(3466 S. K. m. 13)
Davacı vekilinin 09 Kasım 1992 tarihinde kayda geçen dava Dilekçesinde özetle; Müvekkili Uzm.J.çvş. .................' ın İstanbul İl. J. K.lığı emrinde Bayrampaşa Cezaevinde görevli iken 1991 yılında Sicil notunun % 60'ı altında sicil alarak, görev yerinin değiştirildiğini, fakat gene aynı ilde aynı komutanlık emrinde olan Metris Cezaevine atandırıldığını, burada da sicil notunun % 60'ı altında aldığını iki olumsuz sicili nedeniyle yetersizlikten dolayı emekliye sevk edildiğini, nihai karardan önce yürütmeyi durdurma kararının verilmesini müvekkilinin yer değiştirilmesinde Uzman J. Atama ve Sicil yönetmeliği 42 nci maddesindeki esaslara uyulmadığı atamasının il dışına yapılması gerekirken aynı il içinde yapıldığını, ayrıca müvekkilinin olumsuz sicilini gerektiren kusur veya suçları olmadığı, şahsi husumet sonucu olumsuz sicil verildiği, müvekkili adına tanzim edilen sicillerin % 60 sicil notu altına düşmesine neden olacak davranışı olmadığına göre disiplinsizlik veya ahlaki durumundan dolayı yeterli sicil notu verilmediyse bu durumun da belirtilmesi gerektiği sicillerin tanziminde tesis olunan kanaatin neden kaynaklandığının özellikle belirtilmesi gerektiğinden bahisle öncelikle yürütmenin durdurulması ve yetersizlikten emekliye ayırma işleminin iptaline karar verilmesi dava ve talep edilmiştir.
8 Eylül 1989 tarihinde Uzman J.çvş. nasbe dilen davacı İstanbul İl. K.lığı Sağmacılar Cezaevi Koruma Tb. Sevk Bl.K.lığı emrine atandırılmıştır. 1990 yılında davacı bu görevinde % 64 sicil notu ile değerlendirilmiştir. Bu, dönemde davacının; birliğini izinsiz terk etmek ve işti maya katılmamak suçlarından disiplin amirlerince 4 gün oda hapsi cezası ile cezalandırıldığı belirlenmiştir.
İkinci görev yılında sağmacılar Cezaevindeki görevine devam eden davacı 1990-1991 sicil yılında sicil notunun %47 kadar olan not ile değerlendirilmiş ve kademe ilerlemesi yapamadığı görülmüştür. Şahsi dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde davacının bu dönemde, 1 nci ve 2 nci sicil amirlerinin 1990 yılındaki sicil amirlerinden farklı şahıslar olduğu, gerek birinci ve gerekse ikinci sicil amirince davacı hakkında olumsuz kanaat belirttikleri, şahsi dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde 1 nci ve 2 nci sicil amirlerini olumsuz kanaate sürükleyen davacı özellikle göreve gelmemek veya geç gelmek ve amirlere itaat etmemek suçlarından dolayı disiplin amirlerince toplam olarak 17 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmıştır. Davacı hakkında göreve gelmemek suretiyle emre itaatsizlik suçundan mahkemeye verildiği ve İSTANBUL J.Blg.K.lığı Disiplin Mahkemesi kanunu ile 10 gün ODA HAPSİ cezası ile cezalandırıldığı yine bu dönemde rahatsızlığını belirterek kendisini hastaneye sevk ettirmiş ve sahte imza kullanmak suretiyle 10 gün rapor aldığını belirterek istirahat etmiş yapılan yazışmalar sonucunda belgenin sahte imza ile tanzim edildiği tespit edilmiş bu konuda da hakkında yasal işlem yapılmıştır.
Davacının 1990-1991 yılında kademe ilerlemesi yapamaması sonucu davalı idarece görev yeri değiştirilerek kademe ilerlemesi yapabilmesi için yeni bir değerlendirme ortamı yaratmak isteyen idare davacıyı İstanbul İl.J.K.lığı Metris Cezaevi J.Koruma BI.K.lığı emrine atamıştır. Davacı 1991- 1992 yılında Metris Cezaevindeki görevinde de sicil notunun % 46.50 kadar olan sicil notu ile değerlendirilmiş ve kademe ilerlemesi yapamamıştır. 1992 yılı sicilleri incelendiğinde;
1 nci ve 2 nci sicil amirlerinin 1991 yılındaki sicil amirlerinden farklı şahıslar olduğu,
Gerek birinci ve gerekse ikinci sicil amirlerince davacı hakkında olumsuz kanaat belirtikleri şahsi dosyası incelendiğinde, birinci ve ikinci sicil amirlerince tesis olunan olumsuz kanaati belgelemek üzere göreve gelmemek veya görevi izinsiz terk etmek suçlarından disiplin amirlerince toplam olarak 8 gün ODA HAPSİ Cezası ile cezalandırıldığı, aynı dönemde disiplinsizliklerini terk etmek üzere iki defa yazılı olarak uyarıldığı, yine aynı dönemde; Emre İtaatsizlik, Er Yiyecek İstihkakını Usulsüz Kullanmak, Nöbet Talimatına Aykırı Hareket Etmek Bilerek Doğruyu Söylememek, Asta Müessir Fiil suçlarından mahkemeye verilmiş ve haklarında yasal işleme geçilmiştir.
Davacının 1989-1992 yılları arasında kanuni ve mazeret izinleri dışında almış olduğu istirahat süreleri incelendiğinde;
1989-1990 döneminde: 13 gün istirahat,
1990-1991 döneminde: 38 gün istirahat (10 günü sahte imza ve kayıtla)
1991-1992 döneminde: 52 gün istirahat/20 günü izinden dönmeyerek gittiği adreste aldığı doktor raporu ile)
2.1.1992 döneminde: 5 gün istirahat;
Toplam olarak 108 gün kanuni ve mazeret izinleri dışında istirahat kullandığı tespit edilmiştir.
Davacının hakkında kanuni takibe esas olan olayların vaka kanaat raporları incelendiğinde;
Astlarına ve eşidi rütbedekilere kötü örnek olduğu,
Suçu bilerek işlediği,
Müteaddit defalar yayılan sözlü ve yazılı uyarılara rağmen disiplinsizliklerini terk etmediği ve uyarılara uymadığı,
Davranışlarını düzeltmemek ve sorumluluk üstlenmemekte ısrar etmekte olduğu,
Şahsi menfaatini her zaman ön planda tutarak görevden kaçmak için her türlü usulsüzlük ve disiplinsizliği yapabileceği,
Türk Silahlı Kuvvetlerinde kalmasının zararlı olacağı şeklinde olduğu belgelenmektedir.
Davacının şahsi dosyasının ayrıntılı olarak incelenmesi ve mevcut belgelerin değerlendirilmesi sonucu; hiç bir sicil yılında hiçbir sicil amirinin ikinci defa belge tanzim etmediği davacı hakkında şahsi husumetten bahsetmenin söz konusu olamayacağı tespit edilmiştir.
Davacı vekilinin bir diğer iddiası olan husus ise kademe ilerlemesi yapamaması üzerine yapılan atamanın il dışında yapılmamasıdır. 3466 sayılı Uzman J.Kanunu incelendiğinde Uzman jandarmaların T.S.K. ile ilişiklerinin kesilmesini iki esasa dayanmaktadır. Birincisi bir rütbede iki defa kademe ilerlemesi yapamayarak yetersizlikten ayırma (md.13) ki davacının durumu bu, kapsamdadır. Bir diğeri ise bir rütbe bekleme süresi içinde yeterli sicili alamamak üzerine yapılan ayırmadır. Uzman J.Atama ve Sicil Yönetmeliğinin 42 nci maddesindeki amir hüküm rütbe bekleme süresini tamamlamış olup yeterli sicil notu alamayan personele şamil olup davanın konusu ile ilgisi bulunmamaktadır. Buna rağmen davalı idare Davacının görev yerini değiştirmek hassasiyetini göstererek davacıya yetersizliğini gidermek için değişik yeni bir ortamda, değişik sicil amirleri ile çalışma fırsatı vermiş sadece davacının tutum ve davranışlarında bir değişiklik olmadığı görülmüştür.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak durumu incelenen davacı hakkında 3466 sayılı kanunun 13 ncü madde uyarınca tesis olunan yetersizlikten emekliye sevk edilme işlemi tüm yönleriyle hukuka uygun bulunduğundan yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy