(926 S. K. m. 94) (Astsubay Sicil Yönetmeliği m. 53, 54)
30.8.1968 tarihinde Astsubay Çavuş nasbe dilerek Türk Silahlı Kuvvetlerine intisap eden davacı hakkında, Dz.K.K.lığı Personel Başkanlığınca disiplinsizlik nedeniyle 26.11.1991 tarihinde ayırma işlemine başlandığı, M.S.B.lığının 3.3.1992 tarihi onayı ile disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin tesis edildiği, bu kararın 10.3.1992 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve 20.3.1992 tarihinde TSK. ile ilişiğinin kesildiği, davacı vekilinin, müvekkili hakkında tesis edilen bu işlemle birlikte, astsubaylar hakkında sıralı sicil üstlerinin dışında Kuvvet Personel Başkanlığınca ayırma işlemi tesisine imkan veren Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54/b maddesinin iptali istemiyle süresinde davanın açıldığı görülmektedir.
Bilindiği gibi, Astsubayları Silahlı Kuvvetlerden ayırma nedenleri ve haklarında yapılacak işlemler 926 Sayılı Kanunun 94 ncü maddesinde belirtilmiş olup yetersizlik sebebi ile ayırma ve disiplinsizlik ve ahlaki durum sebebiyle ayırma halleri olarak iki gurupta düzenlenmiştir. Bu maddenin (b) fıkrasında disiplinsizlik ve ahlaki durumlar sebebiyle Silahlı Kuvvetlerde kalmaları uygun görülmeyen astsubayların hizmet sürelerine bakılmaksızın haklarında T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerinin uygulanacağı ifade edildikten sonra bu sebeplerin neler olduğu ve bunlar hakkındaki sicil belgelerinin nasıl ve ne zaman düzenleneceği, nerelere gönderileceğinin Astsubay Sicil Yönetmeliğinde gösterileceği ve bu gibi astsubaylardan durumlarının Yüksek Askeri Şura tarafından incelenmesi, Genelkurmay Başkanlığınca gerekli görülenlerin Silahlı Kuvvetlerden ayırma işleminin Yüksek Askeri Şura kararı ile yapılacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Açıklanan, bu hüküm gereğince Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 53 ve 54 ncü maddelerinde belirtilen hususlar düzenlenmiş ve 54 ncü maddenin (b) fıkrasında Kuvvet Personel Başkanlığınca da disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle ayırma işleminin başlatılabileceği ve bunun ne şekilde olacağı da gösterilmiştir. Buna göre sıralı sicil üstlerince haklarında Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlenmemişte olsa Kuvvet ve jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlığı bir astsubayın bütün rütbelerdeki safahatını inceleyerek yine aynı yönetmeliğin 53 ncü maddesinde sayılan durumların biri, bir kaçı veya tamamı varsa bunları 54 ncü maddenin a/3 fıkrasında belirtilen komisyona sevk edebilirler. Komisyon inceleme ve değerlendirme sonucunda aldığı kararı bir tutanakla Kuvvet Komutanı veya jandarma Genel Komutanının onayına sunar, Kuvvet Komutanı veya jandarma Genel Komutanının emekli edilmesini uygun görmediği astsubay hakkında bir işlem yapılmak, ancak uygun görülenler hakkında Kuvvet Komutanı veya jandarma Genel Komutanı tarafından Silahlı Kuvvetlerde kalması uygun değildir sicili düzenlenerek Genel kurmay Başkanlığına gönderilir. Bunların Yüksek Askeri Şura kararına sunulup sunulmaması Genelkurmay Başkanının yetkisin de olup Şura ya sunulmayanlar Kuvvet Komutanlığı veya jandarma Genel Komutanlığına iade edilir ve bunlar hakkında Kuvvet Komutanlığı veya jandarma Genel Komutanlığının evvelce vermiş olduğu kararı doğrultusunda işlem yapılır. Şuraya sunulanlar hakkında ise Şura kararı gereğince işlem tesis edilmektedir.
Açıklanan bu düzenleme karşısında davacının durumuna gelince; davacı hakkındaki Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığınca başlatılmış ve ayırma işlemi Kuvvet Komutanlığı tarafından tesis edilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen Yasa ve Yönetmelik maddelerinin açık hükmü göz önüne alındığında; davacının bu yöndeki iddialarının doğru olmadığı, Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54/b maddesinin, 926 Sayılı Kanunun 94 ncü maddesi hükmünü aşar ve Yasa Koyucunun iradesine aykırı bir düzenleme olmadığı anlaşıldığından; yönetmeliğin anılan hükmünün iptaline ilişkin davacı vekilinin iddialarına katılmak mümkün olmamıştır.
Kamu hizmetlerinin iyi bir şekilde yürütülmesi için bir vasıta olan idarenin bu hizmetin iyi yürümesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu itibarla hizmeti yürütecek olan elemanları alırken bir takım vasıflara sahip olmasını araması tabii olduğu gibi aldıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, faydalanma imkanı kalmamış ise ya da çok sınırlı ise bunların birikerek idare mekanizmasını felce uğratmasını engellemesi de tabidir. Silahlı Kuvvetlerden ayırma işlemi bunu sağlayabilmesi amacıyla idareye tanınmış bir yetkidir. Ancak bu yola başvururken çok dikkatli olunması, kriterlerin titizlikle saptanması ve değerlendirilmesi de gereklidir. Personeli çalışmaya yöneltebilmek, kendisine çeki düzen vermesini sağlayabilmek için başka yasalar var iken (sicil gibi ya da bununla bağlantılı olarak terfi edememe, kademe ilerlemesi yapamama gibi.) doğrudan doğruya Silahlı Kuvvetlerden ayırma yaptırımının uygulanması halinde, bu yetkinin yerinde kullanıldığından söz etmek mümkün olmamak gerekir.
Bu durumlar karşısında, davacının durumuna gelince; özlük ve sicil dosyaları kapsamına göre, TSK. ile ilişiğinin kesildiği 20.3.1992 tarihinde davacı 23 yıl 7 aylık astsubay olup kıdemli başçavuş rütbesindedir. Dz.K.K. lığı Personel Başkanlığınca davacının durumunun gündeme getirildiği 26.11.1991 tarihli Personel İşleri İnceleme Komisyonunda; davacı hakkında ayırma işleminin başlatılması kararı oy çokluğuyla alınmış; bu karara muhalefet şerhi veren Dz.K.K.Hukuk İşleri Müdürü, davacının geçmiş hizmet safahatı incelendiğinde, 1991 yılına kadar 23 yıllık hizmet süresinde alelade disiplinsizlikleri sebebiyle tecziye edilerek, bu yıl sicilinin menfi olarak düzenlendiğini, bu nedenle 1991 yılı genel atamalarında atamaya tabi tutulmasına rağmen, yeni birliğinde sıralı sicil üstlerinden sicil almadan, bu üstlerin görüş ve kanaatleri alınmadan ve' yeni görev yerinde Komutanlıkça uyarılmadan Dz.K.K.lığı Personel Başkanlığınca tesis edilen disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin hukuka aykırı olduğunu, öte yandan davacının önceki rütbelerdeki sicil ortalamalarının iyi olduğunu, son rütbedeki sicil ortalamasının da sicil tam notunun % 75'i civarında olduğunu belirterek; karara karşı oy kullanmıştır.
Gerçekten, gerek özlük dosyasında yer alan 31.1.1992 tarihli ayırma kararında yer alan, gerekse gizlilik dereceli olarak gönderilen Özet Bilgi Formunda belirtilen disiplin cezalarının 3 adedinin 1971 yılında, bir adedinin beş yıl sonraki bir tarih olan 1976 yılında, bir adedinin altı yıl sonraki bir tarih olan 1982 yılında, iki adedinin üç yıl sonraki bir tarih olan 1985 yılında, bir adedinin beş yıl sonraki bir tarih olan 1990 yılında, üç adedinin ise 1991 yılında verildiği, ayrıca - 21.3.1991 tarihinde Yüce tepe gemi Komutanı tarafından, Gölcük Poyraz rıhtımında gemiye dönmesi ve az sonra Harp Filo Kh.da verilen aynı mealdeki gemiye dön emrine uymamak suretiyle iki ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği gerekçesiyle yargılandığı Don.K.lığı As.Mah.nin 5.6.1991 tarih ve 1991/229-166 Esas ve Karar" sayılı kararıyla, davacının şikayet hakkını kullanmak amacıyla hareket ederken gemi komutanınca bunun engellenmesine yönelik verilen emre karşı söz konusu suçun işlenemeyeceği belirtilerek, beraatine karar verildiği, evvelce Akdz.Blg.K.lığı Dis.Mah.nin 26.10.1984 tarih ve 84/12-12 Esas ve Karar sayılı kararıyla üste saygısızlık suçundan 7 gün oda hapsi ile tecziye edildiği, bunun dışında, disiplin ve adli takibata uğramadığı anlaşılmaktadır. Belirtilen bu disiplin safahatının 24 yıllık bir astsubayın disiplinsizlikten ayırma işleminin haklı kılacak nicelik ve nitelikte olmadığı görülmektedir.
Öte yandan, davacının sicil durumunun da, dava konusu işlemi haklı kılacak bir nitelik arz etmediği açıktır. Gerçekten, davacının Kd.üçvş.luk rütbesinden itibaren sicilleri yükselme eğilimi göstermiş, Kd.üçvş. rütbesinde sicil tam notunun % 73 iü civarında olan sicili, Bşçvş. rütbesinde sicil tam notunun % 75 i ine, 30.8.1986 tarihinde kıdemli başçavuşluğa terfi etmesinden sonra da, Kd.Bşçvş. luğun ilk dört yılında sicil tam notunun % 83 'ünün Üzerinde bir ortalamaya ulaşmıştır. Davacının hakkında menfi sicil düzenlenen 1991 sicil yılında önce görev yaptığı TCG. Yüce tepe K.lığında aldığı son sicili (1990 sicili) sicil tam notunun % 84'ü civarındadır. Davacı 30.7.1990 tarihinde TCG. Yüce tepe K.lığına atanmış 12.6.1991 tarihine kadar da bu gemide görev yapmıştır. Bu gemideki yaklaşık bir yıllık görev süresi içerisinde Don. K.lığı As. Mah.ne intikal eden olaylar nedeniyle davacı ile sıralı sicil üstleri arasında cereyan eden bazı olaylar sonucu, sıralı sicil üstleri davacıya 1991 yılında sicil tam potunun % 45 ii civarında sicil vermişlerdir. 1991 yılı sicili, bir önceki yıl sicilinden yaklaşık 40 not aşağı indirilmiş ve davacının daha önceki 23 yıllık mesleki safahatı ile ve özellikle Kd.Bşçvş. rütbesindeki son dört yıllık sicilleriyle asla bağdaşmayacak bir düzeyde takdir edilmiştir. Dolayısıyla bu yıl sicilinin tam bir tarafsızlık, eşitlik, hakkaniyet ve adaletle verilmiş objektif bir sicil olarak kabulü mümkün değildir. Nitekim, Don. K.lığı As. Mah.nin 5.6.1991 tarihli gerekçeli hükmünün incelenmesinden de; davacının sicil üstleri ile arasında geçen olaylarda suç teşkil eden bir eyleminin bulunmadığı görülmektedir.
Bunların yanında 1991 sicil yılında menfi sicil aldığı için, sicil üstlerinin değiştirilmesi zorunluluğu nedeniyle davacı Dz.K.K.lığınca 1991 yılı genel atamalarında TCG. Yüce tepe K.lığında Gölcük Ana Üs.Klığı 1.U/S Top. Tb.2.Bl.K.lığı emrine atandırılmış ve 3.7.1991 tarihinde yeni birliğine katılmıştır. Davacının yeni atandığı bu birlikte yeni sicil üstleriyle bir süre (en azından 1992 sicilinin verildiği tarihe kadar) çalıştıktan ve bu sicil üstlerinin görüş kanaat ve sicilleri belli olduktan, gerekirse Dz.K.K.lığınca doğrudan disiplinsizlikleri dolayısıyla yazılı olarak uyarıldıktan sonra, durumunda bir gelişme olmaması halinde ayırma işlemlerinin başlatılması hukuk devleti düzenli ve teminatlı idare ilkelerine uygun bir hareket tarzı olacakken 24 yıla yaklaşan askerlik safahatı ve sicil durumu, göz ardı edilerek, işlem tesisinde yeterli sayı ve yoğunlukta olmayan bazı disiplinsiz eylemleri esas alınarak, 26.11.1991 tarihinde davacı hakkında ayırma işlemlerinin başlatılarak, bilahare dava konusu disiplinsizlik nedeniyle ayırma işleminin tesisi, açıklanan nedenlerle hukuka aykırılıkla sakatlanmış bulunmaktadır.
Sonuç olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, özlük ve sicil dosyalarındaki safahata göre, tesis edilen işlemi haklı gösterecek ve Silahlı Kuvvetlerde kalmayı imkansız kılacak vehamet ve ağırlıkta disiplinsizlik fiilleri olmayan davacı hakkında tesis edilen ayırma İŞLEMLERİNİN İPTALİNE, yasal dayanaktan yoksun olan Astsubay Sicil Yönetmeliğinin 54/b maddesinin iptaline ilişkin istemin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy