(1602 S. K. m. 71)
Davacı 01.11.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde Sivas İnşaat Emlak Başkanlığında görevli iken Sivas 5. Piyade Er Eğitim Tugay K. lığı emrine atandırıldığını, halbuki yeni görev yerinde istihkam astsubayı olarak branşıyla ilgili bir kadrosunun bulunmadığını, yapılan işlemin, hukuki sebebinin olmadığını, mağduriyetine, yol açıldığını belirterek işlemin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; 219 Nisan 1991 yılında Sivas 906. Sahra Deposu İstihkam Kısmı Mal Saymanlığı görevinden yine Sivas MSB. İnşaat Emlak Bşk.lığı inş. Malzeme Depo, ş. İnş. Mal Saymanlığına atandırıldığı, saymanlıktan saymanlığa tayin edilen davacının bu kere 23 Eylül 1993 tarihli emirle aynı garnizonda 5. P. Er Eğitim Tugay K. lığı emrine atandırıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idarenin savunmasında belirtildiği üzere davacı Mayıs 1994 tayin döneminde 2. Bölgeye kesin atanma durumundadır. Atanmasının nedeni olarak idari ve asayiş nedenlerle dikkate alınmıştır. Özellikle davacının yaptığı görevle bağdaşmayan davranışlarda bulunması ve hizmetin aksamasına sebep olması mevcut görevinden alınıp bir başka göreve atandırılması nedeni olarak değerlendirilmiştir.
Diğer taraftan, davalı idarenin gizli kaydıyla gönderdiği Personel Atanma istek Formun da Atanmayı çok seviyorum şeklindeki beyanı davalı idarece dikkate alınmış bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının atandırılması işlemi davacının istemi doğrultusunda yapılan bir atanma olduğu, ayrıca idari ve asayiş nedenler bulunduğu cihetle atanma işleminin iptali istemine ilişkin davanın REDDİNE, yargılama giderlerinin 1602 sayılı yasanın 71 nci maddesi uyarınca davacı üzerinde bırakılmasına, davacıyla ilgili atanma istek formunun davalı idareye aynı gizlilik dereceli yazıyla iadesine,
KARŞIOY GEREKÇESİ
Davacı İs. Astsubay .................'ün atanması işleminin iptali istemiyle açtığı davada verilen red kararına aşağıdaki nedenlerle karşı oy kullanmış bulunuyorum:
1) Davacı önce 1991 yılında Sivas 906. Sahra Deposu İstihkam ikmal Kışım Mal Saymanlığına, oradan da çok kısa bir süre sonra aynı garnizonda İnşaat Emlak Bşk. lığı İnşaat Malzeme Depo Ş. İnş. Mal Saymanlığına atandırılmıştır. Saymanlıktan Saymanlığa atandırılan davacının belirli bir kapasite ve nitelik düzeyinde olduğu davalı idarenin bu atama işlemlerinden kolayca anlaşılmaktadır. Hal böyle iken ve Mayıs 1994 tayin döneminde II. Bölgeye kesin olarak atandırılacağı bildirilen davacının 23 Eylül 1993 tarihinde, genel tayin dönemi dışında, durup dururken görevinden alınıp gerçekten kadrosu olmayan bir göreve atandırılmasının çok önemli bazı nedenleri olması gerekir. Zira normal ahvalde bir personel bu kadar kısa bir dönem için atanmaya tabi tutulamaz. Ne var ki bu önemli nedenin davalı idarece somut surette ortaya konması zarureti vardır.
2) Davacının atandırılması nedeni olarak davalı idare idari zarureti haklı kılacak somut bir olay ortaya koyamamıştır. Davalı idare savunma yazısında (s. 2'de) sadece görevi ile bağdaşmayacak davranışlarda bulunması ve hizmetin aksamasına neden olması ileri sürülerek görevinden alınıp kadrosu olmayan bir kıtaya atandırıldığı savunulmaktadır. Böyle soyut, dayanağı dava dosyasına konmayan gerekçelerle yapılan bir atanma işleminin konu sebep ve amaç unsurları yönünden sakat olduğu kuşkusuzdur. İdari yargı denetimi ancak ve ancak davalı idarenin somut bilgi ve belgelere dayanmasıyla yapılabilir. Aksi takdirde idari yargıda atanma işlemlerinin hiçbirinde iptal kararı verilemez. Zira her seferinde idare yaptığı işlemin idari ve asayiş nedenlerle tesis edildiğini ileri sürer soyut surette yapılan bir savunmaya itibar edilmemeli ve bu genel ifadeleri doğru kabul edip davanın reddi kararı verilmemelidir. İdare, davacının hangi gün, hangi hizmeti aksattığını, hangi gün görevle bağdaşmayacak davranışlarda bulunduğunu belgeleriyle birlikte ortaya koyamazsa iddiası boşta kalır ve atanma işlemi sakatlanır.
3) Özelikle II. Bölge atanmasını 8-9 ay gibi kısa bir süre kalan bir astsubayın bir görevden alınması, şayet önemi, somut bir olay yoksa mümkün olamamalıdır. Atanma mutlak surette hizmetin özünden kaynaklanan bir nedene dayalı olmalıdır.
4) Gerek davalı idarenin savunmasında gönderdiği gizli belgede ki bu belgenin gizlilik yönü kanaatimce yoktur, zira o belge davacının tanzim ettiği atanma istek formu olup amirin belgeye uygundur şeklinde kanaat yazması sonucu etkilememelidir davacının yazdığı atanmayı çok seviyorum şeklindeki beyanı üzerine de biraz duracağım. Bu beyanın altında yatan psikoloji davacının belki de çok sık tayin görmesi olmuştur. Böyle bir beyan her zaman gayri ciddidir denemez, bu beyan ciddi ve samimi de olabilir. Nitekim davacı atanmayı istediği yerler olarak sırasıyla, Artvin - Urfa - Elazığ - Erzincan İllerini yazmış ve komutanı da uygundur demiştir. Burada uygun görülen davacının garnizon dışına atanacaksa bu illerin birine atandırılmasıdır. Yoksa aynı garnizonda üstelik kadrosu bulunmayan bir göreve üstelik çok kısa bir süre sonra yeniden atandırmak anlamına gelmemelidir.
5) Diğer taraftan, atanmayı çok seviyorum sözü atamaya yetkili davalı idarece çok ters yönde yorumlanıp bu isteminden dolayı davacı CEZALANDIRILMA yolu tercih edildiği anlaşılmaktadır. Aynı olay AYİM Başsavcılığınca da atama isteminin yerine getirilmesi olarak değerlendirilmiştir. Kanımızca burada her iki yaklaşıma yer olmamalıdır. Atanma işlemi, tüm diğer işlemler gibi, sebep, konu, yetki, şekil ve amaç unsurları yönünden hukuka uyarlı olmalıdır. Davacının bu yoldaki bir beyanı kanımızca disiplin tecavüzü de sayılmamalıdır. Ne var ki böyle sayılmışsa bunun yaptırımı atanma işlemi değil, disiplin cezası vermektir, yoksa atanına işlemi yapmak değil.
6) Her kamu personeli gibi davacı da yaptığı hizmet karşılığı her aylık almaktadır. Kadrosu olmayan bir yere atandırılan bir personel hizmet yapmadan ya da çok az yararlı hizmetle aylık almağa devam ettiğinden haline de zarara uğratılmıştır. Esas olan personelin asli görevinde hizmetinden en fazla şekilde yararlanılmasıdır. Kamu Hukuku ve personel istihdamı ilkeleri bunu gerektirir.
Yukarıda belirtmeğe çalıştığım nedenlerden dolayı işlemin iptali gerekirken çoğunluğun verdiği lavanın reddi kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy