(3269 S. K. m. 12) (Uzman Erbaş Yönetmeliği m. 13)
Davacı vekilleri 20 Ekim 1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Sivas 5 nci Piyade Er Eğitim Tugay Komutanlığında P. Uz. Onb, görevini yürütmekte olan müvekkillerinin Ağır Hasta olması nedeniyle 18.4.1993 tarihte nöbete gelmemesi üzerine Sivas 5. P. Tuğ. Askeri Mahkemesince yargılama, emre itaatsizlikte ısrar suçundan 5 gün oda hapsi cezasıyla cezalandırılması üzerine KKK. lığı 5. Er Eğt. Tugay Komutanlığının 9.9.1993 tarih ve 1700-28-93/087 sayılı işlemi ile müvekkilleri ile idare arasında yapılan sözleşmenin feshedildiğini, emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığından bahisle yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduklarını, eylemin en fazla emre itaatsizlik olarak nitelendirilebileceğini hal böyle olduğundan yasal dayanaktan yoksun işlemin iptaline karar verilmesini dava ve talep etmişlerdir.
Dosyadan Sivas'ta bulunan 5. Piyade Er Eğitim Tugay K. lığı emrinde Uzman Erbaş olarak görevli bulunduğu sırada sözleşmesi feshedilen davacının bu işlemin iptali istemiyle işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanununun 12 nci maddesinde, görevde başarısız olanlarla, kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Görevde başarısız ve kendilerinden istifade edilememe halleri ile bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır.
Anılan bu hükme dayanılarak, çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliğinin (R.G. 12.9.1986, S. 19219) son olarak 4.2.1994 tarihinde değişmiş bulunan 13. maddesinin 3. fıkrasında; verilen cezanın miktarı ne olursa olsun itaatsizlik suçundan hüküm giyenlerin sözleşmeleri feshedilerek Silahlı Kuvvetlerle ilişiğinin kesileceği hükme bağlanmış bulunmaktadır.
Davacının hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu konusunda bir kuşku bulunmadığına göre, 8 Eylül 1993 tarihinde idarece tesis edilen işlemde hukuka ayıkırı bir yön bulunduğunu iddia etmek mümkün değildir. Kaldı ki bu duruma görevde davacının başarılı olduğunu ve kendisinden istifade evlenebileceğini iddia etmekte mümkün olmamak gerekir. O halde davalı idarenin takdir hakkını yerinde kullandığını söylemek gerekmektedir.
Netice olarak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, Uzman Erbaş sözleşmesinin feshine ilişkin işlem hukuka ve mevzuata uygun bulunduğundan yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy