(1602 S. K. m. 36, 44, 45)
Davacı Vekili 7.9.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının görevli bulunduğu İzmir Hava Lisan Okulu K. lığında sınavlarda kopya çektiği gerekçesiyle Ankara 3. HİBM. Fab. Urf. Md. Kal. Gr. A. emrine atandığını, oysa davacının kopya çekmeyip sınav sorularına verdiği cevapları, sınav sonrası arkadaşlarıyla karşılaştırmak için yanına aldığını, bu nedenle atama işleminin hukuka aykırı olduğunu, böylece yasal dayanaktan yoksun atama işleminin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dosyadan, İzmirde bulunan Hava Lisan Okulunda görevli olup aynı zamanda okulda lisan kursu görmekte iken kopya çektiğinden bahisle kursla ilişiği kesilen ve bu arada Hava Lisan Okulundan Ankara HİBM. K. lığı emrine ataması yapılan davacının, İzmir'den Ankara 'ya atanma işleminin iptali istemiyle dava açtığından bahisle dava dosyası AYİM. 2 nci Dairesince tevdi edilmiş ise de; dava dosyası ile davacı vekilinin dilekçesinden iptali istenen işlemin İzmir'den Ankara'ya yapılan atama işlemi mi yoksa kursla ilişiğinin kesilmesi işlemi mi olduğunu açık ve seçik bir biçimde anlamak olanağı bulunmamaktadır.
Esasen iptali istenen işlemin ne olduğunun yorum yoluyla saptaması yanıltıcı olabileceğinden mahkemeyi yanlış işlem hakkına karar vermek durumunda bırakabilir. Bu itibarla bu konunun davacı tarafından hiç bir şüpheye yer vermeyecek biçimde ortaya konması gerekli bulunmaktadır.
Nitekim davalı idare savunmasını kursla ilişiğin kesilmesi işlemine göre yapmış olup, diğer işlem olan atama işlemi konusunda bir beyanda bulunmamıştır. Bu durumda davalı idare kasıtlı olarak böyle davransa idi kuşkusuz savunma hakkını kullanmadığı düşünülebilirdi, oysa dava dilekçesindeki belirsiz ifadelerden bu konu anlaşılamamış ve davalı idare de atama konusunda savunma yapmama durumu ile karşı karşıya kalmıştır.
Gerçekten, 1602 sayılı Kanunun 36/d maddesinde dava dilekçesinde davanın konusunun belirtilmesi gerektiği ifade edilmiş olup, dava konusu hangi işlemin iptalinin istendiğinin hiçbir tereddütte yer vermeyecek şekilde açık olarak gösterilmesi olarak anlaşıldığı AYİM. uygulamalarında açıkça ortaya konulmuş bulunmaktadır. Bilindiği gibi, dava konusu açık bir biçimde belirtilmemiş ise 1602 sayılı Kanunun 44/e ve 45/b maddesi gereğince bu noksanın tamamlanması için dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir ilk incelemede göz önünde bulundurulması gerekli olan böyle bir durumun daha sonraki aşamalarda da göz önünde tutulması mümkün ve gereklidir. Bu arada gerek kursla ilişik kesme ve gerekse atama işleminin iptalleri isteminde bulunulmakta ise, her iki istemin ayrı ayrı dava dilekçeleri ile açılabileceği ve dava konusunun ne olduğunu dava dilekçesinde net ve açık bir biçimde belirtmesi gerekirken bu zorunluluğa dikkat edilmediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere dava konusu net bir biçimde anlaşılamayan dava dilekçesinin reddine, Bu itibarla; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince, 30 gün içinde dava açılmak şartıyla DİLEKÇENİN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy