(5434 S. K. m. 41, 100, 103) (1076 S. K. m. 17) (926 S. K. m. 38)
Davacı vekil 11 Kasım 1993 günü kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1.5.1988 tarihinde P. Kd. Binbaşı olarak emekliye ayrılan müvekkilinin 14 Eylül 1992 tarihinde başlayan seferberlik tatbikatına katılıp yarbay rütbesiyle görev yaptığı, 30 Eylül 1992 tarihinde terhisine kadar yarbay aylığı aldığı ve emekli keseneğinin de bu rütbe karşılığı aylığından kesildiği, emekli sandığına aldığı yarbay rütbesi aylığına göre emekli aylığının da düzeltilmesini istemiş ise de bu isteminin 5434 sayılı Kanunun 103. maddesine açıkça aykırı olarak reddedildiğini iddia ve buna ilişkin işlenilin iptalini talep etmiştir.
Dosyada mevcut olup, çoğu Başsavcılıkça getirtilen özlük dosyasındaki belgelerden davacının Kd. Binbaşı rütbesinde iken 1 Mayıs 1986 tarihinde isteği ile emekliye ayrıldığı, 1076 sayılı Yedek subay ve Yedek Askeri Memurlar Kanununun koşullarını taşıdığı 17 nci ve 926 sayılı Kanunun 38 nci maddeleri uyarınca 29 Kasım 1988 tarih ve 88/35184 sayılı kararname ile Binbaşılık rütbesinde hizmet süresi dikkate alınarak 30 Ağustos 1987 tarihinden geçerli olmak üzere yedekte yarbaylığa terfi ettirildiği, 1992 yılında 14 Eylül - 30 Eylül tarihleri arasında icra edilen YILDIRIM-B2 seferberlik tatbikatına yarbay rütbesiyle çağrıldığı ve Kars Garnizonundaki görev yerinde tatbikat süresince fiilen yarbay rütbesiyle görev yaptığı, bu süreye ilişkin olarak aylığının, Silahlı Kuvvetler tazminatı ve yan ödemesinin yarbay rütbesinin karşılığı olarak ödendiği gibi gelir vergisi ile birlikte emekli keseneğinin de yine tahakkuk ettirilen yarbay aylığı üzerinden kesildiği, kurum karşılığının da bu rütbe aylığı esas alınarak yatırıldığı, terhisinden sonra yarbay rütbesinin karşılığı verilmek suretiyle emekli aylığının ödenmesine dair isteminin davalı kurumca reddedildiği anlaşılmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetleri emeklisi statüsünü koruyacak şekilde emekliye ayrılan personelin, davaya konu olayda olduğu gibi tekrar hizmete çağrılmaları hali özel surette düzenleme gereği duyulmuş ve 5434 sayılı kanunun 103 ncü maddesinde Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı alanlardan talim, manevra, seferberlik veya harp için silah altına alınanlar hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a. Aylıkları, rütbe aylıklarından az ise aradaki fark ilgili kurumlarınca ödenerek, rütbeleri aylıklarından kesenek alınır.
b. Aylıkları, rütbeleri aylıklarından çok ise farkları sandıkça ödenerek kurumlarınca yalnız rütbeleri aylıklarından kesenek alınır.
c. Er olarak silah altına alınanların aylıkları kesilmez.
(a) ve (b) fıkralarında yazılı olanların terhislerinde rütbeleri aylıkları üzerinden 100 ncü madde hükmü uygulanır denmiştir. Bu maddenin son fıkrasının yollama yaptığı aynı kanunun 100 ncü maddesi Emekli, adi malullük veya vazife malullüğü aylığı almakta iken (erlerin emeklilik hakkı şarta bağlı olanlar hariç) emeklilik hakkı tanınan bir vazifeye tayin edilenlerin tekrar emekliye ayrılmalarını istemeleri veya emekliye sevk edilmeleri halinde kendilerine veya ölümlerinde dul ve yetimlerine eski ve yeni hizmetlerinin toplamı üzerinden ve bu kanun hükümleri dairesinde aylık bağlanır. Ancak bu gibilere yeniden bağlanacak aylıklar eski aylıklarından az olamaz hükmü amirdir.
Bu hükümler karşısında davacının emekli aylığının hesaplanmasında esas alınacak gösterge ve ek göstergesi bu kanunun 41 nci maddesi hükmüne göre yarbay rütbesinin karşılığı olacaktır. Çünkü bu madde kural olarak hizmet aylığı üzerinden emekliliği öngörmektedir.
Yukarda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davacıya yarbay rütbesinin karşılığı emekli aylığı bağlanmaması işlemi sebep öğesiyle hukuka aykırı görüldüğünden İŞLEMİN İPTALİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy