(2709 S. K. m. 157) (1602 S. K. m. 20) (418 S. KHK. m. 16, 17) (243 S. KHK. m. 50)
Davacı T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünce, eksik emekli aylığı ödenmesinde, 5434 sayılı yasaya 243 sayılı KHK. nin 50 nci maddesiyle getirilen ve sadece emekliliklerinde, önce bulundukları görevlerindeki kadroları için belirlenen ek gösterge tutarlarının verileceği hükmünün esas alınmasında, TSK. leri mensupları için, kadro olarak kabul edilen rütbelerinin yasaya uygulanmasına uygun biçimde, saptanmasında, ait olduğu dönemde yürürlükte bulunan 5802 sayılı yasa ile öngörülen rütbe yerine, 7.7.1971 tarih ve 1424 sayılı yasa ile yapılan rütbe değişikliği değil, 26.3.1982 tarih ve 2642 sayılı yasa ile belirlenen ve sadece görevde bulunan TSK. leri mensupları astsubayları içeren rütbe değişikliklerine uyan derecelere verilen ek göstergelerin uygulanmasına geçilen hatalı işlemlerinin geri alınarak düzeltilmemesi ile kazanılmış hakların çiğnendiği, Bakanlar Kurulu Kararı ile 418 sayılı KHK. nin 16. maddesinin (c) fıkrası ve 17. maddesi hükümleri ile getirilen 111 sayılı cetvelle müstafi astsubayların rütbe müktesebatının dikkate alınmaksızın, aylık alınan dereceler için ek göstergeler belirlendiği, böylece müstafi astsubaylara, 243 sayılı KHK. hükümleri ile, sivil görevde bulunanlara tanınan ek göstergelerinin emekliliklerinde verilmesi uygulamasının kazanılmış hakkı ortadan kaldırdığını iddia ile Anayasaya uygun olmayan ve 28.3.1992 tarihinde tebellüğ edilen TSK. leri ile ilgili rütbe görevi kadrosuna verilecek olan emeklilikle ilgili ek gösterge uygulanmasındaki işlemin iptaline, 418 sayılı KHK. nin ilgili 16. ve 17. maddeleri ile getirilen III sayılı cetvel uygulamasına ilişkin hükmün Anayasaya aykırılığı nedeni ile Anayasa Mahkemesine başvurulması ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
1982 Anayasasının 157, 1602 sayılı AYİM Kanununun 20. maddelerine göre Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için, dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve askeri hizmete ilişkin bulunması koşulunun birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Davacının 1602 S.K. 2568 sayılı kanunla değişik 20 nci maddesinde sayılan kişilerden bulunması nedeniyle asker kişi olduğunda kuşku bulunmamak gerekir. Bu koşulun yanında dava konusu işlemin askeri hizmete ilişkin olması koşulunun davada mevcut olup olmadığının da araştırılmasına gereksinim duyulmaktadır. Anılan koşulunda bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır.
Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdürlüğünde uzman yardımcısı iken, 3.10.1974 tarihinde emekliye ayrılan davacı, 243 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 50. maddesi ile 5434 sayılı Kanuna eklenen ek madde uyarınca emekli aylıklarına astsubaylara tanınan en yüksek ek göstergenin uygulanması isteminin iptalini istediği, bu isteminin Ankara 1. İdare Mahkemesinin 20.10.1988 gün ve E. 1985/500, K. 1988/1255 sayılı kararı ile reddedildiği, aynı istemle açtığı davanın bu kez Ankara 6. İdare Mahkemesinin 7.11.1991 gün ve E.1989/2375, K.1991/1718 sayılı kararı ile kesin hüküm nedeniyle reddedildiği anlaşılmaktadır.
Ayrıca davacının gene dava konusunu da kapsar biçimde AYİM' de açmış bulunduğu dava AYİM 1. D. nin 01.10.1991 gün ve E. 1991/136, K. 1991/2543 sayılı kararı ile reddedilmiş, bu red kararının kaldırılarak işlemin iptali istemiyle davacı tarafından bulunulan karar düzeltme istemine AYİM aynı dairesinin 1992/96 Esas, 1992/436 karar sayılı kararı ile red edilmiş bulunmaktadır.
Netice olarak, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere karar düzeltme isteminin kabulü ile, AYİM.1. D. nin 2.1.1992 tarih ve E. 1992/577, K. 1992/901 karar sayılı davanın görev yönünden reddine ilişkin kararın kaldırılmasına tarafları konusu hukuki sebebi aynı olan dava konusunun daha önce iki İdare Mahkemesince ve gerekse AYİM 1. Dairesince karara bağlanmış bulunması karşısında davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy