ay hapis cezası alarak, bu cezanın paraya çevrildiği,
İmralı Asliye Ceza Mahkemesinin 31.8.1988 gün ve 87/34- 88/24 sayılı kararı ile efrada muamele suçundan TCK.245. maddesi gereğince paraya çevrilip ertelenen 3 ay hapis ve 1 ay memuriyetten men cezası aldığı, Ayrıca çeşitli disiplinsiz hareketlere nedeniyle,
20.11.1987'de (7) gün, 24.10.1988'de (7) gün, 8.12.1986'da (3) gün, 24.10.1989'da (7) gün oda hapsi cezasıyla cezalandırıldığı ve yine 10.10.1987 ve 1.10.1989 tarihlerinde uyarıldığı,
Kalmakta bulunduğu otel odasında Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından toplanmasına karar verilen bölücü ve sol içerikli yayın ele geçirildiği anlaşılmaktadır.
Bu belgeler içeriği davacının T.S.K.de kalmasının uygun görülmediğine dair davalı idare kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığını gösterir niteliktedir. Uygulanan prosedür ve yetki açısından da mevzuata aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Disiplinsizlik yerine malulen emekliye sevk edilmemesinin hukuka aykırı olduğu iddiasına gelince; Bilindiği gibi sağlık nedeniyle Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi sonuç işlem konumundadır ve ondan önceki ilgili, sebep işlem durumdaki bir baskı işlemin mevcudiyetini şart kılar. Bu sebep işlemi, ilgili mevzuatında yetkili kılınan Sağlık Kurumunun kesinleşmiş T.S.K.de görev yapamaz kararlı sağlık kurulu raporu oluşturur. Davacı hakkında böyle bir işlem niteliğinde sağlık kurulu raporu mevcut değildir. Söz konusu rapor sınıfı görevini yapamaz. T.S.K.S.nin Bölüm 5. madde 1, 2 gereğince K.K.K. na ait 1 ve 2 numaralı çizelgedeki + işaretli sınıflarda yeniden görevlendirmesi uygundur kararlı olup buna dayanılarak idarece davacının resen emekliye sevk inde imkan veren bir hüküm bulunmamaktadır. Davacının malulen emekliye sevki, 5434 sayılı kanunun 44/2 maddesinin açık hükmü karşısında ancak kendisinin istemiyle mümkündür. Ne var ki davacı aynı madde uyarınca sağlık nedeniyle ve malulen emekliye ayrılmayı mı, yoksa istihdamı mümkün bir sınıfa mı ayrılmayı istediği konusundaki tercihinin sorulması üzerine 15 Mayıs 1990 tarihli dilekçesiyle yeniden sınıflandırılmasını sonuç olarak göreve astsb. statüsüyle devamı tercih etmiştir. Bu duruma göre idarenin davacıyı malulen emekliye sevki yolu kapanmıştır. Belirtildiği gibi Silahlı Kuvvetlerde kalmasının uygun olmadığı anlaşılan davacının ayırma işlemi disiplinsizlik nedenine dayandırılmak zorunluluğu doğmuştur. Buna ilişkin işlem 9 Temmuz 1990 gün ve 90/13 sayıyla sonuçlandırılmıştır. İşlem tarihinden önce davacının malulen emekliye sevk inde dair bir istemde bulunmadığı, aksine yeniden sınıflandırılması yolundaki tercihi belli olduğundan hakkaniyet ölçülerine aykırı hareket edildiği iddialarına itibar edilememiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle hukuki dayanağı bulunmayan DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy